(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/3912 E. , 2012/7973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, dava dışı finansal kiralama şirketinden leasing yoluyla aldığı davalı ... şirketince kasko sigortası ile sigortalı olan aracın çalındığ
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/3912 E. , 2012/7973 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, dava dışı finansal kiralama şirketinden leasing yoluyla aldığı davalı ... şirketince kasko sigortası ile sigortalı olan aracın çalındığını, müvekkilinin zamanında çalınma ihbarı yapıldığı halde tazminat taleplerinin reddedildiğini belirterek rizikonun ihbar tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı olan dava konusu römorkun ancak çekici ile birlikte çalınması halinde teminat kapsamında olacağını, römorkun çalınmaması için sigortalının tedbirli davranmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kullanım tarzı römork olan aracın çekici ile birlikte çalınmamış olması veya güvenli bir yere park edilmesi gereken römorkun, park edildiği umuma açık bir alandan çalınması nedeni ile kasko teminatı kapsamında olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 25.6.2012 gününde üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davalının kasko sigortacısı, davacının sigorta ettiren dava dışı ... Finansal Kiralama A.O.'nunda sigortalısı olduğu...plakalı römorkun davacı zilyetliğinde iken 13.10.2009 tarihinde çalınması, aracın bulunamaması üzerine davacı tarafından davalı ... aleyhine tazminat davası açılmış, Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesi özel şartında "kullanım tarzı römork olan araçlarda oluşacak hırsızlık hasarlarının çekici ile birlikte çalınması halinde teminat kapsamında olduğu, ancak otopark ya da güvenlikli olan bir yerden çalınması ve bunun fiş ya da resmi bir makbuzla belgelenebilmesi halinde tek başına hırsızlık teminatına dahil olacağının" öngörüldüğünü, olayda tazminat istemine konu römorkun boş bir arsaya park edilmesi sonucu çalındığının iddia edilmesi karşısında dava konusu hırsızlık olayının poliçe özel şartı gereğince teminat kapsımı dışında kaldığını bildirerek davanın reddini savunmuş, Davacı vekili cevaba cevap dilekçesi ve beyanlarında, davalının savunmasında bildirdiği poliçe özel şartı konusunda müvekkilinin bilgisinin olmadığını, müvekkilinin bu konuda bilgilendirilmediğini, davalı savunmasının Sigorta Sözleşmelerinden Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre isbatı gerektiğini, bu nedenle poliçe özel şartının kendisini bağlamayacağını, kullanım tarzı römork olan aracın ancak çekici ile birlikte çalınması halinde teminat kapsamında olacağı şeklindeki şartı taşıyan bir sözleşmenin uygulamada davacıya hiçbir yararının bulunmadığını, yük taşımak için kullanılan bu araçların yükleme ve boşaltma işleminin her zaman her yerde yapılabildiğini, çalışılan firmalara yüklemenin otoparkta veya güvenliği olan bir yerde yapılması şartını koymak veya aracın teminat kapsamı dışında çalışmasını önlemek için 24 saat bir bekçi görevlendirmenin uygulamada mümkün olmadığını, müvekkilinin poliçe özel şartından sözleşmenin müzakere ve kurulması sırasında haberdar olması durumunda bu özel şartı ve sözleşmeyi kabul etmeyeceğini bildirmiş, Yargılama sonucunda mahkemece "davacının poliçe özel şartında getirilen yükümlülüğe uymadığı, rizikonun bu nedenle teminat kapsamı dışında kaldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Davacı vekilinin vaki temyizi sayın çoğunluk tarafından yerel mahkeme kararındaki gerekçeye dayanılarak red edilmiş, karar onanmıştır. Sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum. Dava kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup uyuşmazlık sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır. TTK.1263 maddesine göre, sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamış ise de, sözleşme yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesinin kurulacağı kuşkusuzdur. