11. Ceza Dairesi 2019/11987 E. , 2023/5937 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/98 E., 2015/519 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 Sayıl…
**11. Ceza Dairesi 2019/11987 E. , 2023/5937 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/98 E., 2015/519 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 Sayılı CMUK'un) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı CMK'nın) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2015 tarihli ve 2015/1670 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından 5237 sayılı ... Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü ve 206 ncı maddelerinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle İzmir Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 tarihli, 2015/98 Esas ve 2015/519 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında; a) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 ... maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ek savunma ... da tanınarak tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b) Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan vasıf değişikliği nedeniyle ek savunma ... da tanınarak 5237 sayılı Kanun'un 268 ... maddesi yollamasıyla 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesi, 62 nci, 53 üncü ve 58 ... maddeleri uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ek savunma ... da tanınarak tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi, verilen cezanın yüksek olması ve kararın yüzüne okunmaması nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, suç tarihi olan 09.08.2014 tarihinde plakasız bir motosikleti yaya olarak götürdüğünü gören polis memurlarının sanığa yaklaştıkları sırada sanığın motosikleti bırakarak kaçmaya başladığı, görevlilerin sanığı yakaladığı ve motosiklet üzerinde motor, şasi numarası ve plaka bulunmaması nedeniyle adli işlem yapılmak üzere sanığın emniyet birimlerine götürüldüğü, sanığın yakalama ve olay tespit tutanağında ismini ... olarak bildirdiği, sanığın bildirdiği ...'ın çeşitli suçlardan aramasının olduğunun tespiti üzerine sanığın adli işlem başladıktan sonra ismini ... olarak beyan ettiği anlaşılmıştır. 2. Suça konu motosiklet üzerinde yapılan kriminal inceleme neticesinde düzenlenen ekspertiz raporuna göre motor bloğundaki numaranın okunamaz şekilde tamamen kazındığı, şasi numarasının ise tahrifen silindiği ve orijinal şasi numarasından motosikletin pert olduğu belirlenmiştir. 3. Sanık, suça konu motosikleti bu haliyle 200,00 TL para ve spor ayakkabısı karşılığında tanık S.E. adlı kişiden sanayide kullanmak üzere satın aldığını savunmuştur. 4. Tanık S. E. bu savunmayı doğrulamamıştır. 5. Mahkemece sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan başlatılan adli işlem sırasında sanığın ismini ... olarak bildirip buna göre iki ayrı tutanak düzenlenmesi nedeniyle eyleminin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu da oluşturduğu gerekçesiyle her iki suçtan da kurulan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın motor numarası kazınarak okunmaz hale getirilen, orijinal şasi numarası ise kazınıp boyanarak tahrif edilmiş plakasız motosikleti kullandığı, tahrif edilen bu şasi numarasının daha önceden pert olduğu için hurdaya bırakılan ve sigortadan parasını da alan ...'e ait olduğunun belirlendiği, suça konu motosikletin trafik siciline kayıtlı olup olmadığının araştırılarak kayıtlı olduğunun tespiti halinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 205 nci maddesinde düzenlenen "resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçunu, oluşturabileceği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme neticesinde suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması, B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 ... maddesiyle eklenen geçici 5 ... maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 ... maddesinin on birinci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibarıyla başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiği anlaşılmakla; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümü (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 tarihli, 2015/98 Esas ve 2015/519 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'ın kararın (A) bendinde açıklanan bozmaya değişik gerekçesi ile, diğer yönlerden oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2023 tarihinde karar verildi. DEĞİŞİK GEREKÇE Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçu 5237 sayılı TCK’nin 205. maddesinde; “Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır”, Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçu ise 208.Maddesinde; "Gerçek bir özel belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre resmi yada özel belgeyi bozma, yok etme ve gizleme fiilleri, belgede sahtecilik suçlarından ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Suçun konusu, hukuken geçerli yani