Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/2004 E. , 2024/2040 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/2004 Karar No : 2024/2040 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı/... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının tem…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/2004 E. , 2024/2040 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/2004 Karar No : 2024/2040 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı/... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, .. Metal İnşaat Ticaret Limited Şirketine ait faturaların adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı düzenlendiği yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararına dayanılarak 2018 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Sözü edilen şirketin banka işlerini takip eden davacının adi ortaklık şeklinde sahte fatura düzenlediğini ortaya koyan somut bir tespit bulunmadığından yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş; 30. maddesinin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halinde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunacağı hükme bağlanmış; aynı Kanun'un 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu öngörülmüştür. Dava konusu tarhiyatın dayanağını oluşturan ve ... Metal İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nin 2018 yılına ait hesap ve işlemlerinin incelendiği ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunda, söz konusu şirketin işlenmemiş ağaç, atık hurda, dönüştürülebilir malzemeler ve benzeri ürünlerinin bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan satışını yapan aracılar işi ile iştigal etmek üzere tesis ettirdiği, mükellefiyet kaydının 30/04/2018 tarihinde idarece re'sen terkin edildiği, şirketin tek ortağı ve temsilcisinin ... olduğu, şahsın ortağı ya da temsilcisi olduğu diğer firmaların da re'sen terkin edildiği, inceleme dönemi olan 2018 yılı defter ve belgelerinin ibraz edilmediği, vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken vergi borcunun 15.251,80-TL olduğu ve herhangi bir ödemenin bulunmadığı, 26/12/2017 ve 28/12/2017 tarihlerinde iş yeri adresinde yapılan yoklamalarda, şirketin faaliyetine başlamadığının tespit edildiği, 02/01/2018 tarihinde yapılan yoklamada, şirketin faaliyete başladığı, emtia ve çalışan bulunmadığı, ofis malzemelerinden ibaret olduğu, 30/05/2018 tarihli yoklamada şirketin belirtilen adreste faal olmadığı, adreste başka bir firmanın faaliyet gösterdiği, 06/06/2018 tarihinde şirket temsilcisinin ikametgah adresinde yapılan yoklamada şahsa ulaşılamadığı, eşi ile yapılan görüşmede herhangi bir bilgi alınamadığı hususlarının tespit edildiği, 2018 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ait matrahının 53.151.769,32-TL olduğu, mükellefin alış ve satış yaptığı mükelleflerden birçoğu hakkında sahte belge düzenleme olumsuz tespitinin bulunduğu, ayrıca bu firmaların organizasyon halinde birbirleri ile alışveriş yaptıkları, çalışanlarının ortak olduğu diğer firmalar hakkında da olumsuz tespitler bulunduğu, şirket çalışanlarının farklı şirketlerde ortaklığının bulunduğu, bu firmaların büyük kısmının re'sen terk olduğu, ayrıca ...'ın ortağı olduğu şirketin sahte belge kullanma ve adresinde bulunmama nedeniyle özel esaslarda olduğu, mükellef şirket hakkında bilgi almak için bu şahsın ifadesine başvurulduğu, sözü edilen şirkette 2018/Nisan-2019/Mart dönemleri arasında çalıştığını, şirketin bankadaki çek, ödeme, müşteri çeki tahsil etme, şirket adına para tahsil etme işlerini yaptığını, işlerin tamamını şirket sahibinin talimatıyla gerçekleştirdiğini ticaretin tamamının banka üzerinden yapıldığı ve gerçek olduğu hususlarını beyan ettiği, şirketin banka işlemleri incelendiğinde 2018 yılında toplam 3 işlemle 2.469,00-TL'lik işlem yapıldığı, çek tahsilatlarının ...'in banka hesabı üzerinden yapıldığı, şirket muhasebecilerinin ..., ..., ..., ... olduğu ve haklarında çok sayıda mali disiplin görüş ve öneri raporu bulunduğu, 2018 yılında şirket temsilcisi ... tarafından iki ayrı firma kurularak yaklaşık 500 milyon TL'lik fatura düzenlenmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle gerek çalışanı olarak gözüken gerekse yüksek tutarlı çekleri tahsil eden ..., ..., ... ve ...'ın ... ile birlikte sahte belge düzenlediği kanaatine ulaşıldığı tespitlerine yer verilmiştir. 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (B) bendinde yazılı kural, söz konusu rapordaki saptamaların maddi delil olarak kabulünü gerektirmektedir. Söz konusu tespitler adı geçen şirketin faturalarının komisyon karşılığı düzenlenen sahte fatura olduğunu kanıtlamaya yeterli olduğu gibi davacının da bu organizasyonun içinde bulunduğunu gösterdiğinden olayda davacı ile diğer şahıslar yönünden adi ortaklık tesis edilmesi için gerekli şartlar var olduğundan yazılı gerekçeyle tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin karara yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki kararın, tarh matrahının hukuka uygunluğu yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.