11. Ceza Dairesi 2021/40473 E. , 2024/4023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/72 E., 2016/502 K. ŞİKÂYETÇİ : ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi vekili ve sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun), kanun yollarına başvurma başlıklı, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme
**11. Ceza Dairesi 2021/40473 E. , 2024/4023 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/72 E., 2016/502 K. ŞİKÂYETÇİ : ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi vekili ve sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun), kanun yollarına başvurma başlıklı, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan şikâyetçi kurum vekilinin duruşmadan haberdar edilmediği ancak Mahkemesince kurulan hükmün kendisine tebliğ edilmesi üzerine süresinde temyiz ederek katılma iradesi göstermesi karşısında şikâyetçi kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilmiştir. 2.Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2016 tarihli ve 2016/1802 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle ... Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/72 Esas, 2016/502 Karar ayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207, 62 ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlularına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyizi; vekâlet ücreti talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyizi; sanık hakkında temel ceza tayin edilirken alt sınırdan denilmesine rağmen sonrasında teşdit uygulanarak çelişki oluşturulduğuna, sanığın olayı samimi olarak anlatmasına rağmen beraat kararı verilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın ikâmetgahının bulunduğu mahallin dışındaki bir okula çocuğunu kaydettirmek amacıyla ...'nün mukim olduğu adresteki evi ...dan kiralamış gibi düzenlediği sahte kira sözleşmesinin fotokopisini ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne sunarak ve bu adreste oturduğunu beyan ederek kendi adına su aboneliği sözleşmesini 09.09.2014 tarihinde düzenlettiği, bu sözleşme ile çocuğunu okula kaydettirip 17.09.2014 tarihinde de su aboneliğini sonlandırdığı, Zerrin'in evindeki suyun kesilmesi ile olayın Zerrin'in şikayeti üzerine ortaya çıktığı anlaşılmıştır. 2. Mahkemece sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunda gerçeğe aykırı belge düzenleme olarak tanımlanan içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, yalnızca belgeyi sahte düzenleme hareketine yer verildiği, içerik sahteciliğinde belgeyi düzenleyen olarak görülen kişi gerçek olduğu hâlde, belgenin içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu ve maddede sadece taklit suretiyle sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme veya çıkarma suretiyle sahtecilik, başka bir deyişle maddi sahtecilik eylemlerine yer verildiği, buna göre salt yalan beyanı içeren özel belgenin, açıklanan ve unsurları gösterilen özel belgede sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturmayacağı gözetilerek,somut olayda; suça konu özel belge üzerindeki imzaların sahteliğine ilişkin bir iddia bulunmadığından eylemin “fikri sahtecilik” kapsamında kalacağı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'da özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması nedeniyle yüklenen suçun kanunî unsurlarının oluşmadığı dikkate alınmaksızın sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, 2.Kabule göre de; a) Hüküm kurulurken temel cezanın alt sınırdan kurulacağına dair gerekçe yazılarak akabinde takdiren ve teşdiden denilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmak suretiyle çelişki oluşturulması, b) Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmama gerekçesiyle çelişki arz eder şekilde ve hatalı, yetersiz gerekçeyle aynı Kanun'un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin tatbik edilmemesi, c) Suça konu belgenin aldatıcılık niteliğinin tespiti için Mahkemece gözlem yapılmaması, d) Sahte olduğu öne sürülen suça konu belgenin aslı ile ilgili bir karar verilmemesi, e) Katılan kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi, Nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.