T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/102 - 2025/1621 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/102 KARAR NO : 2025/1621 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/10/2024 NUMARASI : 2024/62 Esas 2024/712 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen ka…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/102 - 2025/1621 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/102 KARAR NO : 2025/1621 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/10/2024 NUMARASI : 2024/62 Esas 2024/712 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.04.2022 tarihinde, dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Turunçova Mah. Naci Tekin Caddesi üzerinde seyir halindeyken sol tarafta bulunan Postane sokağa döndüğü sırada aynı istikamette olup, arkadan gelen davacı müvekkil ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısmı ile otomobilin sol ön lastik kısmından çarpışması neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde davacı müvekkil ağır şekilde yaralandığını belirterek, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00-TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik100,00-TL olmak üzere toplam 300,00-TL’nin kaza tarihi olan 22.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, davacının maluliyetinin bulunmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, ZMMS poliçeleri ve sigorta hasar dosyalarının incelenmesinden, dava konusu trafik kazasına karışan aracın da kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketlerine sigortalı oldukları ve davacıya ödemenin yapılmadığı, poliçe limitinin ise 500.000,00 TL olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 30/04/2024 tarihli kusur raporunda, ...’in %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davacı ...’in ise %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, dava konusu 22/04/2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda dosyaya celp edilen tedavi belgeleri ve son durum raporu ile kaza tarihinde yürürlükteki yönetmelik hükümlerine göre, Hacettepe Üniversitesinden alınan 21/08/2024 tarihli maluliyet raporuna göre; davacının sürekli özür oranının %2 olup, 6 ay geçiçi iş göremezlik ve 1 ay bakıcı ihtiyacının olduğunun belirtildiği, bu doğrultuda aktüer hesap bilirkişisinden alınan 19/09/2024 tarihli raporda ise, davacı lehine 24.900,62 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.753,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, AGİ'nin kaldırılmasıyla birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren getirilen yeni uygulamayla getirilen vergi istisnasından “sadece çalışanların” yararlanabileceği tespit edilmiş olup, bu doğrultuda pasif dönem hesabının 14.299,99 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 163.362,81-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, aktif-pasif dönem ayırımı yapılmadan davacının bakiye ömür sonuna kadar gelir vergisi istisnasından yararlanacağı-vergi iadesi alacağı göz önüne alınarak, pasif dönem hesabının da, 17.002,12-TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 167.795.80 TL sürekli is göremezlik tazminatı hesaplandığı, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olan 24/06/2022 tarihini izleyen 8 iş günü sonu olan 07/07/2022 tarihinde oluştuğu gözetilerek anılan tarihten itibaren hüküm altına alınan tazminat alacaklarına aracın hususi olması sebebiyle yasal faizi işletilmesi gerektiği gerekçesiyle; "1-Davanın KABULÜ İLE; 167.795,80-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 24.900,62-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.753,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 196.449,42-TL tazminatın 07/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil sigorta şirketine usule uygun başvuru yapılmadığı hususu incelenmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, dava dosyasına alınan kusur oranlarını bildirir raporun somut olaya uygun değerlendirmeler içermediği gibi, usule de uygun olmadığını, hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan bilirkişi raporu mevzuata aykırı değerlendirmeler içermekte ve denetime elverişli olmamakla birlikte fahiş olduğunu, raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre %2 sürekli özür oranı olduğu, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğu, iyileşme süresinin ise 6 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiğini, ekte yer alan HMK m.293 kapsamında uzman görüşü niteliğindeki raporda, davacının maluliyet oranının %0 olduğu hususunun tespit edildiğini, bahsi geçen raporda, 22.04.2022 tarihli trafik kazasına bağlı temporal kırık, hemotimpanyum gelişen hastanın Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekleri ve dosya kapsamındaki bilgiler göz önünde bulundurulduğunda trafik kazasına bağlı sürekli engellilik oranın %0 olduğunun belirtildiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hesap raporunda, progresif rant yöntemi ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmış ise de, esas alınan hesap yöntemi ve yaşam tablosunun hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından da sigorta şirketin sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece tespit edilen temerrüt tarihi ve faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Başvuru koşuluna ilişkin olarak, davalı sigorta vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek, kararı istinaf etmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir. Maluliyete ilişkin olarak, her ne kadar davalı medikal kuruluştan alınan rapor ile Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen rapor arasında çelişki olduğunu belirtmişse de, Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen raporun kişinin muayenesi de yapılarak düzenlendiği usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, rapora ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. Davalı vekili geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş ise de, söz konusu zararın TBK'nın 54. maddesi kapsamında zararlardan olması yanı sıra KTK'nın 92. maddesinde teminat dışı tutulmamasına, ayrıca bu zararların KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu zararlardan olmamasına göre, davalının sorumlu tutulmuş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. Dosya kapsamına uygun bulunan kusur raporuna itibar edilmesi de yerinde görülmüştür. Davalı sigorta şirketi, kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13/09/2021 tarih, 2021/18933 Esas - 2021/4438 Karar sayılı ilamında; “2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir. Somut olayda; her ne kadar davacılar vekili 13.09.2019 tarihinde davalı sigortacıya başvurmuş ise de, bu başvuruda sadece geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı için talepte bulunulduğu (davaya konu edilen bakıcı gideri için bir talebin olmadığı) görüldüğünden, anılan tarihin temerrüt belirlemesinde etkisi yoktur. Davacı tarafın davaya konu edilen bakıcı giderinin ödenmesini sağlamak amacıyla, 13.12.2019 tarihinde ara buluculuk yoluna başvurduğu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun 23.12.2019 tarihli son tutanağı ile tarafların anlaşamadığının ve ara buluculuk sürecinin sona erdiğinin kayıt altına alındığı görülmektedir. Alternatif başvuru yolu olan ara bulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen bakıcı gideri zararı bakımından temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalının temerrüt tarihinin yanlış belirlenmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilmektedir. Somut olayda; davalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğünü ispat yükünün davacıda olduğu anlaşılmakla, davacının eldeki davadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmakta ise ekli olduğu belirtilen maluliyet raporuna ve eksikliğin giderildiği ikinci başvurunun tebliğine rastlanmamış, hasar dosyasında da bu evrak bulunamamış olup, sigortaya yönelik olarak 06/01/2023 tarihinde alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulduğu anlaşıldığından artık sigortanın temerrüt tarihin 06/01/2023 olarak kabulü gerektiği anlaşıldığından, davalı sigortanın bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 17/10/2024 tarihli, 2024/62 Esas – 2024/712 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın KABULÜ İLE; 167.795,80-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 24.900,62-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.753,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 196.449,42-TL tazminatın 06/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 13.419,45-TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın ve 669,94-TL ıslah harcının düşümü ile kalan 12.321,91-TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 669,94 TL tamamlama harcı, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.585,94-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacının dosya, pul, davetiye, yazışma, gideri bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği 6.245,25-TL ile ATK rapor ücreti olan 3.375,00-TL olmak üzere toplam 9.620,25-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 31.431,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00-TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-İstinaf talebi kabul edilen davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, III-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 394,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.