9. Ceza Dairesi 2022/16486 E. , 2023/3746 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1552 E., 2021/2083 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık hakkında katılan mağdur ... ve mağdur ... \*\*\*'ya yönelik eylemleri nedeniyle İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik Bölge Ad
**9. Ceza Dairesi 2022/16486 E. , 2023/3746 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1552 E., 2021/2083 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık hakkında katılan mağdur ... ve mağdur ... \*\*\*'ya yönelik eylemleri nedeniyle İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükümlere yönelen sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Diğer mağdurlara yönelik eylemlere ilişkin İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Mağdur \*\*\*'ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Mağdur ... \*\*\*'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 53 üncü maddeleri gereğince 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Mağdur ...'a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d) Mağdur ...'ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ve hak yoksunluğuna, e) Mağdur ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna, f) Mağdur ... \*\*\*'ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna, cinsel taciz suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (d) bendi, 43, 53 ve 63 üncü maddelerince 1 yıl 7 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna, Karar verilmiştir. 2) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin,03.09.2021 tarihli ve 2021/1552 Esas, 2021/2083 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik mağdurlar ... \*\*\* ve ... \*\*\* vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sübutun gerçekleşmediğine, sanığın cezai sorumluluğu yönünden eksik incelemeye dayalı hüküm tesisine ilişkindir. B. Mağdurlar ... \*\*\* ve ... \*\*\* Vekilinin Temyiz İsteği Teşdiden ceza tayinine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Mağdur ...'a yönelik eylem yönünden teşdiden ceza tayini ve sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; "1)Mağdur ...’ya Yönelik TCK m:103/1-2. Cümle Gereğince Sarkıntılık ve TCK m:105/1-2. Cümle, 2-d; m:43 Gereğince (İletişim Araçlarının Sağladığı Kolaylık Nedeniyle ve Çocuğa Karşı) Zincirleme Biçimde Cinsel Taciz suçlarından Yapılan değerlendirme Mağdur ... \*\*\*; 09.01.2019 tarihinde sosyal çalışmacı eşliğinde Cumhuriyet savcısı ve 04.02.2020 tarihinde Mahkeme huzurunda verdiği istikrarlı beyanlarında, sanığın kendisinin öğretmeni olmadığını, daha önceden birkaç kez kendisine sosyal medya üzerinden cinsel içerikli mesajlar gönderdiği gibi söz konusu mesajları abisinin görmesi üzerine olayın ortaya çıkmasını sağlayan mağdur Muhammet’in sosyal medya hesabından sanıkla -dosyada çıktısı mevcut- cinsel içerikli mesajlaşmalar yapıldığı ve Milli Eğitim Binası önünde karşılaşmalarında kendisiyle cinsel ilişki kurmak istediği olayın en başından beri sosyal medya üzerinden mağdurlarla kurmaya çalıştığı ahlaka aykırı, cinsel ilişkilerden anlaşılan sanığın burada kendisine sarılarak öptüğünü belirtmiştir. Sanığın mağdura yönelik farklı zamanlarda ve ayrı neviden suç vasfı oluşturan eylemlerinin TCK m:43 kapsamında teselsül edilemeyeceği ve gerçek içtima kuralının uygulama alanı bulacağı anlaşılmakla; dosyada çıktısı mevcut cinsel içerikli mesajlaşma ile görüntüler, tanık ... beyanları, sanığın ikrarı ile desteklenen mağdur beyanlarına itibar edilerek sanığın mağdura yönelik ayrı ayrı sarkıntılık ve zincirleme şekilde cinsel taciz eylemlerini işlediği sabit görülmek ve TCK m: 103/1-2. cümle, 