4. Hukuk Dairesi 2023/5104 E. , 2023/10983 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/793 E., 2022/793 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-13283 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/64437 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına k
**4. Hukuk Dairesi 2023/5104 E. , 2023/10983 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/793 E., 2022/793 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-13283 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/64437 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.02.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada destek ...'nın vefat ettiğini ve davacının müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL destek tazminatının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 220.581,24 TL olarak belirlemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından 02.01.2019 tarihinde 11.735,00 TL ödeme yapıldığını bu nedenle sorumluluğu kalmadığını, sigortalı aracın kusur oranı dikkate alınarak tazminat miktarının TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak hesaplanması gerektiğini ve hesap raporunun aktüer bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, davacı lehine nisbi vekalet ücretinin 1/5'ine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UHH KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...destekten yoksun kalma tazminatı şartlarının gerçekleştiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve Yargıtay kararlarına uygun olduğu" gerekçesi ile talebin kabulü ile 220.581,24 TL'nin 17.01.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İHH KARARI A. İtiraz Edenler Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 05.08.2019 tarih ve K-2019/64437 sayılı kararına davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan gelir belgesi resmi makamlarca hazırlanmış bir belge olmadığından bu belgeye dayanarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, hesap raporunda esas alınan gelir fahiş olduğundan hesaplanan tazminat miktarının da fahiş olduğunu, davalı şirket tarafından 02.01.2019 tarihinde 11.735,00 TL ödeme yapıldığını bu nedenle sorumluluğu kalmadığını, sigortalı aracın kusur oranı dikkate alınarak tazminat miktarının TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak hesaplanması gerektiğini ve hesap raporunun aktüer bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, davacı lehine hesaplanan nisbi ücretin 1/5'ine karar verilmesi gerektiğini, red edilen kısım yönünden de davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti 09.10.2019 tarih ve 2019/İHK-13283 sayılı kararı ile; "...19.07.2019 tarihli bilirkişi raporunun aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak dosyaya sunulan murise ait gelir belgesi dikkate alınarak hazırlanmış olması, davalı ... şirketi tarafından daha önce yapılan ödemenin yeterli olmaması, tazminat hesabında murisin kusuru oranının dikkate alınmış olması, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesi ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 09.10.2019 tarih ve 2019/İHK-13283 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire'nin 03.06.2021 gün ve 2021/2918 Esas-2021/2422 Karar sayılı bozma ilamında özetle" Somut olayda 19.07.2019 tarihli aktüer raporunda desteğin geliri asgari ücret olarak kabul edildiği, ödenmesi gereken tazminat tutarı TRH 2010 Yaşam Tablosu ve PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesap yapıldığı, 19.07.2019 tarihli kök rapordan sonra davacı vekilince dosyaya desteğin yurt dışı gelirine ilişkin belge sunulduğu, bu belgeye göre yıllık vergilendirilmiş gelirin 27.805,92 Euro, aylık gelirin 2.317,16 Euro olduğu kabul edilerek satış kuru üzerinden çevirisi yapılarak destek tazminatı hesaplandığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince ek rapor hükme esas alınarak 220.581,24 TL'nin davalıdan alınmasına karar verildiği, yeminli tercüman tarafından çevirisi yapılan gelire ilişkin belgenin fotokopisinin dosyaya sunulduğu, Federal Kamu Hizmetleri Maliye Genel Vergi İşleri Dairesi Vergi İdaresine ait “Kişisel Gelir Vergisi ve Ek Vergiler” başlıklı belgede, murisin yurt dışında serbest çalıştığı, aylık 2.317,16 Euro kazancı olduğu, murise tebliğ edilen gelir vergisi ödenmesine ilişkin ihtarname mahiyetinde bir belge olduğunun anlaşıldığı, buna göre sadece davacı yanın iddiası ile fotokopi şeklindeki ve apostili bulunmayan belgeye dayanan gelirin, desteğin sürekli ve düzenli geliri olarak kabulü esasına dayanan hesap bilirkişi raporu yerinde olmadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli olmadığı, açıklanan vakıalar karşısında desteğin tazminata esas gerçek gelirinin tespiti için, davacı tarafça gelire ilişkin sunulan belgenin apostilli ve tam örneğinin sunulması için davacı tarafa süre verilmesi, gerektiğinde yurt dışı makamlarına yazı yazılarak belgenin doğruluğunun araştırılarak değerlendirilmesi, kabul edilebilir delillerle ispatı halinde çalıştığı sürede göz önüne alınarak asgari ücretin üzerinde gelirinin olduğu kabul edilerek zararın belirlenmesi yoksa kamu düzenine ilişkin olan asgari ücret üzerinden hesaplama yapan rapora göre karar verilmesi gerektiği, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine karar verilmesinin de doğru olmadığı" belirtilerek karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, "17.05.2022 tarihli mail ekine eklenen 2015/2016 vergi yılan ait belgenin yeminli mütercim tarafından Türkçeye çevrilen metni incelendiğinde vergiye tabi gelir olarak 40.592 Euronun vergilendirildiği, bu gelir tutarına göre toplam 12.209,56 Euro vergi alındığı, dolayısıyla net yıllık gelirin 28.383 Euro, aylığa bölündüğünde ise 2.365 Euro olduğu sonucuna varılarak Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında hükme esas alınan aylık 2.317 Euro gelirin ispatlandığının kabulü ile davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının reddine, vekalet ücretine yönelik itirazının kabulü ile Hakem kararının 3. maddesinde yer alan "19.184,86 TL" rakamının "5.100,00 TL" olarak düzeltilmesine" karar verilmiştir. Vl. