Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/9023 E. , 2024/9350 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/9023 Karar No : 2024/9350 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, HSK başmüfettişi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası i
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/9023 E. , 2024/9350 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/9023 Karar No : 2024/9350 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, HSK başmüfettişi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Savunma hakkı ve adil yargılanma hakkının kısıtlandığı, mesleğini titiz ve dikkatli bir şekilde icra ettiği, Nazilli Adliyesinin denetimi dışında hakkında hiç bir şikayet olmadığı, denetlenen yargı mensuplarının %35 i hakkında "60 ile 68" arası puana denk gelecek şekilde "gelişme gerekli "notları verildiği, somut bilgi ve belgelere dayanılarak yapılan denetim sonucunda adil, dürüst ve hakkaniyetli bir şekilde ölçeklendirme yapıldığı, yürürlükteki Teftiş Yönetmeliğine uygun olarak denetim raporu hazırladığı, hazırladığı denetim dosyasının Teftiş Kurulu tarafından mevzuata uygun olduğuna karar verilerek onaylandığı, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu ve iptaline karar verilmesi gerektiği iddia edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının, disiplin cezasına konu eylemlerini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği ve anılan eylemlerinin nitelik ve ağırlık itibarıyla mesleğin şeref ve onurunu bozacak veya mesleğe olan genel saygı ve güveni zedeleyecek nitelikte olduğu, sübuta eren filleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI...NIN DÜŞÜNCESİ : Elazığ Hâkimi iken, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve K:... sayılı kararı ile (FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek) 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairenin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarihli ve E:..., K:...sayılı kararının iptali istenilmektedir. T.C. Anayasasının 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinde ;"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. "hükmüne yer verilmiştir. Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Dosyanın incelenmesinden, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun başmüfettişi olarak görev yaptığı sırada 2008-2011 dönemini kapsayan denetim sonucu müşteki hakkında düzenlediği PDGF'nin ve verdiği puanın birinci sınıf olmasını engelleyerek mağduriyetine neden olduğu, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarihli ve ...sayılı kararıyla aynı Dairenin ... sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen ... Esas No'lu dosyada da ...'in, ...'ın ve ...'ın şikayetlerinde belirtilen usul ve yasaya aykırı yaptığı işler veya davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırdığı" yönündeki iddiaların soruşturulduğu, isnat olunan eylemlere ilişkin soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda; dosyada mevcut soruşturma raporları, alınan beyanlar ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler dikkate alındığında HSK 2. Dairesince; "... ilgilinin 28/06/2011-07/10/2011 tarihleri arasında HSYK Başmüfettişi olarak Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mahkemelerinin denetimini yaptığı, denetim sonucunda ... hakkında 07/10/2011 tarihli PDGF ile not olarak 64 takdir edildiği ve sonucun 'Gelişme Gerekli" olarak değerlendirildiği, dayanak belge olarak da 39 sayfa tavsiyeler listesinin eklendiği, müşteki tarafından itiraz edilmesi üzerine 