gerçek bir resmi yada özel belge olup gerçek belge, bir olayı kanıtlama gücü bulunan hukuki sonuç doğurmaya elverişli olan belgedir. Suçu oluşturan seçimlik hareketler, gerçek bir belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemektir. Belgeyi bozmak; belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılamaz, kullanılamaz hâle getirilmesi suretiyle belgeden faydalanma imkânının ortadan kaldırılması, başka bir deyişle belgenin delil değerini bozan davranışlarda bulunulmasıdır. Resmi ya da özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçlarında failin amacı, belgenin kanıt olarak kullanılmasını önlemektir. Fail belgeyi tahrif ederek, değiştirerek kendisi kullanmayı amaçlıyor ise unsurlarının bulunması halinde resmi ya da özel belgede sahtecilik suçu oluşacaktır. Nitekim bu husus Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairemiz içtihatlarında; " şikâyetçinin artık nüfus cüzdanını kullanma imkânının bulunmadığı inancıyla kendi kimliğini gizlemek amacıyla bu cüzdanı tahrif eden sanığın, şikâyetçinin nüfus cüzdanından faydalanma olanağını ortadan kaldırma iradesi ile hareket etmediği, bu nedenle sözü edilen suçun unsurlarının da oluşmadığı kabul edilmelidir." (CGK-14.11.2017-2017/866-2017/466) "Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçu ile ilgili olarak sanığın, aracın plakasını değiştirmek için çalışmalar yaptığının iddia olunması, alınan bilirkişi raporundan şasi numarasının başka araçtan kesildikten sonra kaynakla monte edildiğinin ancak “Kahverengi araca sonradan kaynakla monte edilen şasi numarasının bulunduğu bölümün etrafındaki kaynak izlerinin taşlanarak üzerine macun çekilmesi suretiyle gözükmez hale gelmesini müteakip aracın gövde rengine boyanması neticesinde yapılacak bu değişikliğin iğfal kabiliyetini haiz olacağı” kanaatine varıldığının açıklanması karşısında; sanığın kastının gerçek bir resmi belgeyi bozmak olmayıp, şasi değişikliği suretiyle belgenin içindeki gerçeği değiştirmek olduğu ve herhangi bir hakkın kullanılmasının engellenmemesi nedeniyle de TCK'nin 205. maddesindeki suçun unsurlarının oluşmadığı, 5237 sayılı TCK'nin 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunun oluşması için belgenin sahte olarak düzenlenmesi, başkasını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte olarak düzenlenen belgenin kullanılması eylemlerinden birisinin gerçekleştirilmesinin yanı sıra sahte belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olması da gerekeceğinden; sanığın suça konu araçlar üzerindeki motor ve şasi numaralarının silinmesi şeklindeki eyleminde, suçun konusunu oluşturan motor ve şasinin mevcut hali ile hukuki sonuç doğurmaya elverişli bir hale gelmediği, yüklenen eylemin resmi belgede sahtecilik suçunun hazırlık hareketleri niteliğinde kabul edilebileceği, bu itibarla yasada tanımını bulan seçimlik hareketlerin herhangi birisinin somut olayda gerçekleşmediği cihetle, unsurları itibariyle oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi" (11.CD-05.11.2015-2013/21965- 2015/30594) şeklinde yansımıştır. Somut olayda ise sanık ...'ın kullandığı suça konu plakasız motorsiklet üzerinde yapılan kriminal incelemede "motor bloğu üzerinde bulunması gereken motor numarasının kazınarak yok edildiği, motor numarasının tespitinin mümkün olmadığı, kazınarak yok edilmeye çalışılan şasi numarasının ise trafik kazsına karışan ve pert olduğu için ... tarafından hurdaya bırakılan motosiklete ait olduğunun" anlaşıldığı, 5237 sayılı TCK'nin 204/1. Maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik eylemi yönünden değerlendirme; motosiklet üzerindeki motor ve şasi numaralarının silinmesi şeklinde gerçekleşen eylemde suçun konusunu oluşturan motor ve şasinin mevcut hali ile hukuki sonuç doğurmaya elverişli bir belge haline gelmediğinden yüklenen eylemin resmi belgede sahtecilik suçunun hazırlık hareketleri niteliğinde olacağı ve sahtecilik suçunun unsurları itibarı ile oluşmayacağı, 5237 sayılı TCK'nin 205 maddesinde düzenlenen resmi belgeyi bozma, yok etme ve gizleme suçu yönünden değerlendirme; Karayolları trafik Yönetmeliğinin 39 maddesinde ki düzenlemelere göre hurdaya ayrılmış olan taşıtların onarımla yenilenseler bile tescil edilemeyeceklerinden hurdaya ayrılan motorsikleti tamir edip, motor şasi numarasını sildikten sonra plakasız bir şekilde kullanmayı amaçlayan sanığın belge üzerinde hak sahibi olan kişinin belgeden faydalanma olanağını kaldırma ve yine belgenin kanıt değerini ortadan kaldırma iradesi ile hareket etmediğinden 5237 sayılı TCK'nin 205 maddesinde düzenlenen resmi belgeyi bozma, yok etme ve gizleme suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşıldığından; Sanığın unsurları itibariyle oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun eylemin resmi belgeyi bozma, yok etme ve gizleme suçunu oluşturduğuna ilişkin kararın (A) bendinde ki bozma düşüncesine katılmıyorum. 07.09.2022