Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6422 E. , 2024/2231 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6422 Karar No : 2024/2231 DAVACI : ...Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 1)Milli Eğitim Bakanlığı'nın 14/08/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliğinin 3. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle ve 14. maddesi ile bu m…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6422 E. , 2024/2231 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6422 Karar No : 2024/2231 DAVACI : ...Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 1)Milli Eğitim Bakanlığı'nın 14/08/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliğinin 3. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle ve 14. maddesi ile bu maddeye dayanılarak çıkarılan, 2)Milli Eğitim Bakanlığı'nın 31/08/2020 tarihli Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Yönergesinin bir bütün olarak şekil ve yetki yönünden, 3. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle ve 3. maddesinin (ı) bendinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 3. maddesinde psikologların zorunlu personel arasında sayılmadığı, psikolog tanımının ilgili Yönetmelikte düzenlenmemesinin hukuka aykırı olduğu, önceki düzenlemelerde açıkça psikologların zorunlu personel arasında düzenlendiği ve görevlerinin sayıldığı, ancak bu Yönetmelikte tanımının dahi yapılmadığı, Yönetmeliğin 14. maddesi ile rehberlik ve araştırma merkezlerinin faaliyetlerinin düzenlenmesinin Yönergeye bırakılmasının 30/05/1997 tarih ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı olduğu, bu Kanun Hükmünde Kararname'de özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim hakkıyla ilgili hususların açıkça yönetmelikle düzenleneceği yer almasına rağmen iptali istenen Yönetmeliğin 14. maddesi ile Yönerge ile düzenleneceğine karar verilmesinin üst hukuk normuna aykırı olduğu bu sebeple bu maddeye dayanılarak çıkartılan Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Yönergesinin bir bütün olarak şekil ve yetki yönünden iptal edilmesi gerektiği, Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Yönergesi'nin tanımlar başlıklı 3. maddesinin (k) bendi ile Özel Öğretim Hizmetleri Bölümünün zorunlu personeli olarak Özel Eğitim Öğretmenleri, (m) bendi ile de rehberlik ve danışma hizmetleri bölümünün zorunlu personeli olarak Rehber öğretmen/psikolojik danışmanlar belirlenmişken psikologlara hiçbir şekilde yer verilmemesinde eksik düzenleme bulunduğu, yine aynı maddenin (ı) bendinde klinik psikolog tanımının 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcraasına Dair Kanun'un 13. maddesinde yer alan "klinik psikolog psikoloji veya psikolojik danışma ve rehberlik lisans eğitimi üzerine klinik ortamlarda gerekli pratik uygulamaları içeren klinik psikoloji yüksek lisansı veya diğer lisans eğitimleri üzerine psikoloji veya klinik psikoloji yüksek lisansına ilaveten klinik psikoloji doktorası yapan sağlık meslek mensubudur" düzenlemesine aykırı olduğu iddia edilmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Davacının yürürlükte olmayan mevzuatlara atıfta bulunarak dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin iptalini istediği, psikologların hem özel eğitim hizmetleri bölümünün hem de rehberlik hizmetleri bölümünün zorunlu personel olduğuna ilişkin hükümlerin yer aldığı söz konusu Yönetmeliklerin yürürlükten kaldırıldığı, psikoloji alanında çalışacak personele klinik psikolog olarak yer verilmesinin nedeninin, Bakanlığın 2023 vizyon belgesinin rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin yeniden yapılandırılması hedefinin altıncı maddesinde yer alan RAM’ların yapısı ve sunduğu hizmetler, merkezin işlevleri temelinde yeniden yapılandırılacağından yeni kurguda, rehberlik ve araştırma merkezlerinde sunulan rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin eğitim kurumlarından farklı olarak üçüncül önleme hizmeti de vermesinin sağlanmasının hedeflendiği, dava konusu edilen yönergenin bir üst norm olan 573 sayılı Kanuna aykırı olmadığı, dava konusu Yönetmelik ve Yönerge ile yapılan düzenlemenin kapsamı ve düzenlenen alanlar ile sınırı göz önüne alındığında kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak çıkarıldığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen reddine, kısmen iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 14.08.2020 tarihli ve 31213 resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliğinin 3. maddesinin eksik düzenleme sebebiyle, 14. Maddesi ile bu maddeye dayanılarak çıkarılan Milli Eğitim Bakanlığı'nın 31.08.2020 tarihli Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Yönergesinin bir bütün olarak şekil ve yetki yönünden, 3. maddesinin eksik düzenleme ve yine 3. maddesinin (ı) bendinin iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı kanunda belirtilir." hükmüne yer verilmiştir. 573 sayılı Özel Eğitim Kurumları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Rehberlik ve araştırma merkezleri" başlıklı 21. maddesinde; rehberlik ve araştırma merkezlerinin, eğitim-öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesine ilişkin gerekli her türlü çalışmaların yanı sıra özel eğitim gerektiren bireyleri de tanılamada belirtildiği şekilde inceleyeceği tanılayacağı, yerleştirilebilecekleri en uygun eğitim ortamını önereceği ve bu bireylere rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri sunacağı, nüfus ve hizmet potansiyeline göre merkez ve diğer ilçelerde de rehberlik ve araştırma merkezleri açılabileceği; "Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisi" başlıklı 22. maddesinde ise; örgün ve yaygın eğitim kurumlarına devam eden bireylere rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri götürmek üzere eğitim-öğretim kurumlarında kurulan rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servislerinin, kurumlarındaki özel eğitim gerektiren bireylere