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem taşır ve 6100 sayılı HMK.200 (mülga 1086 sayılı HUMK.288) maddesinde düzenlenmiş şekilde ispatı gerekir. Sigortacının TTK.1265 ve 1267 maddeleri uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içerisinde sigortalıya vermesi zorunludur. TTK.1265, 1267 ve 1295/1 maddeleri birlikte incelendiğinde sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgahına götürülerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almakla yükümlü olduğu görülecektir. (Y.11 H.D. 1.3.2010 gün 2008/11420E.,2010/22995K., 14.2.2011 gün 2010/2367E., 2011/1489K. sayılı kararları) 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 11/3 maddesinde "sigorta şirketleri ve sigorta acenteleri tarafından gerek sözleşmenin kurulması, gerekse sözleşmenin devamı sırasında sigorta ettiren, lehtar ve sigortalıya yapılacak bilgilendirmeye ilişkin hususların yönetmelikte düzenleneceği" öngörülmüş, Anılan yasa hükmüne dayanılarak Hazine Müsteşarlığınca çıkarılan ve 28.10.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin 5.maddesinde "Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünün sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere karşı sözlü ve yazılı şekilde yerine getirileceği, bilgilendirmenin yazılı yapılmasının esas olduğu, sigortacının asgari bilgilendirmenin yapıldığını ispatla yükümlü bulunduğu, bilgilendirme yükümlülüğünün sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce başlacağı ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde de devam edeceği, sigortacının dürüstlük ilkeleri çerçevesinde davranmak, sigorta ettireni yanıltıcı her türlü hal ve davranıştan kaçınmak zorunda bulunduğu", Yönetmeliğin 7.maddesinde "bilgilendirme yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemiş, bilgilendirme formu gereği gibi teslim edilmemiş veya bilgiler gerçeğe aykırı düzenlenmiş ise bu hallerden her hangi birinin sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini feshedebileceği ve uğradığı zararının tazminini de talep edebileceği", Yönetmeliğin 8.maddesinde "bilgilendirme formu içeriğinden akdedilecek sözleşmeye ilişkin genel uyarılar, sözleşme ile verilen teminatlar, sözleşmeye eklenebilecek özel hükümler...vs. bulunacağı" Yönetmeliğin 9.maddesinde "bilgilendirme formunun en az iki nüsha düzenlenerek sigortacı tarafından kaşelenip imzalandıktan sonra bir nüshasının sözleşmeye taraf olmak isteyen kişiye imza karşılığı verileceği, imzanın sigorta ettirenin sigorta sözleşmesi ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu hususunda aksi ispat edilebilir karine teşkil edeceği" öngörülmüştür. Somut uyuşmazlığı dönüldüğünde; Davacı kasko poliçesinde yer alan özel şart konusunda hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini poliçede imzasının bulunmadığını, özel şartın poliçe metnine bilgisi dışında dercedildiğini, bu nedenle poliçe özel şartının geçerli olmadığını, poliçe genel şartları uyarınca zararının tazmininin gerektiğini iddia etmekte, Davalı ... ise poliçenin davacı tarafından imzalandığını özel şartın geçerli bulunduğunu poliçe özel şartı gereğince rizikonun teminat dışında kaldığını savunmaktadır. TTK.1263 maddesi gereğince sigorta akitlerinin şekle tabi akitlerden olmaması, poliçenin sadece tarafların hak ve yükümlülüklerini gösteren bir ispat aracı olması karşısında özel şartın kasko poliçesi kapsamında bulunduğuna ilişkin savunmanın davalı tarafça 6100 sayılı HMK.200 (mülga 1086 sayılı HUMK.288)vd. maddesi uyarınca kesin delillerle ispatlanması gerekir. Dosyaya mübrez tüm poliçe ve nüshaları davalı ... şirketince ibraz edilmiş olup, davalının savunmasının aksine hiçbir poliçede sigortalı ve sigorta ettirenin imzası bulunmamaktadır. Özel şartı içeren kasko poliçesinin Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği konusunda sigortalı ve sigorta ettirenin imzalarını içeren bilgilendirme formu da ibraz edilmiş değildir. Bu durumda ispat külfeti kendisine düşen davalı ... şirketine özel şartın poliçe metninde bulunduğuna ilişkin savunmasını ispat zınmında, davacının imzasını içeren poliçe aslını veya poliçenin yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğine ilişkin davacının imzasını içeren bilgilendirme formunu ibraz etmesi, Özel şartın poliçe metninde bulunduğuna ilişkin tüm kesin delillerini sunması, Gerekirse davalı ... ile poliçeyi düzenleyen acentenin tüm ticari defter ve kayıtlarında uyuşmazlık konusu özel şartın poliçe metninde bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, Davalının delil listesinde "hertürlü yasal delil"e dayanması nedeniyle davacıya yemin teklifi hakkının hatırlatılması, hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.