17. Hukuk Dairesi 2012/16925 E. , 2013/5582 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı ...'a ait otobüsün mecburi mali mesuliyet poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı bulunduğunu, sigortalı aracın dava dışı sürücü…
**17. Hukuk Dairesi 2012/16925 E. , 2013/5582 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı ...'a ait otobüsün mecburi mali mesuliyet poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı bulunduğunu, sigortalı aracın dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeyken trafik kazasına sebep olduğunu bu kazada 2 aracın hasarlanması nedeniyle hasar bedeli ve sürücü , yolcu için tedavi gideri olarak 8.830,00-TL.nin ödendiğini, davalıya ait aracın bu kazadaki sürücüsünün yeterli ehliyete sahip bulunmadığını dolayısıyla mecburi mali mesuliyet sigortası genel şartlarından 4.c maddesine aykırılık teşkil ettiğinden bu ödemelerin poliçe teminatı dışında olduğunu ileri sürerek toplam 8.830,00-TL.nin 31.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, kazadan önce aracın satışı için vekalet verdiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 8.830,00- TL tazminatın 31.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Dava, davalının trafik sigortacısı olan davacının, rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesinin 12/1 maddesi uyarınca Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyorsa avukatlık ücreti Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği ön görülmüştür. Somut olayda kabule göre davacı yararına 1.059,60- TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.200,00-TL vekalet ücretine karar verilmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine;2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 3.bendindeki “ 1.200,00-TL ...” ibaresinin çıkarılarak "1.059,60 TL...)ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 471,18 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 16.4.2013 gününde Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacının ZMSS sigortacısı, davalının da araç maliki olduğu ... plakalı aracın 23.05.2010 tarihinde yetersiz sürücü belgeli sürücü ... idaresinde iken karıştığı kaza sonucu karşı araçlarda oluşan hasar bedeli ile tedavi giderlerinin ilgililerine ödendiği, araç sürücüsünün sürücü belgesinin yetersiz oluşu nedeniyle ZMSS Genel Şartlarının 4-c maddesi uyarınca sigortalıya (davalı) rücu hakkının doğduğu iddiasıyla ödenen 8.830,00 TL'nin 31.12.2010 ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili savunmasında, müvekkilinin aracı haricen sattığını, devir işlemlerinin gerçekleştirilmesi için Beyoğlu 4.Noterliğinin 8.2.2008 gün 08040 yevmiye nolu vekaletnamesi ile ...'u vekil tayin ettiğini, araç işleteni olmadığını, müvekkilinin zarardan sorumlu bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş, Yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, Kararın davalı tarafça temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda vekalet ücreti dışındaki temyiz itirazları red edilerek yerel mahkeme kararı düzeltilerek onanmıştır. Sayın çoğunluğun düzeltilerek onama yönündeki görüşüne katılamıyorum. Dava ZMSS poliçesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK 85/1 maddesinde "bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda ... Motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsünün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu", Aynı yasanın 91/1 maddesinde "işletenlerin bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu bulunduğu", Aynı yasanın İşletenin tanınımın yapıldığı 3.maddesinde de " İşletenin araç sahibi olan, veya mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi " olduğu düzenlenmiştir. TTK.1263 maddesine göre, sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamış ise de, sözleşme yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıy- la sigorta sözleşmesinin kurulacağı kuşkusuzdur. