10. Hukuk Dairesi 2023/8479 E. , 2023/10341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/5 E., 2023/91 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemesince görülen itibari hizmet süresi tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece önceki kararda direnilmesine dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 16.11.2021 tarihli E.2018/10-833, K.2021/14
**10. Hukuk Dairesi 2023/8479 E. , 2023/10341 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/5 E., 2023/91 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemesince görülen itibari hizmet süresi tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece önceki kararda direnilmesine dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 16.11.2021 tarihli E.2018/10-833, K.2021/1408 sayılı kararı ile bozulması üzerine Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde matbaa çalışanı olarak geçen ve bildirilen hizmetlerine itibari hizmet süresi verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı işveren vekili, işyerinde itibari hizmet süresi kapsamında hizmet süresi verilmesini gerektirecek ağır ve yıpratıcı koşulların bulunmadığını, davacının çalışmalarına ait bildirimlerin süresinde ve usulüne uygun olarak diğer davalı Kuruma bildirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, 506 sayılı Kanun’un Ek 5/II maddesinde öngörülen koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.11.2014 tarihli, E.2013/1333, K.2014/1758 sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının çalıştığı davalıya ait matbaa işyerinin 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi kapsamında olduğunun tespiti ile primi ödenmiş günlerin 1933x0,25 formülü ile bulunan 438 gün itibari hizmet süresi olarak sigortalılığına eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1 Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2 Bozma ilamında, Mahkemece, davacının, davalı işveren nezdinde hangi tarihte kalıp ustası ve hangi tarihte grafiker dizgici olarak çalıştığı tespit edilip, maruz kalınan etkenlerin oluşturduğu hastalıklar alanında uzman tıp doktoru, matbaacılık işinden anlayan kimya yüksek mühendisi ve makine yüksek mühendisi, iş güvenliği uzmanlarından oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle bu işyerlerinde keşif yapılıp, davacı işçinin işyerinde yaptığı işin niteliği konusunda, işyerlerindeki incelemelerden elde edilen bulgular esas alınarak, grafiker dizgici olarak görevinin ne olduğu, çalışma yerinin neresi olduğu ve çalışmasında hangi fiziksel dış etkenlere maruz kalındığı, çalışmanın itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işyerinde geçip geçmediği, davacı yönünden somutlaştıran ve insan sağlığı için tehlike sınırı ile ölçümleme yönteminin yargısal denetime elverir biçimde ortaya konulan rapor alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur. 3 Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemesince 18.05.2017 tarihli, E.2016/448, K.2017/199 sayılı kararı ile 25.11.2014 tarihli Mahkeme kararında direnme kararı verilerek, davanın kabulüne, davacının çalıştığı davalıya ait matbaa işyerinin 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi kapsamında olduğunun tespiti ile primi ödenmiş günlerin 1933x0,25 formülü ile bulunan 438 gün itibari hizmet süresi olarak sigortalılığına eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. 4 Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5 Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.11.2021 tarihli, E.2018/10-833, K.2021/1408 sayılı karar ile, "... Dava dilekçesinde davacının matbaa işçisi olduğu, davalı işveren tarafından alınan 12.05.2003 tarihli yönetim kurulu karar tutanağında matbaa ünitesinde kalıpcı olarak göreve başlatılan davacının grafiker olması nedeniyle kadrosunun grafiker olarak değiştirilmesine karar verildiği, Mahkemece davalı işyerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporunun tespit ve inceleme kısmında davacının işyerinde kalıpçı olarak çalıştığı, değerlendirmeler kısmında ofset baskı ustası olduğu, sonuç ve kanaat kısmında mücellit ustası olarak çalıştığının belirtildiği görülmüş olup davacının davalı işyerinde hangi işi yaptığı hususunda çelişki oluşmuştur. Mahkemece sözü edilen bu çelişki giderilmediği gibi 506 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin (II) nımaralı bendinin (a-f) alt bentlerinde belirtilen fiziksel dış etkenlere maruz kalıp kalmadığı, maruz kalınan fiziksel olumsuz etkilerin neler olduğu araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma ile sonuca varılmıştır. Hâl böyle olunca Özel Daire bozma kararında da belirtildiği üzere davacının, davalı işveren nezdinde hangi tarihte kalıp ustası, hangi tarihte grafiker dizgici olarak çalıştığı tespit edilerek maruz kalınan etkenlerin oluşturduğu hastalıklar alanında uzman tıp doktoru, matbaacılık işinden anlayan kimya yüksek mühendisi ve makine yüksek mühendisi, iş güvenliği uzmanlarından oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak, davacının yaptığı işin niteliği konusunda işyerindeki incelemelerden elde edilen bulgular esas alınarak, grafiker dizgici olarak görevinin ne olduğu, çalışmanın hangi bölümlerde geçtiği ve yapılan işin niteliği, özellikleri ve buna bağlı olarak hangi olumsuz dış etkenlere maruz kaldığı davacı yönünden somutlaştırılarak insan sağlığı için tehlike sınırı ve ölçümleme yöntemiyle yargısal denetime elverişli biçimde rapor alınarak sonuca gidilmesi gereklidir. O hâlde Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır..." gerekçeleri ile direnme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, davanın kabulüne, davacının 18.11.2002-01.10.2008 tarihleri arasındaki dönemde davalı işverene ait işyerinde geçen çalışması nedeniyle sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülü ile hesaplanan 1933 gün x 0,25 = 483,25 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun ve bu sürenin davacıya ait sigortalılık süresine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı işveren vekili, davacının müvekkil şirkette 18.11.2002 tarihinde kalıpçı olarak işe başladığını, yönetim kurulu kararı gereği 12.05.2003 tarihinden iş akdinin sona erdiği 30.09.2013 tarihine kadar grafiker- dizgici olarak çalışmaya devam ettiğini, davacının iş akdinin 30.09.2013 tarihinde iş yerinin kapatılması nedeniyle sona erdirildiğini, işyerinde ağır ve yıpratıcı koşullarda çalışma yapmadığını, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'un 427 ila 444 üncü maddeleri 506 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.