105/1-2.cümle, 2-d’de düzenlenen suçların kovuşturulması şikayete tabi suçlardan olmadığından bu hususta mağdur tarafın şikayetten vazgeçmesinin cezalandırılma açısından hukuki anlamda sonuç doğurmayacağı anlaşılmakla sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur. 2) Mağdur ... \*\*\*’ya Yönelik TCK m:103/1-2. Cümle, 3-d Gereğince (Eğitici, Öğretici Hizmeti Veren Sıfatının Verdiği Kolaylık Suretiyle) Sarkıntılık Suçundan Yapılan Değerlendirme Mağdur ... \*\*\*; 24.01.2019 tarihinde sosyal çalışmacı eşliğinde Cumhuriyet savcısı ve 04.02.2020 tarihinde Mahkeme huzurunda verdiği istikrarlı beyanlarında, sanığın olay tarihinde kendisinin öğrenim gördüğü okulda dersine giren öğretmeni olduğunu, olayın yaşandığı gün sanığın kendisini yanına çağırıp öğretmenler odasındaki haritayı alıp okulun çatı katında bulunan depoya götürmesini istediği, söylendiği gibi haritayı alıp çatı katındaki depoya çıktığında sanığın da peşinden gelip hızlı bir şekilde kapıyı üzerlerine kapatarak elini kendisinin boynuna götürüp kıyafetlerini çıkarmaya çalışırcasına omzundan çekiştirmeye başlaması üzerine kendisinin korkup odadan kaçtığını, bunun haricinde sanığın okul içerisinde iken bir erkek öğrencinin arkasından bakarak elini kendi cinsel organına götürdüğüne şahit olduğunu belirtmiştir. Böylelikle; mahkemece ayrıntısı yukarıda açıklanan ölçütlere uygun, sanığın ikrarıyla örtüşen, aşamalarda değişmeyen ve suçun mahiyeti gereği maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında tek delil niteliğinde olan mağdur beyanlarına itibar edilerek sanığın mağdura yönelik sarkıntılık eylemini işlediği sabit görülerek atılı suçtan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. 3) Mağdur ... \*\*\*’e yönelik TCK m:103/1-1. Cümle, 3-d Gereğince (Eğitici, Öğretici Hizmeti Veren Sıfatının Verdiği Kolaylık Suretiyle) Cinsel İstismar Suçundan Yapılan Değerlendirme Mağdur ... \*\*\*; 21.01.2019 tarihinde sosyal çalışmacı eşliğinde Cumhuriyet savcısı ve 04.02.2020 tarihinde Mahkeme huzurunda verdiği istikrarlı beyanlarında, sanığın olay tarihinde kendisinin öğrenim gördüğü okulda dersine giren öğretmeni olduğunu, olayın yaşandığı gün sanığın kendisini sınav yapacağını söyleyerek Fen Laboratuvarı’na çağırdığı, burada sınav kağıdını verdikten kısa bir süre sonra laboratuvar kapısını kilitleyerek kendisini zorla kucağına oturttuğunu ve bu esnada sarılarak kendisini dudakları ile boynundan öptüğünü, bağırmasını engellemek için bir eliyle ağzını kapatarak diğer elini iç çamaşırının içerisine sokmak suretiyle önce poposunu okşayarak elini penisine getirdiğini, sonrasını kendisinin pantolonunu diz kapağına kadar sıyırarak çömeltmek suretiyle kendi cinsel organını poposuna sokmaya çalıştığını, ancak kendisini sıktığı için sokamadığını belirtmiştir. Yüksek Mahkeme’nin benzer kararlarında da belirtildiği üzere, cinsel davranışın maddenin organ sokmaya teşebbüs halini alması veya salt cinsel davranış olarak kabul edilmesinde ölçütün ‘mağdurun aşılabilir mukavemeti’ olup olmadığı ve buna bağlı olarak sanığın bu şekildeki bir basit direnmeye karşı devam edebilecekken eylemini sona erdirip erdirmediği anlaşılmaktadır. Böylelikle, bütün bu açıklamalar neticesinde; mahkemece -ayrıntısı yukarıda açıklanan- ölçütlere uygun, sanığın ikrarıyla örtüşen, aşamalarda değişmeyen ve suçun mahiyeti gereği maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında tek delil niteliğinde olan mağdur beyanlarına itibar edilerek ve bu beyanlar doğrultusunda somut olayda sanığın mağdura yönelik cinsel eylemine devam edebilme imkanı varken kendisinden yaşça çok küçük ve savunmasız durumdaki mağdurun aşılabilir derecedeki direnmesine kendiliğinden son verdiği anlaşılarak sanığın mağdura yönelik TCK m:103/1-1. cümlede düzenlenen cinsel istismar suçunu işlediği sabit görülerek bu suçtan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. 