3. Hukuk Dairesi 2024/2768 E. , 2025/2073 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1955 E., 2024/1091 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/402 E., 2021/62 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi taraf…
**3. Hukuk Dairesi 2024/2768 E. , 2025/2073 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1955 E., 2024/1091 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/402 E., 2021/62 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Cevizli Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 29.09.2017 tarihli yazısı ile müvekkilince Kuruma fatura edilen 27 adet reçetenin, doktor şifreleri ve/veya doktor kaşesi ve imzası kullanılarak kanser hastaları adına düzenlenen sahte reçeteler olduğu, reçetelerde yer alan ilaçların hastaya ya da yakınına teslim edilmediği halde teslim edilmiş gibi gösterildiği ve teslim alanların kimlik kontrollerinin yapılmadığı gerekçesiyle, müvekkili hakkında 2016 yılı Eczane Protokolü'nün (4.3.6.) maddesi uyarınca 126.000,42 TL reçete bedeli ile (5.3.10.) maddesi uyarınca 1.260.004,20 TL cezai şartın tahsili işlemi uygulanarak toplam 1.386.000,62 TL'nin hak edişlerinden kesilmesine ve 1. kez uyarılmasına karar verildiğini, ancak söz konusu reçetelerin bir dolandırıcılık çetesi tarafından bizzat doktorun şifresi kırılarak hazırlanmış gerçek elektronik reçete veya gerçek doktor kaşesi ve imzasını taşıyan reçeteler olduğunu, müvekkilinin sahtecilik eylemine herhangi bir şekilde iştiraki bulunmadığını, reçetelerin dışarıdan şüphelenmesi mümkün olunmayacak şekilde düzenlenmiş olduğundan müvekkili ve çalışanlarının sahte olduklarını bilemeyeceklerini, davalı Kurumca müvekkilinin savunması alınmadığından 2016 yılı Protokolü'nün “savunma” başlıklı (5.2.) maddesinin de ihlal edilmiş olduğunu ileri sürerek; davalı Kurumun 29.09.2017 tarihli yazısıyla bildirilen uyarı, cezai şart ve reçete bedellerinin tahsiline ilişkin işlemlerinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum müfettişlerince düzenlenen 23.12.2016 tarihli soruşturma raporuna istinaden davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin Protokole ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, davalı Kurumca 2016 yılı Eczane Protokolü'nün (4.3.6.) maddesi gereği dava konusu 97.457,31 TL tutarındaki reçete bedelinin davacı eczacıdan talep edilmesinin yerinde olduğu, ancak Protokol hükümlerine göre davacı eczacı hakkında reçete bedellerinin on (10) katı tutarında cezai şartın tahsili işleminin uygulanabilmesi için davacının Kurumu zarara uğratma kastıyla hareket ettiğinin tespit edilmesi gerektiği, dosya kapsamından ise davacının da sahte reçetelerle dolandırıldığının, sahte reçete düzenlenmesinde eczacı ve çalışanlarının iştirakinin bulunmadığının anlaşıldığı, reçetelerin değişik sağlık kuruluşlarında düzenlenmiş olduğu da dikkate alındığında, reçetenin yazdırıldığı sağlık kuruluşunda sisteme kaydedildikten sonra sahteliği ortaya çıkıncaya kadar gerçek reçete gibi işlem görmesi nedeniyle bu durumun eczacı veya çalışanlarınca fark edilmesi mümkün olmadığından, davacı hakkında Protokol'ün (5.3.10.) maddesine uyarınca uygulanan 1.260.004,20 TL cezai şartın tahsili ve bir kez uyarma işlemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı hakkında 2016 yılı Eczane Protokolü'nün (5.3.10.) maddesi uyarınca uygulanan 1.260.004,20 TL cezai şart ve uyarı işleminin iptaline, Protokol'ün (4.3.6.) maddesi uyarınca uygulanan 126.000,42 TL reçete bedellerin tahsili işleminin 28.543,11 TL'lik kısmının iptaline, kalan 97.457,31 TL yönünden ise istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda verilen İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili Kurum müfettişlerince davacı tarafından fatura edilen reçetelerle ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda, 27 adet reçetenin doktor şifreleri ve/veya doktor kaşesi ve imza kullanılmak suretiyle sahte olarak düzenlendiğinin, reçetelerde yer alan ilaçların hastaya ya da yakınına teslim edilmediği halde teslim edilmiş gibi işlem yapıldığının ve teslim alanların kimlik kontrolünün yapılmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin Protokol ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, sözleşme hükümlerini uygulamış olan müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2016 yılı Protokolü'nün (5.3.10) ve (4.3.6.) maddeleri uyarınca davacı hakkında uygulanan uyarı, cezai şart ve reçete bedellerinin tahsili işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. Temyiz sebepleriyle bağlı kalınarak yapılan incelemede; davacı hakkında sahtecilik eyleminden dolayı açılmış cezai bir soruşturma ya da dava bulunmadığı, davaya konu sahte reçeteler nedeniyle dava dışı T.U. isimli şahıs aleyhinde resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunun araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından açılan ceza davası sonucunda ise sanığın her iki suçtan mahkumiyetine karar verildiği ve kararın 22.01.2025 tarihinde kesinleştiği, buna göre davacı eczacı ve çalışanlarının sahtecilik eylemine iştirakinin bulunmadığı ve sahte olduğu tespit edilen reçetelerin Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak fatura edildiği iddiasının davalı Kurumca ispatlanamadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.