Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5513 E. , 2024/8226 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5513 Karar No : 2024/8226 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Bölge İdare Mahkemesi ...…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5513 E. , 2024/8226 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5513 Karar No : 2024/8226 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yerine getirilirken davalı idarece eksik faiz ödendiğinden bahisle eksik faiz ödemesine ilişkin işleminin iptali ile eksik ödenen faizin, anılan kararının idarece yerine getirilme süresinin dolduğu 03/08/2018 tarihinden ödemenin gerçekleşeceği tarihe kadar işleyecek tecil faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; ... Vergi Mahkemesince, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen bozma kararına uyulmak suretiyle verilen 14/01/2016 tarih ve E:2016/84, K:2016/31 sayılı kabul kararı uyarınca davacı şirket tarafından 03/11/2011 tarihinde vergi dairesine ödenen tutarın 03/03/2016 tarihinde iade edildiği, iade edilen tutara ilişkin olarak davacıdan tahsil edildiği tarih ile davacıya iade edildiği tarih arasında geçen süre için hesaplanacak faizin, davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davada, ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kısmen kabul, kısmen ret kararıyla, verginin davacıdan tahsil edildiği tarih ile davacıya iade edildiği tarih arasındaki süre için hesaplanacak faizin davacıya verilmesine hükmedilirken, anılan faizin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizinin de verilmesi talebi yönünden, faize faiz yürütülemeyeceği gerekçesiyle davanın bu kısmının reddedildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf incelemesi neticesinde... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davalı istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği, davalı idarece, mahkeme kararı gereği davacı şirkete iade edilen tutara tahsil tarihi olan 03/11/2011 tarihinden iade tarihi olan 03/03/2016 tarihine kadar 5.907.131,73 TL yasal faiz hesaplandığı, bu tutar üzerinden faiz istemli olarak ... Vergi Mahkemesinde açılan dava tarihi olan 01/04/2016 tarihi ile istinaf incelemesi neticesinde verilen ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının davalı idareye tebliğ edildiği 04/07/2018 tarihine kadar 1.200.199,70 TL yasal faiz hesaplanıp ödendiği, söz konusu ödemenin dava tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar işleyecek faizi birlikte yapılması gerektiğinden eksik ödeme yapıldığından bahisle 04/12/2018 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, bu başvurunun reddedildiği; ... Vergi Mahkemesinin anılan kararı uyarınca hesaplanan ve yasal faiz niteliğinden sıyrılıp tazminat niteliğine bürünen 5.907.131,73 TL'lik tutara 01/04/2016 tarihinden 04/07/2018 tarihine kadar işletilen 1.200.199,70 TL' lik yasal faizin 13/11/2018 tarihli ödeme emri belgesiyle ödendiği ancak söz konusu ödemenin ... Vergi Dava Dairesinin belirtilen vergi aslı nedeniyle hesaplanacak faiz tutarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesine ilişkin kararı dikkate alındığında eksik yapıldığı, davacı tarafından ise işbu davada, ödenmeyen faiz tutarının tecil faizi ile birlikte ödenmesinin istediği, davalı idarece, yargı kararı doğrultusunda ödenmesi gereken yasal faiz eksik ödendiğinden, davacının ödenmeyen faiz tutarının tecil faiziyle birlikte ödenmesini istemesinde, davacının herhangi bir kusuru bulunmadığından yasal isabetsizlik bulunmadığı, bu durumda, ... Vergi Mahkemesinin belirtilen kararı uyarınca davacı şirkete ödenen ve artık tazminat niteliği kazanan 5.907.131,73 TL yasal faiz tutarı üzerinden davacının talebi doğrultusunda 03/08/2019 tarihinden itibaren ödemenin fiilen yapılacağı tarihe kadar hesaplanacak tecil faizinden önceden ödenen 1.200.199,70 TL' nin mahsup edilerek kalan tutarın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkeme kararında faizin tazminat niteliğine büründüğü ve bu tazminata ödemenin yapılacağı tarihe kadar tecil faizi hesaplanması gerektiğinin belirtildiği, tecil faizinin vergi hukukunda uygulanan bir faiz türü olduğu, 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesinde tanımlandığı, ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinde de mahkeme kararına göre iade edilecek vergilerde de uygulanacağının belirtildiği, dolayısıyla tecil faizi ödenmesi için öncelikle mükellefe iade edilmesi gereken bir vergi aslının olması gerektiği, oysa mahkeme kararında mükellefe mahkeme kararına göre ödenen faizin tazminat olarak değerlendirildiği ve vergi yasalarında olmayan vergi, resim, harç kapsamında da değerlendirilemeyecek bir tanımlamaya gidildiği, vergi yasalarında hüküm bulmayan “tazminat”a, vergi yasalarında hüküm bulan “tecil faizi” hesaplanmasının bu yönüyle kendi içerisinde çelişki yarattığı, ayrıca tecil faizinin ödemenin yapılacağı tarihe kadar hesaplanması durumunun da 213 sayılı Kanun'un 112. maddesindeki düzenlemeye aykırı olduğu, bununla birlikte kabul anlamına gelmemekle birlikte burada ödenmesi gereken faizin tecil değil, yasal temerrüt faizi olması gerektiği, bu durumda da faizin başlangıç tarihinin 3095 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil tarihi değil, idareye başvuru tarihi olması gerektiği, öte yandan söz konusu bu faize faiz de yürütülemeyeceği, mükelleften tahsil edilen ancak yargı kararlarına göre iade edilmesi gereken faiz için, idare tarafından ayrıca faiz ödenmesini gerektirecek bir kanun hükmünün de bulunmadığı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/6. maddesinde belirtilen tazminatın ise, tam yargı davası niteliğinde olan tazminat talebi olarak açılan davalarda söz konusu olduğu, işbu davada Mahkemece faizin nitelendirilmesi sonucu tazminata dönüştüğünden bahisle sonradan mahkeme kararıyla belirlenen tazminat olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi'nin...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yerine getirilirken davalı idarece eksik faiz ödendiğinden bahisle eksik faiz ödemesine ilişkin işleminin iptali ile eksik ödenen faizin, anılan kararının idarece yerine getirilme süresinin dolduğu 03/08/2018 tarihinden ödemenin gerçekleşeceği tarihe kadar işleyecek tecil faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına istinaden davalı idarece faiz hesaplanmaksızın iade edilen 2009 yılına ilişkin kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan 15.143.300,19 TL'ye ilişkin, tahsil tarihi olan 03/11/2011 tarihinden iade tarihi olan 03/03/2016 tarihine kadar hesaplanacak yasal faizin ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile hesaplanan faiz alacağının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, yersiz tahsil edilen tutarın, tahsil edildiği tarihten, iade edildiği tarihe kadar işleyecek yasal faizinin davacı şirkete ödenmesine, dava konusu faiz alacağına, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talebi yönünden ise davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu kabul ederek Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmını kaldırıp davanın bu kısım yönünden de kabulü ile vergi aslı nedeniyle hesaplanacak faiz tutarının, dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının faiz alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2018/7834, K:2022/4034 sayılı kararıyla bozulduğu, diğer kısmının onandığı, ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararı ile söz konusu bozma kararına uyulmayarak, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozmaya konu hüküm fıkrasında ısrar edildiği, anılan karara karşı davalı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 06/03/2024 tarih ve E:2023/950, K:2024/104 sayılı kararıyla, faizin tazminat olarak değerlendirilmesi suretiyle, davalı tarafından ödenmesi gereken faizin zamanında ödenmemiş olması nedeniyle söz konusu faiz alacağının davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesi gerektiği yolundaki ısrar kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kararının bozulduğu, bunun üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ...Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı sayılı kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu istemin ve temyize konu kararın dayandığı ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı sonrasında yukarıda bahsedilen yargılama aşamalarında verilen kararlar sonucunda oluşan hukuki durum dikkate alınmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.