4) Mağdur ... \*\*\*’a yönelik TCK m:103/1-3. Cümle, 3-d Gereğince (Eğitici, Öğretici Hizmeti Veren Sıfatının Verdiği Kolaylık Suretiyle; 12 Yaşını Tamamlamamış Çocuğa Karşı) Cinsel İstismar Suçundan Yapılan Değerlendirme Mağdur ... \*\*\*; 09.01.2019 tarihinde sosyal çalışmacı eşliğinde Cumhuriyet savcısı huzurunda verdiği beyanında, sanığın kendisine herhangi bir şekilde fiziki müdahalesinin bulunmadığını, 04.02.2020 tarihinde sosyal çalışmacı eşliğinde Mahkeme huzurunda verdiği beyanında ise, özetle: olay günü, öğretmeni olan sanığın, sınav yapacağını söyleyerek kendisini evine çağırdığını ve sanıkla beraber eve gittiklerini, burada sanığın önce kendisine sarılıp öptüğünü, sonrasında kendisinin cinsel organına ve poposuna dokunduğunu ve cinsel organını kendisinin poposuna sürttüğünü belirtmiş ve huzurda bulunan sosyal çalışmacı’lar tarafından ayrı ayrı mağdurun savcılıktaki ifadesinin ailesinin yönlendirmesi sonucu verilmiş olabileceği, duruşmada mahkeme huzurunda verdiği beyanlarına itibar edilebileceği hususunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte; ‘yüz yüzelik’ ilkesi gereğince mahkememizce de yaşının küçüklüğü ile gerçekleşen olayın mahremiyetine bağlı olarak mahiyetini karşısında mağdurun çekingen tavırlar sergilediği, ilk başta esas olayı anlatmaktan kaçındığı hususlarının gözlenmesi, aşamalarda mağdurun beyanları sırasında yanında bulunan iki farklı sosyal çalışmacının da mağdur hakkında benzer beyanlarda bulunmaları ve sanığın bu husustaki ikrarı birlikte değerlendirildiğinde mağdurun duruşma sırasında verdiği beyanlarına itibar edilmesi gerektiği kabul edilerek, mahkemede oluşan vicdani kanaate göre sanığın mağdura yönelik TCK m:103/1-3. cümle gereğince (12 yaşından küçük çocuğa karşı) cinsel istismar eylemini işlediği sabit görülerek bu suçtan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. 5) Mağdur ... \*\*\*’ye Yönelik TCK m:103/2 Gereğince (Organ Sokmak Suretiyle) Cinsel İstismar Suçundan Yapılan Değerlendirme Mağdur ... \*\*\*; 14.01.2019 tarihinde vekili eşliğinde Cumhuriyet savcısı ve 04.02.2020 tarihinde Mahkeme huzurunda verdiği istikrarlı beyanlarında, sanıkla kendisinin ikamet ettiği mahallede kiralık ev ararken tanıştığını, bir süre sonra sanığın kendisini sosyal paylaşım sitesinden eklediğini ve konuşmaya başladıklarını, konuşurlarken sanığa kendisinin derslerinin kötü olduğunu söylemesi üzerine sanığın ders çalıştırmak üzere kendisini evine çağırdığını, evde otururken sanığın önce elini bacağına koyup sırasıyla penisi ile kalçasını okşayıp öpmeye çalıştığını ve kendisinin direnmesine rağmen oturdukları koltuğa sırtüstü yatırıp iç çamaşırını yırtarak çıkardıktan sonra penisini kendisinin poposuna soktuğunu, zira sokması ile beraber acı hissettiğini, akabinde odanın kapısını kırarak evden kaçtığını belirtmiştir. Her ne kadar mağdur hakkında Malatya Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 21.07.2020 tarihli İç Beden Muayenesi raporunda, mağdurda tıbbi anlamda fiili livata izi bulunmadığı belirtilmişse de; olayın gerçekleştiği tarih ile rapor tarihi arasında uzunca bir süre geçtiği, bilindiği üzere fiili livata izlerinin olayın üzerinden geçen zamanla ortadan kalkacağı ve eylemi gerçekleştirme şekline bağlı olarak vücutta bulgu kalmayacağı hususlarının yerleşik içtihatlarla da belirlenmiş olduğu, mağdurun aşamalarda verdiği istikrarlı beyanlarında açıkça sanığın penisini