21/06/2012 tarihli PDGF'nin düzenlendiği ve notun da 66'ya yükseltilerek değerlendirme sonucunun "Gelişme Gerekli" olarak belirlendiği, dayanak belge olarak ise 27 sayfa imsiyeler listesine yer verildiği, müştekinin bu nota da itiraz etmesi üzerine 26/02/2013 tarihli PDGF'nin düzenlendiği, not olarak 68 puan takdir edilerek sonucun yine 'Gelişme Gerekli” olarak değerlendirildiği, dayanak belge olarak ise 19 sayfa tavsiyeler listesinin eklendiği, müşteki ... hakkında itirazlar üzerine üçüncü defa takdir edilen 68 puan ile "Gelişme Gerekli” şeklindeki 26/02/2013 tarihli PDGF'nin iptali talebiyle açılan dava neticesinde ...İdare Mahkemesinin ... (cırihli...esas ve ... sayılı kararı ile işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu PDGF'nin ve notun iptaline karar verildiği, müşteki ... hakkında 07/10/2011 tarihli PDGF ile not olarak 65 takdir edildiği ve sonucun "Gelişme Gerekli" olarak değerlendirildiği, müşteki tarafından itiraz edilmesi üzerine 05/07/2012 tarihli PDGF'nin düzenlendiği ve notun da 68'e yükseltilerek değerlendirme sonucunun "Gelişme Gerekli" olarak belirlendiği, müşteki ... hakkında itiraz üzerine takdir edilen 68 puan ile "Gelişme Gerekli" şeklindeki 05/07/2012 tarihli PDGF'nin iptali talebiyle açılan dava neticesinde... İdare Mahkemesinin ... tarihli...esas ve...sayılı kararı ile işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu PDGF'nin ve notun iptaline karar verildiği, müşteki ... hakkında 07/10/2011 tarihli PDGF ile not olarak 65 takdir edildiği ve sonucun "Gelişme Gerekli” olarak değerlendirildiği, müşteki tarafından itiraz edilmesi üzerine 21/06/2012 tarihli PDGF'nin düzenlendiği ve notun da 68'e yükseltilerek değerlendirme sonucunun "Gelişme Gerekli” olarak belirlendiği, müşteki hakkında itiraz üzerine takdir edilen 68 puan ile "Gelişme Gerekli" şeklindeki 21/06/2012 tarihli PDGF'nin iptali talebiyle açılan dava neticesinde İdare Mahkemesince işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu PDGF'nin ve notun iptaline karar verildiği, müşteki ... hakkında 07/10/2011 tarihli PDGF ile not olarak 65 takdir edildiği ve sonucun "Gelişme Gerekli” olarak değerlendirildiği, müşteki tarafından itiraz edilmesi üzerine 21/06/2012 tarihli PDGF'nin düzenlendiği ve notun da 67 'ye yükseltilerek değerlendirme sonucunun "Gelişme Gerekli" olarak belirlendiği, müşteki hakkında itiraz üzerine takdir edilen 67 puan ile "Gelişme Gerekli” şeklindeki 21/06/2012 tarihli PDGF'nin iptali talebiyle açılan dava neticesinde ... idare Mahkemesinin ... tarihli ... esas ve... sayılı kararı ile işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu PDGF'nin ve notun iptaline karar verilmesi nedeniyle söz konusu eylemlerin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte"olduğundan ilgilinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İncelenen soruşturma dosyasından, davacının soruşturmaya konu eylemlerin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğunun sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 05/06/2024 tarihinde, davacı ...vekili Av. ...'