3. Hukuk Dairesi 2021/7309 E. , 2021/11829 K. "" Davacılar ... vd. ile davalı ... aralarındaki alacak davasına dair Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22/03/2019 tarihli ve 2018/1017 E. 2019/481 K. sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 20/05/2021 tarihli ve 2020/11519 E. 2021/5133 K. sayılı karara karşı, davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup g…
**3. Hukuk Dairesi 2021/7309 E. , 2021/11829 K.** **"İçtihat Metni"** Davacılar ... vd. ile davalı ... aralarındaki alacak davasına dair Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22/03/2019 tarihli ve 2018/1017 E. 2019/481 K. sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 20/05/2021 tarihli ve 2020/11519 E. 2021/5133 K. sayılı karara karşı, davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; mirasbırakanları eczacı ...’nın vefatı üzerine, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 8.maddesi uyarınca, kendileri adına eczanenin işletilmesi için davacılardan ...’ın mesul müdür olarak tayin edildiğini, davalı kurumun 28/11/2008 tarihli yazısı ile 2008 yılı Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün (6.3.13.) maddesi dayanak gösterilerek sözleşmenin 2 yıl süreyle feshedildiğinin bildirildiğini, kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; sözleşmenin feshine yönelik kurum işleminin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, mevcut zarar ve kar kaybından dolayı şimdilik 8.000 TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişler; 31/01/2014 tarihli dilekçeleri ile tazminata yönelik talep ve dava haklarının atiye bırakıldığını bildirmişlerdir. Davalı; davaya konu kurum işleminin yasal mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin feshine yönelik kurum işleminin iptaline; tazminat istemiyle açılan davada karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hüküm, tarafların temyizi üzerine; Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 23/06/2014 tarihli ve 2014/19942 E. 2014/20627 K. sayılı kararıyla; “...Kısa kararda “Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmasına rağmen gerekçeli kararın hüküm kısmında “fesih işleminin iptaline, maddi zarar talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde hüküm kurulmuş olması, açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki oluşturulması HMK 297. maddesine aykırıdır...” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece; davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin feshine yönelik kurum işleminin iptaline, tazminat istemiyle açılan davada karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hüküm, tarafların temyizi üzerine; Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 17/09/2018 tarihli ve 2016/176 E. 2018/8025 K. sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak genel mahkeme sıfatıyla yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, sözleşmenin feshine yönelik kurum işleminin iptaline, tazminat