poposuna sokmasıyla beraber acı hissettiğini belirttiği ve niteliği itibariyle normal olmayan cinsel ilişki niteliğinde olan fiili livatanın yapılmasının normal yoldan yapılan cinsel ilişkiye göre daha zor olması hususu ve sanığın ikrar mahiyetindeki beyanlarının mağdurun anılan beyanlarını doğruladığı, olay tarihinde 18 yaşını sürdüren ve sanıkla herhangi bir husumetinin bulunduğuna dair hakkında delil bulunmayan mağdurun kendisinin şerefini zedeleyecek nitelikteki böyle bir eylemin gerçekleştiği konusunda yalan beyanda bulunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği hususları bir arada düşünüldüğünde; mahkemece, sanığın mağdura yönelik TCK m:103/2’de düzenlenen (organ sokmak suretiyle) cinsel istismar eylemini işlediği sabit görülerek bu suçtan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Öte yandan; sanığın üzerine atılı suç açısından TCK m:32 hükmü kapsamında cezai ehliyetinin tam olup olmadığına dair 26.11.2019 tarihinde Adana Dr. Ekrem ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden alınan raporda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu tespit ve rapor edilmiş, bununla birlikte söz konusu rapora rağmen sanık müdafiinin aşamalarda mahkememize karşı yöneltmiş olduğu sanığın cezai ehliyeti hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan tekrar rapor aldırılması yönündeki gerekçesiz talebine, sanığın mahkeme huzurundaki davranışlarında herhangi bir noksanlık veya akli melekelerinin yerinde olmadığına dair ibare görülmemekle birlikte ısrarla yeniden rapor aldırma talebinde bulunan sanık müdafiinin de söz konusu talepleri için herhangi bir gerekçe göstermediği gibi maddi delil de sunmadığı anlaşıldığından, bu hususta mahkemece CMK m:206/2-c hükmü kapsamında yeniden rapor aldırılmasına yer olmadığına dair ret kararı verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığına karar verilmiştir IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı ve Cinsel Taciz Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır . B. Sanık Hakkında; Mağdurlar ... ve ... \*\*\*'a Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı; Mağdur ...'a Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1. Adana Dr. Ekrem ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen 26.11.2019 tarihli raporda sanığın "Müsnet suça yönelik suç tarihi itibari ile cezai ehliyeti tamdır. TCK'nın 32/1 ve 32/2 maddelerinden yararlanamaz" şeklindeki anılan raporun Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23 üncü maddelerine göre oluşturulmuş heyet tarafından düzenlenmemesi nedeniyle yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli olmadığının anlaşılması karşısında, suç tarihi itibariyle sanıkta 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamına girebilecek herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23 üncü maddelerine göre oluşturulmuş üniversite hastane heyetinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması; nedeniyle anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi, 2. 2017-2019 olan suç tarihlerinin 08.01.2019 olarak yazımı, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı ve Cinsel Taciz Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili, katılan ... ve ... \*\*\* vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle, REDDİNE; B. Sanık Hakkında Mağdurlar ... ve ... \*\*\*'a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı, Mağdur ...'a Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan ... ve ... \*\*\* vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 03.09.2021 tarihli ve 2021/1552 Esas, 2021/2083 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.