T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1439 Esas KARAR NO: 2026/325 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 12/07/2024 NUMARASI: 2023/151 Esas, 2024/114 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1439 Esas KARAR NO: 2026/325 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 12/07/2024 NUMARASI: 2023/151 Esas, 2024/114 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; ...., ..... da kurulduğunu ve ..... tabiiyetinde olduğunu, kayıtlı adresinin ......olduğunu, ...'ın temel ticari faaliyetinin, spor ayakkabısı, giysi, ekipman, aksesuar ve ilgili hizmetlerin tasarımı, geliştirilmesi ve dünya çapında pazarlanması ve satışı olduğunu, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... ve ... sayı ile tescilli markalarının tanınmış markalar olarak kaydedildiğini, ... sayı ile tescilli "... & Şekil" markasının seri marka algısı oluşturması, müvekkilinin "......." markalarının dünya çapında ve özellikle Türkiye'de tanınmış bir marka olması, kötü niyetli olarak tescil ettirilmiş olması sebepleriyle hükümsüz kılınması için işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, işbu davaya konu markanın esas unsur olarak bir şekil unsuru içerdiğini,, işbu esaslı konumdaki şekil unsurunun müvekkilinin tanınmış "...." markalan ile yüksek derecede benzer olduğunu, tüketicilerin öncelikle şekil unsurlarını algılayacak olup, bunun da ötesinde akılda kalıcı olan unsurun yine şekil unsuru olacağını, davaya konu markanın ilk başvuru sahibi tarafından yapılmış olan ...... sayılı marka başvurusunun da TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından .../10/2020 tarih ve ....... sayılı karar ile müvekkilinin tanınmış "......" markalarına benzer bulunarak reddedildiğini, hükümsüzlüğü istenen ... sayılı marka için SMK 6/1'de aranan koşulların gerçekleştiğini, açıklanan nedenlerle, ... sayılı marka tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili dilekçesinde; davacı tarafın öncelikli olarak davasına dayanak yaptığı tüm markaların kendisi adına tescilli olduğu yönündeki iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm iddia ve beyanları tamamen soyut, haksız ve mesnetsiz olduğunu, hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, dava konusu edilen müvekkili firma adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... sayısı ile tescilli marka ile, davacının davasına dayanak yaptığı ve kendisi adına tescilli olduğunu ileri sürdüğü markalar arasında hiçbir benzerlik durumu olmadığını, dava konusu edilen müvekkili firmaya ait ... sayı ile tescilli markanın tescili başvurusu sırasında yapılan tüm itirazların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından red edilmiş olduğunu, bahse konu marka Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ..../09/2019 tarihinde tescil edildiğini, müvekkili firmaya ait ...... sayısı ile tescilli markada görüldüğü üzere; "şekil unsurunun" orta kesiminde çıkıntı olduğunu ve yine şekil unsurunun tam üst kısmında da rahatlıkla görülebilir ve okunabilir şekilde "......" yazısı bulunduğunu, markanın bir bütün olduğunu ve bir bütün olarak algılanması gerektiği hususunun izahtan vareste olduğunu davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Davacı tarafa ait 02/01/2006 başvuru tarihli ... numaralı, ..., ... ve ... tescil numaralı markaların tek ve asli unsurunu oluşturan şekil unsurunun marka tescili ile benzer biçimde görünüşe göre sağ yukarıdan sivri biçimde başlayarak aşağı doğru açılı bir biçimde genişleyerek ilerleyen, aşağı indiğinde içerde ve dışarda geniş bir ..... çizen ve yukarı döndüğü noktada tekrar sivri biçimde biten kancayı andıran biçim ve formda olduğu, davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ..../05/2019 başvuru tarihli ... numaralı marka tescili şekil unsurunda yer alan tek farkın aşağı doğru açılı biçimde genişleyerek inen unsurun üst kenar çizgisinde yukarı doğru sivrilen bir çıkıntı yer alması olduğu, şekil unsarları arasında bulunan tek farkın bu çıkıntı unsuru olduğu, bu farkın tasarımların