Başvurucu, vekalet sözleşmesinden doğan yetkilerini kötüye kullandığı iddiasıyla 3/9/2008 tarihinde Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan tazminat davasında usul ve yasaya uygun yargılama yapılmadığını, Yargıtayın yerleşik içtihadının dikkate alınmadığını ve hukuka aykırı karar verildiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılama yapılmasını, bunun mümkün olmaması halinde
Başvurucu, vekalet sözleşmesinden doğan yetkilerini kötüye kullandığı iddiasıyla 3/9/2008 tarihinde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan tazminat davasında usul ve yasaya uygun yargılama yapılmadığını, Yargıtayın yerleşik içtihadının dikkate alınmadığını ve hukuka aykırı karar verildiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılama yapılmasını, bunun mümkün olmaması halinde ise tazminat ödenmesini talep etmiştir. Başvuru, 29/1/2014 tarihinde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 27/6/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 12/9/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 22/9/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Vekâlet sözleşmesinden doğan yetkilerini kötüye kullanarak taşınmaz satışında bulunduğu ve bu şekilde zarara neden olunduğu iddiasıyla 3/9/2008 tarihinde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesinde başvurucu aleyhine tazminat davası açılmıştır. Mahkemenin 13/6/2012 tarihli ve E.2008/253, K.2012/264 sayılı kararıyla, başvurucunun kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve taşınmaz mal satmak için vekil tayin edildiği, başvurucu ile müteahhit arasında gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmeye göre satış vaadinde bulunan başvurucu tarafından kendi adına asaleten, davacı adına vekaleten maliki oldukları taşınmazın hisselerinin belirlendiği, başvurucunun davacı adına tescil edilen hisseleri aynı vekaletnameye dayanarak dava dışı bir şahsa sattığı, bu kişinin ise aynı gün bu payı başvurucuya sattığı ve onun bu hisseleri üçüncü şahıslara tapuda devrettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 12/6/2013 tarihli ve E.2012/22979, K.2013/15977 sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı onanmıştır. Karar düzeltme istemi aynı Dairenin 4/12/2013 tarihli ve E.2013/24755, K.2013/30258 sayılı ilâmıyla reddedilmiştir. Karar, başvurucuya 2/1/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 29/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi; 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun maddesi.