Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bund
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ------- isimli şirketin %50 pay sahibi olduğunu, şirketin ---- tarihinde tescil edildiğini, diğer %50 pay sahibi olan ----- şirketin kurulduğu andan itibaren şirket müdürü olarak faaliyet gösterdiğini, restoran işletmeciliği olarak kurulan şirketin kuruluş sonrası gelir-gider dengesi sağlanmasına karşılık bir süre sonra şirket müdürü olan - ---- idare temsil yetkisinin kullanılmasındaki ağır ihtimalleri ve basiretsizlikleri neticesinde şirketin gelir gider dengesinin bozulduğunu, personelin sigortaları ve maaşlarının ödememeye başlandığını hatta işletmenin faaliyet gösterdiği mecurun kiralarının ödenmemesi neticesinde fiili hacizlere maruz kaldığını, şirketin banka hesaplarına hacizler konduğunu, %50 pay sahibi müdürün restoranı tamamen kapatarak ortadan kaybolduğunu, ------ temsil yetkisine sahip bir çalışan üzerinden yeni hesap açtığını ve şirkete ait tüm alacakların bu hesaplar üzerinden geldiğini, müvekkilinin tüm bu durumlardan şirket borca battıktan sonra haberdar olduğunu, öyle ki çalışanların ödenmeyen prim borçlarını da en son vergi barışında yapılandırarak kendi payına düşen kısmı şahsen ödemek zorunda kaldığını, müvekkiline şirket borcundan dolayı İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı dosyasından birinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, diğer ortağın kişisel çıkarlarının ön plana çıktığını, şirketi idare edemediği için de zarara uğradığını, müvekkilinin her aşamada şirketten dışlandığını, tüm yaşananların şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinin imkansız olduğunu ve şirketin kuruluş amacının ortadan kalktığını ortaya konduğunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638. Maddesinde yer alan hükme göre her ortağın haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi husunda dava açabileceğini belirtip müvekkilinin şirket ortaklığından çıkması kararı verilmesine ayrıca dava süresinde ortaklıktan doğan borçlarının tümünün dondurulmasına ve müvekkilinin durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.