ın ve davalı idare vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı, gelen taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı hakkında yaptığı işler ve davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırdığı, HSK Başmüfettişi olarak görev yaptığı sırada Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mahkemelerinde 07.10.2008-28.06.2011 dönemini kapsayan denetim sonucunda müştekiler hakkında düzenlediği performans değerlendirme ve geliştirme formlarının ve verdiği puanların teftiş tüzüğü ve yönetmeliği ile kısmen de içerik olarak gerçeğe aykırı olduğu, müştekilerden K.A.'nın Nisan 2013 defterinden birinci sınıf olmasını da engelleyerek mağduriyetine neden olduğu iddialarıyla disiplin soruşturması başlatılmıştır. Anılan soruşturmalar sonucunda düzenlenen 06/07/2018 tarihli soruşturma raporları üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "... dosyada mevcut soruşturma raporları, alınan beyanlar ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler dikkate alındığında; ilgilinin 28/06/2011-07/10/2011 tarihleri arasında HSYK Başmüfettişi olarak Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mahkemelerinin denetimini yaptığı, denetim sonucunda ... hakkında 07/10/2011 tarihli PDGF ile not olarak 64 takdir edildiği ve sonucun "Gelişme Gerekli" olarak değerlendirildiği, dayanak belge olarak da 39 sayfa tavsiyeler listesinin eklendiği, müşteki tarafından itiraz edilmesi üzerine 21/06/2012 tarihli PDGF'nin düzenlendiği ve notun da 66'ya yükseltilerek değerlendirme sonucunun "Gelişme Gerekli" olarak belirlendiği, dayanak belge olarak ise 27 sayfa tavsiyeler listesine yer verildiği, müştekinin bu nota da itiraz etmesi üzerine 26/02/2013 tarihli PDGF'nin düzenlendiği, not olarak 68 puan takdir edilerek sonucun yine "Gelişme Gerekli" olarak değerlendirildiği, dayanak belge olarak ise 19 sayfa tavsiyeler listesinin eklendiği, müşteki ... hakkında itirazlar üzerine üçüncü defa takdir edilen 68 puan ile "Gelişme Gerekli" şeklindeki 26/02/2013 tarihli PDGF'nin iptali talebiyle açılan dava neticesinde... İdare Mahkemesinin...tarihli ...esas ve ... sayılı kararı ile işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu PDGF'nin ve notun iptaline karar verildiği, Davacı tarafından yapılan söz konusu denetimde; müşteki ... hakkında 07/10/2011 tarihli PDGF ile not olarak 65 takdir edildiği ve sonucun "Gelişme Gerekli" olarak değerlendirildiği, müşteki tarafından itiraz edilmesi üzerine 05/07/2012 tarihli PDGF'nin düzenlendiği ve notun da 68'e yükseltilerek değerlendirme sonucunun "Gelişme Gerekli" olarak belirlendiği, müşteki ... hakkında itiraz üzerine takdir edilen 68 puan ile "Gelişme Gerekli" şeklindeki 05/07/2012 tarihli PDGF'nin iptali talebiyle açılan dava neticesinde... İdare Mahkemesinin... tarihli ... esas ve ...sayılı kararı ile işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu PDGF'nin ve notun iptaline karar verildiği, Aynı denetimde; müşteki ... hakkında 07/10/2011 tarihli PDGF ile not olarak 65 takdir edildiği ve sonucun "Gelişme Gerekli" olarak değerlendirildiği, müşteki tarafından itiraz edilmesi üzerine 21/06/2012 tarihli PDGF'nin düzenlendiği ve notun da 68'e yükseltilerek değerlendirme sonucunun "Gelişme Gerekli" olarak belirlendiği, müşteki hakkında itiraz üzerine takdir edilen 68 puan ile "Gelişme Gerekli" şeklindeki 21/06/2012 tarihli PDGF'nin iptali talebiyle açılan dava neticesinde İdare Mahkemesince işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu PDGF'nin ve notun iptaline karar verildiği, Yine davacı tarafından yapılan söz konusu denetimde; müşteki ... hakkında 07/10/2011 tarihli PDGF ile not olarak 65 takdir edildiği ve sonucun "Gelişme Gerekli" olarak değerlendirildiği, müşteki tarafından itiraz edilmesi üzerine 21/06/2012 tarihli PDGF'nin düzenlendiği ve notun da 67'ye yükseltilerek değerlendirme sonucunun "Gelişme Gerekli" olarak belirlendiği, müşteki hakkında itiraz üzerine takdir edilen 67 puan ile "Gelişme Gerekli" şeklindeki 21/06/2012 tarihli PDGF'nin iptali talebiyle açılan dava neticesinde ...