(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/5986 E. , 2006/8116 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, oğlu ... ile davalının kardeşi ...’in ortağı bulundukları ... Sigorta Ltd.Şti’nin, ... Sigorta A.Ş’den acentelik alabilmele…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/5986 E. , 2006/8116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, oğlu ... ile davalının kardeşi ...’in ortağı bulundukları ... Sigorta Ltd.Şti’nin, ... Sigorta A.Ş’den acentelik alabilmeleri için kendisine ait taşınmazı davalının rica ve teminatı altında ... Sigorta Ltd.Şti lehine ipotek ettirdiğini, sigorta şirketinin resmiyette olmasa bile fiilen kendisi ve davalı tarafından idare edildiğini, bir süre sonra oğlunun şirketten ayrılması üzerine verdiği ipoteğin kaldırılmasını davalıdan talep ettiği halde olumlu yanıt alamadığını, davalının bu ipotekten dolayı uğranılacak zararlara karşılık olmak üzere kefil olarak kendisine 15.000.000.000 ödemeyi taahhüt etmiş olduğu halde bu miktarı da ödemediğini ileri sürerek 15.000.000.000 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davacının ve kendisinin sigorta şirketine ortaklıklarının bulunmadığını, davacının şirket lehine verdiği ipoteği kaldıracağı yönünde bir taahhütte bulunmadığını, borç kabullenme veya kefil olma durumunun da olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının özgür iradesi ile oğlu ...’in ortağı olduğu ... Sigorta Ltd.Şti lehine ipotek verdiği, davalının bu şirket ile resmi bir ortaklığının bulunmadığı ve davacının iddiasını yasıl delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının fiilen idarecisi bulunduğu şirket lehine ipotek verdiğini, davalının da buna karşılık doğabilecek zararlara teminat olması amacıyla taahhütte bulunduğunu, oğlunun şirketten ayrılması nedeniyle davalının teminat niteliğindeki taahhüdüne uymadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının iddiasını ispat için sunduğu belgede “... bu senet ...’nin ... Sigortaya vermiş olduğu ipotek karşılığına teminat amacıyla verilmiştir. Bu senet ipotek karşılığı dışında hiçbir suretle başka amaçla kullanılamaz. Başkasına ciro edilemez. Satılamaz. Başkaca hak ve iddia edilemez.” Şeklinde yazılmış ve davacı ile davalı tarafından imzalanmıştır. Dava konusu olan ve teminat olduğu ileri sürülen senede konu ipoteğin dava tarihi itibariyle paraya çevrilip davacının ödemede bulunduğu hususu ispat edilememiştir. Öyle olunca davacının teminat bedelini henüz davalıdan talep etme şartları gerçekleşmemiştir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, değişik gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki mahkemece davanın reddine ilişkin kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan kararın gerekçesinin yukarıda belirtildiği şekilde değiştirilerek onanması HUMK.’nun 438/son maddesi gereğidir.