bütüncül algısı içinde ayırt edici nitelik yaratmadığı, yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafa ait .../01/2006 başvuru tarihli ... numaralı marka tescili ile davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ..../05/2019 başvuru tarihli ... numaralı marka tescili şekil unsuru arasında ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile birbiri üzerinde iltibas yaratacak kadar benzer olarak algılandıkları, davalıya ait markanın, aynı ve benzer emtialarda tescilli olması dolayısıyla, özel bir bilgi, eğitim ve dikkat seviyesine sahip olmayan ortalama tüketici nezdinde, davacı seri markalarının bir yenisi gibi algılanma ihtimalinin bulunduğu, bu itibarla SMK 6/1 gereğince hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır....Dosyaya sunulan davacı delillerine göre "şekil" unsurlu markaların çok fazla ülkede tescilli olduğu, yoğun kullanıma ve tanıtım faaliyetine konu edildiği, söz konusu markaların tanınmış marka özelliklerine haiz olduğu ve SMK 6/5 kapsamında tüm sınıflar yönünden tanınmışlık nedeni ile de hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. ...Davaya konu olayda, davacının davaya dayanak markalarının tanınmış marka olduğu, sadece piyasa aktörleri ve ticari rakipler değil, genel toplum nezdinde bilinirliğinin yüksek olduğu, davalının davacı ile aynı sektörde ticari faaliyette bulunan tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü de dikkate alınarak davacı markalarından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacıya ait bu bilinen ve tanınan şekil markasının yüksek düzeyde benzerinin aynı emtia grubunda marka olarak seçilmesinin tesadüf olarak nitelenemeyeceği, somut olayda kötüniyetli tescilin şartlarının oluştuğu hukuki kanaatine ulaşılmıştır. " şeklindeki gerekçeler ile neticeten "Davacının davasının KABULÜ ile; Davalı yana ait ... tescil numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, " Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Eksik inceleme ile karar verildiğini, ... sayısı ile tescilli dava konusu edilen marka ile, davacının markalarının benzer olmadığını, markaya itirazların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından red edildiğini, markanın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilmesi durumu dahi, huzurdaki işbu davanın reddini gerektirdiğini, Tüketicinin söz konusu markalar arasında irtibat kurmasına imkan olmadığını, bu yönde delil de olmadığını Bilirkişi Raporunda; müvekkili firma adına tescilli marka ile, davacı taraf adına tescilli markalar arasında her yönü ile farklılıkların bulunduğu ve markalar arasında benzerlik olmadığının açıkça tespit edildiğini, bilirkişi raporunda açıkça tespitlerin mahkemece dikkate alınmadığını, markada bütünsel değerlendirme yapılacağını, şekil unsurunun orta kesiminde çıkıntı olduğunu, şekil unsurunun tam üst kısmında da rahatlıkla görülebilir ve okunabilir şekilde "..." yazısı bulunduğunu, markaların görsel olarak tamamen farklı olduklarını, tüketiciler tarafından çok rahatlıkla ayırt edilebileceklerini, itirazlar doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınması yönündeki talebin dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının şekil ve ...esas unsurlu seri markaları olduğu, ... numaralı şekil markası ile ... numaralı "... şekil" markasının TPMK nezdinde tanınmış marka olarak tescilli olduğu, davalının markasında şekil unsuru ile birlikte "..." ibaresi yer almış ise de; markadaki şekil unsurunun kelime unsuru kadar öne çıkarıldığı, markalar bütünsel olarak karşılaştırıldığında davalının markasının davacının tanınmış markası ile benzer olduğunun kabulünün yerinde olduğu, markaların tescil sınıflarının aynı/benzer olduğu, ortalama tüketici nezdinde seri marka izlenimi yaratabileceği, davacının şekil markasının yüksek tanınmışlığı, şekil markasının seçilmesinin kötüniyetli olarak kabul edilmesinin de yerinde olduğu dikkate alındığında mahkemece yeterli nitelikteki bilirkişi raporuna göre hükümsüzlük isteminin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2026