İdare Mahkemesinin ... tarihli...esas ve 2013/1451 sayılı kararı ile işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu PDGF'nin ve notun iptaline karar verildiği, Davacı tarafından 28/06/2011-07/10/2011 tarihleri arasında yapılan Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mahkemelerinin denetiminde adı geçen Hâkim ve Cumhuriyet Savcılarına ait olmayan çok sayıda evrak, dosya ve önerinin tavsiyeler listesine alındığı ve verilen "Gelişme Gerekli" şeklindeki olumsuz notlara dayanak yapıldığı, tavsiyeler listesine, PDGF'lere ve dayanak önerilere itiraz edilmesine rağmen ısrarla hatalı tutumda direnildiği, her itirazda çok sayıda dosya tavsiyeler listesinden çıkarılmasına ve hatalar kısmen düzeltilmesine rağmen takdir edilen olumsuz nota bu durumun yansıtılmadığı, bilinçli olarak yanlışta ısrar edildiği, ilgili hakkındaki iddiaların dosya kapsamı itibariyle doğrulandığı, ilgilinin kasıtlı şekilde yaptığı ve sübuta eren bu eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşılmakla; ilgili hakkındaki kovuşturma sonucunun beklenmesine gerek görülmediğinden, ilgilinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına" şeklindeki gerekçe ile davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacının yeniden inceleme ve itiraz başvuruları da reddedilmiştir. Davacı tarafından, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın ve anılan karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. Öte yandan, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu dava konusu disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle davacı hakkında, "Görevi Kötüye Kullanmak" suçundan Yargıtay ...Ceza Dairesinin (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış, kararın henüz kesinleşmediği görülmektedir. Bununla birlikte, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun anılan kararının iptaline karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karar verilmesi istemiyle açtığı davada, Dairemizin 26/10/2020 tarih ve E:2017/5620, K:2020/4700 sayılı kararı ile; "...davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/12/2022 tarih ve E:2021/640, K:2022/3615 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. B) İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir."; 2. fıkrasında, "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. " hükmüne yer verilmiştir. C) İNCELEME VE GEREKÇE: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasına göre, suç teşkil etmeyen ve hükümlülüğü gerektirmeyen fiillerin dahi, “hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” oldukları takdirde, hâkim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracağı kurala bağlanmıştır. Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile HSK müfettişlerince düzenlenen 06/07/2018 tarihli soruşturma raporunun incelenmesinden, davacının başmüfettiş olarak görev yaptığı ve denetim için gittiği Nazilli Adliyesinde teftiş yaptığı dönemde; Yaptığı işler veya davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırdığı, Bu cümleden olarak; 1- A.