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti kararını davalı vekili temyiz etmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas aktüer raporunda hesaplamaya destekten yoksun kalanların tümünün dahil edilmediğini, müteveffanın anne-baba payı ayrılmaksızın yalnızca davacı bakımından hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu, dosyaya sunulan gelir belgesi resmi rakamlarca hazırlanmış bir belge olmadığından ispat hükümleri uyarınca işbu belgeye dayanarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca gelir belgesi olarak sunulan belgelere konu gelirlerin de vergilendirilmiş olması gerektiğini, dava öncesinde 11.735,00 TL tazminatın 02.01.2019 tarihinde davacı vekiline ödendiğini, poliçe teminatının kusur sorumluluğuna dayandığını, müteveffanın kusur oranının dikkate alınmamış olmasının da hatalı olduğunu belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Türk Borçlar Kanunu 53. maddesi, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-TBK'nun 53. (BK'nun 45/2.) maddesi gereği, ölüm halinde uğranılan zararlardan birisi de ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplardır. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yoksun kalınan gerçek destek miktarının tespit edilebilmesi için öncelikle desteğin sağlığında elde ettiği net gelirin doğru saptanması gerekir. Destekten yoksunluk zararının hesabında, müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda 19.07.2019 tarihli aktüer raporunda desteğin geliri asgari ücret olarak kabul edilmiş, ödenmesi gereken tazminat tutarı TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre 21.104,00 TL, PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre 23.785,00 TL olarak hesaplanmış, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada tazminat tutarının 33.411,92 TL olması gerektiği anlaşılmakla yapılan ödeme güncellenerek mahsup edilerek bakiye tazminat tutarı belirlenmiştir. 19.07.2019 tarihli kök rapordan sonra davacı vekilince dosyaya desteğin yurt dışı gelirine ilişkin belge sunulmuştur. Bu belgeye göre yıllık vergilendirilmiş gelirin 27.805,92 Euro, aylık gelirin 2.317,16 Euro olduğu kabul edilerek satış kuru üzerinden çevirisi yapılarak destek tazminatı hesaplanmış ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince ek rapor hükme esas alınarak 220.581,24 TL'nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosya kapsamından yeminli tercüman tarafından çevirisi yapılan gelire ilişkin belgenin fotokopisinin dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır. Daire'nin 03.06.2021 tarihli ilamı ile; Federal Kamu Hizmetleri Maliye Genel Vergi İşleri Dairesi Vergi İdaresine ait “Kişisel Gelir Vergisi ve Ek Vergiler” başlıklı belgede desteğin tazminata esas gerçek gelirinin tespiti için, davacı tarafça gelire ilişkin sunulan belgenin apostilli ve tam örneğinin sunulması için davacı tarafa süre verilerek gerektiğinde yurt dışı makamlarına yazı yazılarak belgenin doğruluğunun araştırılarak değerlendirilmesi, kabul edilebilir delillerle ispatı halinde çalıştığı sürede göz önüne alınarak asgari ücretin üzerinde gelirinin olduğu kabul edilerek zararın belirlenmesi yoksa kamu düzenine ilişkin olan asgari ücret üzerinden hesaplama yapan rapora göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada; 17.05.2022 tarihli mail ekine eklenen 2015/2016 vergi yılına ait belgenin yeminli mütercim tarafından Türkçeye çevrilen metni incelendiğinde vergiye tabi gelir olarak 40.592 Euronun vergilendirildiği, bu gelir tutarına göre toplam 12.209,56 Euro vergi alındığı, dolayısıyla net yıllık gelirin 28.383 Euro, aylığa bölündüğünde ise 2.365 Euro olduğu sonucuna varılarak Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında hükme esas alınan aylık 2.317 Euro gelirin ispatlandığının kabulü ile davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Yapılması gereken dosyaya kazandırılan bilgi ve belgelerden desteğe ait ve şirket gelirleri dışındaki kendi çalışması sonucu elde ettiği kişisel geliri dikkate alınarak yapılacak hesaplamaya göre belirlenecek tazminata karar verilmesidir. Buna göre desteğin yurt dışında yaptığı işin araştırılması, yaptığı işin tam olarak tespit edilmesinden sonra mesleğine göre desteğin sürekli ve düzenli bir gelir elde edip etmediği tespit edilerek, bu araştırmaların sonuçları dahilinde ve dosya kapsamındaki diğer delillerle beraber değerlendirilerek gerçek gelirin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde net biçimde saptanmasından sonra, tazminat hesabı konusunda ek bilirkişi raporu alınarak (kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VIl. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.