10. Hukuk Dairesi 2024/7037 E. , 2024/10279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1134 E., 2024/395 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/514 E., 2023/123 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf
**10. Hukuk Dairesi 2024/7037 E. , 2024/10279 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1134 E., 2024/395 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/514 E., 2023/123 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 08.08.2017 tarihinde davalı şirkete ait işyerinde yükleme işçisi olarak çalışmaya başladığını, davacının işyerinde aldığı son ücretin asgari ücret olduğu, işyerinde yemek verilmekte olduğunu, 100,00 TL yol yardımı yapıldığını, davacının 02.12.2017 tarihinde davalı işyerinde elyaf açma makinasında çalışmakta iken, geçirdiği iş kazası sonucunda sağ elindeki başparmağı hariç dört parmağını el ayası hizasından kaybederek malul ... geldiğini, bu kaza neticesinde kaybettiği uzuvları nedeniyle büyük bir acı yaşadığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, davacının, iş bu iş kazası nedeniyle uzun süre hastanede kaldığını, ameliyatlar olduğunu, sakat kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 609,705,60 TL maddi tazminat, 300.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 350.000 TL alacağın kaza tarihinden ibaren işleyecek faizi ile birlikte yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dilekçesinden 04.07.2018 tarihinde haberi olduğu, dava dilekçesinin daimi işçiye tebliğ edildiği belirtilmiş olmakla birlikte dava dilekçesinin tebellüğ etmeye yetkili kişilerin durumu ve dava dilekçesinin neden bu kişilere tebliğ edilmediğine ilişkin şerhin düşülmediği bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu, tebliğ tarihinin 04.07.2018 olarak kabul edilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise davalı şirketin fabrikasında çalışan ..., elyaf sarma makinasına mal verirken elyafı tutmak istemesiyle sağ el parmakları kopmuş daha sonra hastaneye kaldırıldığını, davalının iddia edilenin aksine yaşanan olayda en ufak bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, üzerine düşen tüm sorumlulukları fazlasıyla yaptığını, davalı şirketin anlaşmalı olduğu ... ile işyeri maluliyet sigortası kapsamında mevcut anlaşmaları bulunduğunu, maluliyet sigortası ile bütün riskler bu sigorta kapsamına girmekte ve buradan karşılandığını, davalı şirket tarafından sigorta şirketine bildirimde bulunulmuş ve sigorta şirketi tarafından davacı yan için dosya oluşturulduğunu, davalı şirket davacıya maluliyeti olduğunu bildirmesi durumunda bunu sigorta şirketine sunacağını beyan etmiş ise de davacı tarafından böyle bir bildirimde yahut talepte bulunulmadığını, bu şekildeki bir maluliyet halinin veya tazminatı gerektirir hadiselerin muhatabının sigorta şirketi olduğunu, davalı şirketin davacının hastane masraflarını ve tedavi giderlerini karşılama gibi bir zorunluluğu bulunmamasına rağmen davalının davacının hastane masraflarını ve tedavi giderlerini karşıladığını, bu husus fatura fiş ve sair belgelerle de kanıtlandığını, davacı yan tedavisinin bitmesine rağmen işe gelmediği süreçlerde de böyle bir zorunluluğu olmamasına rağmen maaşının her ay eksiksiz olarak yatırdığını gösterir banka dekontlarından anlaşıldığını, davalı şirket üzerine düşenin fazlasını yaptığını, davacının iddialarının kötü niyetli olduğunu, yaşanan kazadan davalı şirketen herhangi bir kusurununu bulunmadığını, davacının kendi dalgınlığı ve ihmalkar davranışlarıyla kazaya sebebiyet verdiğini beyanla davanın davalı şirket bakımından reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu, davacının % 20 oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu iş kazası nedeniyle %37,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle; "Açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, 1-Maddi tazminat talebi bakımından, 609.705,60 TL'nin olay tarihi olan 02.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat talebi bakımından, 85.000,00 TL'nin olay tarihi olan 02.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin kanunların kendisine yüklediği yükümlülüklere uygun davrandığını, buna rağmen bilirkişi raporunda, davalı şirketin kusur oranının %80, davacının kusur oranının ise %20 olarak belirlenmesinin eksik ve hatalı olduğunu, eksik inceleme sonucunda oluşturulan işbu raporun hükme esas teşkil etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bulundurduğunu ve iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitimler verdiğini, dosyaya sunulan deliller ile işbu durumun ispatlanmış durumda olduğunu, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin dışında her bireyin kendi kişisel tedbirlerini almasının da gerektiğini, çalışanlara verilen eğitimler kapsamında davacı dahil tüm çalışanların bu hususta ayrıca bilgilendirildiğini, davalı şirketin iş kazasının meydana gelmemesi adına üzerine düşen tüm yükümlülüklerinin yerine getirdiğini, yaşanan talihsiz olayın davalı şirketin sorumluluklarını yerine getirmediğinden değil davacı tarafın gerekli özeni göstermemiş olmasından kaynaklandığını, davalı şirketin kanunlarda sayılan yükümlülüklerine uygun davranmış olmasına rağmen davacının bildirim yükümlülüğüne aykırı davranarak kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, davalı şirketin davacıya gerekli eğitimleri vermiş olmasına rağmen davacının kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğinden aradaki illiyet bağının kesildiğini, işbu nedenle davalı şirket aleyhine tazminata hükmedilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirketin davacının kendi ihmal ve dikkatsizliği sonucunda sebebiyet vermiş olduğu kaza sonrasında davacının hastane masraflarını ve tedavi giderlerini karşıladığını, çalışmadığı aylarda dahi maaşını eksiksiz olarak yatırdığını, İlk Derece Mahkemesinin davalı şirket aleyhine fahiş miktarda manevi tazminata hükmettiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı için hükmün bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, davalı şirket ile Eureko Sigorta A.Ş. arasında işyeri maluliyet poliçesi bulunduğunu, davacının kendisinin sebebiyet verdiği kazaya ilişkin davalı şirket tarafından ödenmesi gereken bir alacak kaleminin bu sebeple bulunmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre dava dilekçesinde davacının 300.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında kabul edilen manevi tazminat miktarının 85.000,00 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 ,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.