Ç.’nin şikâyeti yönünden; A) Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı ile Mahkemelerinin 2011 yılındaki denetimi sonrasında, 53 adet derdest dosyası bulunan Nazilli Kadastro Mahkemesinde, personel sayısı yönünden de sıkıntı bulunmamasına rağmen, anılan mahkeme kâtibinin 10.000 TL civarında parayı zimmetine geçirmekten Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanıp cezalandırıldığı hâlde, söz konusu yolsuzluğu görmezden gelerek, bu Mahkeme Hâkimi S.P. hakkında düzenlediği performans değerlendirme ve geliştirme formunda (PDGF) kalem denetimiyle ilgili olarak 80'in üzerinde not vermesine rağmen, müşteki Nazilli Hâkimi A. Ç. ile ilgili olarak düzenlediği PDGF’de, ne şekilde denetimi ihmal ettiği, hangi zarara sebebiyet verdiği gibi somut bilgilere yer vermeksizin kalem denetiminin yetersiz olduğu gerekçesiyle haksız yere 65 not takdir ettiği, B) Nazilli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi Hâkimi O.K.'nın 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait kararlarını, karar yazma süresi olan 15 günden çok sonra yazdığı hâlde, bu durumu görmezden gelerek, adı geçen hâkime 80'in üzerinde not vermesine rağmen, herhangi bir kararını geç yazmayan müşteki hakkında yetersiz olduğundan bahisle not düzenlediği, C) Nazilli İcra Mahkemesinin çift rakamlı dosyaları ile Nazilli Asliye 2. Hukuk Mahkemesine bakmakla yetkili olan müşteki hakkında düzenlediği tavsiyeler listesinde, müştekinin görevine girmeyen tek rakamlı dosyalar ile ilgili tavsiyelerde bulunduğu gibi, söz konusu olmadığı hâlde yurt dışı tebligatların geciktirildiği şeklinde gerçeği yansıtmadığı ileri sürülen yüzlerce dosya ile ilgili olarak pek çok tavsiyede bulunduğu ve bunlardan yüzlercesinin müştekinin itirazı üzerine tavsiyeler listesinden çıkartılmasına neden olmak suretiyle, müştekide kendisinin sahte evrak düzenlediği yönünde algıya sebep olduğu, D) Müştekinin, UYAP üzerinden hangi kararların onama işlemlerinde gecikme gösterdiği hususunda somut dosya numarası belirtmediği, E) Kura ile atanan Nazilli Hâkimi A.T.T. ile ilgili olarak, Nazilli Hâkimi A.Ç.'ye "Ben bu hâkimin hâkimliğini beğenmiyorum, ancak siz onun hakkında İyi dediniz diye iyi veriyorum" şeklinde sözler sarf ederek, tarafsız ve objektif teftiş yapmadığını gösterdiği, 2-S.K.'nın şikâyeti yönünden; A) Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı ile Mahkeme-lerinin 2011 yılındaki denetimi sırasında, müşteki Nazilli eski Hâkimi S.K. ile Yazı İşleri Müdürü Ö.S. ve Mübaşir M.K.B. tarafından vesayet ad defteri ve bu defterdeki Adalet Başmüfettişi M.Y.T.'ye ait 2008 yılına ilişkin "görüldü" kendisine gösterildiği hâlde ve diğer çalışanlara bu defterin tutulup tutulmadığını sormaksızın, düzenlediği tavsiyeler listesinde, "Vesayet ad defterinin geçmiş yıllarda dâhil olmak üzere tutulmadığı beyan ve müşahede edilmiştir." şeklinde haksız yere tavsiyeye konu ettiği, B) Söz konusu olmadığı ve UYAP kayıtlarıyla da doğrulanmadığı hâlde, gerekçeli kararları süresinde yazdırmadığı ve tebliğe çıkarılmasında gecikmelerin olduğundan bahisle, müşteki hakkında düzenlediği performans değerlendirme ve geliştirme formunda (PDGF), haksız yere "Gelişme Gerekli" şeklinde not takdir ettiği, C) Anılan performans değerlendirme ve geliştirme formunun sonuç raporunda gerçeğe aykırı olarak, "Teves sülatı gerektirmemekle birlikte kalem denetimine arzulanan şekilde eğilmediği, bunun sonucu olarak sulh hukuk mahkemesine ait karar dosyalarının; 606 adedinde taraflara tebliğe çıkarılmasında 30 ilâ 714, 78 adedinde kesinleştirme işleminin 30 ilâ 878, 254 adedinde harç tahsil müzekkerelerinin yazılarak merciine gönderilmesinde 60 ilâ 700 güne varan gecikmelere meydan verebildiği gözlemlenmiştir." şeklinde ifadelere yer verdiği, D) Nazilli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi Hâkimi O.K.'nın 2009 yılında 8, 2010 yılında 154 ve 2011 yılında 49 adet olmak üzere toplam 211 adet gerekçeli kararı, karar yazma süresinden çok sonra yazdığı hâlde, adı geçen hâkime 80 veya 89 not takdir ettiği, E) Nazilli Hâkimi A.Ç.'ye ’’Sana iyi verdim. 