11. Ceza Dairesi 2012/15469 E. , 2013/16009 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat I- Sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının
**11. Ceza Dairesi 2012/15469 E. , 2013/16009 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat I- Sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Katılan vekilinin sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tüm dosya kapsamına göre somut olayda, sanığın katılan bankadan kullandığı krediye karşılık Deniz Kağıtçılık Şirketine ait çeki ciro ederek bankaya temlik ettiği, banka tarafından çek keşidecisine yapılan icra takibi sırasında keşideci imzasının şirket yetkilisi ...'e ait olmadığının tespit edildiği, sanığın Kum Tekstil Şirketi sahibi ...'nın kendisini ... ile tanıştırdığını, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle suça konu çeki Yavuz'dan aldığını, bunun dışında da aldığı çeklerin olduğunu, Yavuz'a sattığı mallara ait faturaları da Kum Tekstil adına kestiğini, banka müdürünün suça konu çek yönünden Deniz Kağıtçılık Şirketi ile görüştüğünü ve çekin ödeneceğini söyleyerek iade etmediğini, Deniz Kağıtçılık adına düzenlenen ve keşideci imzaları şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilen bir çok çekin banka tarafından ödendiğini savunduğu, tanık ...'nın sanık savunmasını kısmen doğruladığı, çekin ... tarafından verildiğini beyan ettiği, tanık tarafından bildirilen telefon numaralarının adına kayıtlı çıkması nedeniyle ...'in gerçek kişi olduğu anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için; sanıktan ...'den aldığını söylediği diğer çeklerin akıbetinin sorulması, ilgili banka şubesinden Deniz Kağıtçılık Şirketine ait olup sanığa veya Kum Tekstil'e ödemesi yapılan çek bulunup bulunmadığının araştırılması, Kum Tekstil Şirketinin ticari defter ve belgelerinin getirtilerek tespit edilebilecek çekler de dikkate alınmak suretiyle şirketin, sanık ve ... ile ticari ilişkisi bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi, ...'in dosyadaki kimlik bilgilerine göre gerekirse kamu kurum ve kuruluşlarından da sorulmak suretiyle adresinin tespitine çalışılması, ulaşılabilmesi halinde yazı ve imza örnekleri de alınarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, suça konu çekteki yazı ve keşideci imzasının sanığın veya Yavuz'un eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca sanık savunması doğrultusunda şube müdürü ...'in de tanık olarak dinlenerek, suça konu çek yönünden Deniz Kağıtçılık Şirketi ile ödeme hususunda görüşüp teyit alıp almadığının sorulması ve sonucuna göre toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.