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem taşır ve 6100 sayılı HMK.200 (mülga 1086 sayılı HUMK.288) maddesinde düzenlenmiş şekilde ispatı gerekir. Sigortacının TTK.1265 ve 1267 maddeleri uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içerisinde sigortalıya vermesi zorunludur. TTK.1265, 1267 ve 1295/1 maddeleri birlikte incelendiğinde sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgahına götürülerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almakla yükümlü olduğu görülecektir. (Y.11 H.D. 1.3.2010 gün 2008/11420E.,2010/22995K., 14.2.2011 gün 2010/2367E., 2011/1489K. sayılı kararları) Mülga 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun ek 2.maddesine dayanılarak çıkarılan ve 28.11.2006 günlü resmi gazetede yayınlanarak 1.6.2007 tarihinde yürürlüğe giren Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin 5.maddesinde "Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünün sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere karşı sözlü ve yazılı şekilde yerine getirileceği, bilgilendirmenin yazılı yapılmasının esas olduğu, sigortacının asgari bilgilendirmenin yapıldığını ispatla yükümlü bulunduğu, bilgilendirme yükümlülüğünün sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce başlacağı ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde de devam edeceği, sigortacının dürüstlük ilkeleri çerçevesinde davranmak, sigorta ettireni yanıltıcı her türlü hal ve davranıştan kaçınmak zorunda bulunduğu", Yönetmeliğin 7.maddesinde "bilgilendirme yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemiş, bilgilendirme formu gereği gibi teslim edilmemiş veya bilgiler gerçeğe aykırı düzenlenmiş ise bu hallerden her hangi birinin sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini feshedebileceği ve uğradığı zararının tazminini de talep edebileceği", Yönetmeliğin 8.maddesinde "bilgilendirme formu içeriğinden akdedilecek sözleşmeye ilişkin genel uyarılar, sözleşme ile verilen teminatlar, sözleşmeye eklenebilecek özel hükümler...vs. bulunacağı" Yönetmeliğin 9.maddesinde "bilgilendirme formunun en az iki nüsha düzenlenerek sigortacı tarafından kaşelenip imzalandıktan sonra bir nüshasının sözleşmeye taraf olmak isteyen kişiye imza karşılığı verileceği, imzanın sigorta ettirenin sigorta sözleşmesi ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu hususunda aksi ispat edilebilir karine teşkil edeceği" öngörülmüştür. Somut uyuşmazlığı dönüldüğünde; Davacı, araç sürücüsünün sürücü belgesinin yetersiz olması nedeniyle ZMSS Genel Şartlarının 4-c maddesi gereğince davalı sigortalıya rücu şartlarının gerçekleştiğini iddia etmekte, Davalı ise aracı poliçe düzenlenmesinden önce haricen sattığnı, vekaletname verdiğini, işleten sıfatının bulunmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmaktadır. Davalının bu savunması aynı zamanda poliçenin inkarınıda içermektedir. TTK.1263 maddesi gereğince sigorta akitlerinin şekle tabi akitlerden olmaması, poliçenin sadece tarafların hak ve yükümlülüklerini gösteren bir ispat aracı olması karşısında, poliçenin davalı tarafından düzenlendiği, davalının poliçenin akidi olduğuna ilişkin iddianın davacı tarafça 6100 sayılı HMK.200 (mülga 1086 sayılı HUMK.288)vd. maddesi uyarınca kesin delillerle ispatlanması gerekir. Dosyaya mübrez tüm poliçe ve nüshaları davacı ... şirketince ibraz edilmiş olup, hiçbir poliçede davalı sigortalının imzası bulunmamaktadır. ZMSS poliçesinin Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği konusunda sigortalı ve sigorta ettirenin imzalarını içeren bilgilendirme formu da ibraz edilmiş değildir. Bu durumda ispat külfeti kendisine düşen davacı ... şirketine, ZMSS poliçesinin davalı tarafça düzenlendiğine ilişkin iddiasını ispat zımnında, davalının imzasını içeren poliçe aslını veya poliçenin yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğine ilişkin davalının imzasını içeren bilgilendirme formunu ibraz etmesi, Davalının poliçe akidi olduğuna ilişkin tüm kesin delillerini sunması, Gerekirse davacı ... şirketi ile poliçeyi düzenleyen acentenin tüm ticari defter ve kayıtlarında, poliçenin davalı tarafından düzenlenip düzenlenmediği konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, Davacının delil listesinde "hertürlü yasal delil"e dayanması nedeniyle davalıya yemin teklifi hakkının hatırlatılması, hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken bu yöne ilişkin davalının temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım. ... (Karşı Oy)