2. Sulh Ceza Mahkemesi Hâkimi A.T.T.'nin hâkimliğini beğenmiyorum, ona da iyi verdim.” şeklinde sözler sarf ettiği hâlde, hâkimliğini beğenmediği adı geçen hâkime 70'in üzerinde not vermesine rağmen, birinci sınıf olmuş veya birinci sınıfa ayrılmış hâkimlere haksız yere "Gelişme Gerekli” şeklinde not takdir ettiği, 3- A.D.’nin şikâyeti yönünden; A) Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı ile Mahkemelerinin 2011 yılındaki denetimi sırasında, daha önce Kadirli Cumhuriyet Savcılığı yaptığı dönemde denetlediği ve hakkında orta notu verdiği müşteki Nazilli Cumhuriyet Savcısı A.D. hakkında düzenlediği performans değerlendirme ve geliştirme formu (PDGF) dayanak belgesine, örneğin ...,..., ...,..., ..., ..., ... ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve benzeri onlarca dosyada olduğu gibi, adı geçenin uhdesinde bulunan evraktan ziyade, başka Cumhuriyet savcılarının uhdesinde bulunan evrakı yazmak veya sonradan müştekiye verilmekle birlikte daha önce diğer Cumhuriyet savcıları tarafından gerçekleştirilen ve hatalı olduğu değerlendirilen hususların müşteki tarafından yapıldığı şeklinde, kasıtlı olarak müşteki aleyhine doldurmak suretiyle, bu dayanak belgeye istinaden müştekiye PDGF sonuç raporunda haksız yere "Gelişme Gerekli" şeklinde not takdir ettiği gibi asıl hatalı işlemleri yapan ilgili Cumhuriyet savcıları hakkında "İyi” not verdiği, B) Nazilli Cumhuriyet Başsavcısı tarafından görüldüden sonra iade edilen 2009/3274 sayılı dosyanın iddianamesi müşteki tarafından düzenlenmediği hâlde, onunla ilgili PDGF'nin dayanak belgesine aldığı gibi, müştekinin tanzim ettiği ...sayılı dosyadaki iddianamede iade edilmediği hâlde onu da dayanak belgede iade edilmiş gibi gösterdiği, C) Nazilli Cumhuriyet Başsavcısı tarafından görüldüden sonra iade edilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin ...sayılı dosya müştekiye ait olmadığı hâlde, müştekiye aitmiş gibi göstererek aleyhine düzenlediği nota dayanak yaptığı gibi, anılan dosya kendisine ait olan Cumhuriyet Savcısı T.B.'ye ise "İyi" not verdiği, D) Müşteki tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların tebliğine İlişkin olarak, yasal süresi içinde tebligat işlemlerinin gerçekleştirilmesine rağmen, ..., ..., ... gibi toplam yirmi bir adet dosyada, tebliğe çıkarma tarihleri 2010 yılı olmasına rağmen, bunu 2011 yılı olarak bir yıl geriye çekmek suretiyle, müşteki aleyhine değerlendirme yaptığı gibi,..., ... sayılı dosyalarda tebligatların gerçekleştirilmesine rağmen, tebligat yapılmadığından bahisle müşteki aleyhine dayanak belgeye yazdığı, E) Müşteki tarafından verilen yetkisizlik kararlarına ilişkin olarak, evrakın yetkili yere gönderilmesi amacıyla Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı muhabere bürosuna yasal süresi içinde verilmesine rağmen,..., ...,..., ...,..., ... gibi toplam yetmişbeş adet dosyada, evrakın geç gönderildiğinden bahisle müşteki aleyhine değerlendirme yaptığı, F) Müşteki tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek sonuçlandırılan, örneğin, ...,..., ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ..., ... gibi toplam ellidokuz adet dosyada, işlemsizlik sürelerini dosya kapsamına aykırı olarak ve müşteki aleyhine sonuç doğuracak şekilde dayanak belgeye yazdığı, G) Nazilli Kadastro Mahkemesinde zabıt kâtibi olarak görev yapan H.G.'nin "zimmet, görevi kötüye kullanma" suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...esas sayısına kayden yargılanıp cezalandırıldığı hâlde, müştekiye kalem denetimini yapmadığından bahisle düşük not takdir etmesine rağmen, anılan mahkeme hâkimine yüksek not verdiği yönünde algıya sebep olduğu, İddialarıyla disiplin soruşturmasına başlanmıştır. Öte yandan; şikayetçi A.Ç. hakkında düzenlenen 07/10/2011 tarihli PDGF ile 65 notunun takdir edildiği, sonucun Gelişme Gerekli olarak değerlendirildiği, itiraz üzerine yeniden 05/07/2012 tarihli PDGF’nin düzenlendiği ve notun 68’e yükseltildiği, değerlendirme sonucunun Gelişme Gerekli olarak belirlendiği, 68 puan ile Gelişme Gerekli şeklinde düzenlenen 05/07/2012 tarihli performans değerlendirme ve geliştirme formunun, (PDGF) açılan dava üzerine... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararı ile işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, şikayetçi ... hakkında düzenlenen 07/10/2011 tarihli PDGF ile 65 notunun takdir edildiği, sonucun Gelişme Gerekli olarak değerlendirildiği, itiraz üzerine 21/06/2012 tarihli PDGF ile notun 68’e yükseltildiği, değerlendirme sonucunun Gelişme Gerekli olarak belirlendiği, takdir edilen 68 puan ile Gelişme Gerekli şeklinde düzenlenen performans değerlendirme ve geliştirme formunun, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği; şikayetçi ... hakkında 07/10/2011 tarihli PDGF ile not olarak 65 takdir edildiği ve sonucun "Gelişme Gerekli" olarak değerlendirildiği, itiraz edilmesi üzerine 21/06/2012 tarihli PDGF'nin düzenlendiği ve notun da 68'e yükseltilerek değerlendirme sonucunun "Gelişme Gerekli" olarak belirlendiği, itiraz üzerine takdir edilen 68 puan ile "Gelişme Gerekli" şeklindeki 21/06/2012 tarihli PDGF'nin iptali talebiyle açılan dava neticesinde ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K: ...sayılı kararı ile işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, şikayetçi ... hakkında düzenlenen 07.10.2011 tarihli PDGF ile 65 notunun takdir edildiği, sonucun Gelişme Gerekli olarak değerlendirildiği, itiraz üzerine yeniden 21/06/2012 tarihli PDGF’nin düzenlendiği ve notun 67’ye yükseltildiği, değerlendirme sonucunun Gelişme Gerekli olarak belirlendiği, takdir edilen 67 puan ile Gelişme Gerekli şeklinde düzenlenen 21.06.2012 tarihli performans değerlendirme ve geliştirme formunun, açılan dava üzerine ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:...ve K:... sayılı kararı ile hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesi ile iptaline karar verildiği görülmüştür. Nitekim, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başmüfettişlik unvanına sahip olabilmek için asgari beş yıllık müfettişlik görevinin fiilen yapılması gerektiği, bu süre içerisinde pek çok denetim ve soruşturma görevi ifa edilerek geniş tecrübe kazanıldığı, davacının da Teftiş Kurulu Başkanlığında uzun yıllar müfettiş ve başmüfettişlik vazifelerinde bulunduğu, Nazilli Adalet Daireleri ile Hâkimliklerinin denetimini yapmak üzere de 2011 yılı içerisinde görevlendirildiği, tecrübesi göz önüne alındığında, Nazilli denetiminde adı geçen Hâkim ve Cumhuriyet Savcılarına ait olmayan çok sayıda evrak, dosya ve önerinin tavsiyeler listesine alındığı ve verilen "Gelişme Gerekli" şeklindeki olumsuz notlara dayanak yapıldığı, tavsiyeler listesine, PDGF'lere ve dayanak önerilere itiraz edilmesine rağmen ısrarla hatalı tutumda direnildiği, her itirazda çok sayıda dosya tavsiyeler listesinden çıkarılmasına ve hatalar kısmen düzeltilmesine rağmen takdir edilen olumsuz nota bu durumun yansıtılmadığı, bilinçli olarak yanlışta ısrar edildiği şeklinde sübuta eren bu eylemlerin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. D) KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.