de eğitim ihtiyaçları ve özelliklerine göre bu hizmetleri sunacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici Maddesinde ise; "Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin uygulanması ile ilgili hususlar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmeliklerde belirtilir. Söz konusu yönetmelikler, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde çıkartılır." kuralı yer almıştır. İl ve ilçe düzeyinde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin ve bu hizmetlerin verildiği özel ve resmî eğitim kurumları ile rehberlik ve araştırma merkezlerinin rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerine ilişkin görev ve işleyişi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla, 14/08/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin dayanakları arasında 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname de sayılmış ve dava konusu 14. Maddesinde; "Rehberlik ve araştırma merkezleri MADDE 14–(1) İl veya ilçelerdeki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri ile özel eğitim hizmetlerinin planlanması, sunulması, koordineli bir şekilde yürütülmesi, sunulan hizmetlerin izlenmesi ve değerlendirilmesinin sağlanması amacıyla rehberlik ve araştırma merkezleri kurulur. (2) Rehberlik ve araştırma merkezleri faaliyetlerini Bakanlıkça hazırlanan yönerge doğrultusunda yürütür." kuralı düzenlenmiştir. 14/08/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 14. maddesi ile bu maddeye dayanılarak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen 31/08/2020 tarihli Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönergesi'nin şekil yönünden tamamı incelendiğinde; Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, Yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır. Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar. İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur. Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir. Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler ise; bir yönetmeliğin veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir. 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yukarıda metnine yer verilen 21 ve 22. maddelerinde rehberlik ve araştırma merkezlerine ilişkin esaslar belirlenmiş, Geçici Maddesinde ise, bu Kanun Hükmünde Kararname'nin uygulanması ile ilgili hususların Milli Eğitim Bakanlığı (Bakanlık) tarafından hazırlanacak yönetmelik ile belirleneceği hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin dava konusu 14. maddesinde ise; bu merkezlerin faaliyetlerine ilişkin hususların yönerge doğrultusunda yürütülmesinin kurala bağlandığı ve bu maddeye dayanılarak Bakanlık tarafından yine 'Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönergesi' hazırlanarak uygulamaya konulduğu, anılan Yönerge'de; rehberlik ve araştırma merkezleri ve bölümleri, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri bölümü ve görevleri, özel eğitim hizmetleri bölümü ve görevleri ile rehberlik ve araştırma merkezi müdürünün, rehber öğretmen/psikolojik danışmanın, özel eğitim öğretmeninin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin hususların belirlendiği görülmektedir. Bu durumda, 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de açıkça yönetmelik ile düzenleme yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen yönerge ile düzenleme yapılacağına ilişkin Yönetmeliğin 14. maddesinin ve bu madde uyarınca hazırlanan dava konusu Yönerge'nin üst hukuk normuna aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu haliyle, davalı Bakanlık tarafından yönetmelik ile düzenlenmesi gereken alan yönerge ile düzenlendiğinden dava konusu Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönergesi'nin bir bütün olarak hukuka aykırı olduğu açıktır. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 14.08.2020 tarihli ve 31213 resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliğinin 3. Maddesi yönünden; Söz konusu madde tanımlar başlıklı olup (o) bendinde "Rehber öğretmen/psikolojik danışman: Eğitim kurumlarında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini sunan, okul rehberlik ve psikolojik danışma programının uygulanması ve koordinasyonunun sağlanmasında program sorumlusu olarak görev alan, rehberlik ve araştırma merkezlerinde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini sunan personeli; psikolojik danışman ise üniversitelerin eğitimde psikolojik hizmetler, rehberlik ve psikolojik danışmanlık ile psikolojik danışma ve rehberlik veya bu alana denk kabul edilen programlardan en az lisans düzeyinde eğitim almış personel" olarak tanımlanmış olup maddede psikolog tanımının ve psikologların zorunlu personel niteliğinin düzenlemede yer almamasının eksik düzenleme olduğundan bahisle maddenin iptali istenilmişse de, söz konusu maddede kamu yararına ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu yönetmeliğin 14. maddesi ile yönergenin iptali, yönetmeliğin 3. Maddesinin iptali istemine ilişkin davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/04/2024 tarihinde, davacı Dernek temsilcisi ve davacı Dernek vekilinin gelmediği, davalı idareyi temsilen Av. Davut Karabela'nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : HUKUKİ SÜREÇ: 14/08/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 'Tanımlar ' başlıklı 3. maddesinde; "Bu Yönetmelikte geçen; a) Bakanlık: Millî Eğitim Bakanlığını, b) Bireyi tanıma teknikleri: Öğrencinin ilgi, yetenek, değer, tutum ve kişilik özelliklerini keşfetmesini ve gerçekçi kararlar almasını sağlamak amacıyla kullanılan psikolojik test ve test dışı teknikleri, c) Danışan: Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinden yararlanmak üzere rehberlik ve psikolojik danışma servisleri ile rehberlik ve araştırma merkezlerine başvuran bireyi, ç) Danışan dosyası: Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinden yararlanan bireylere ilişkin hizmetin gerektirdiği özel ve gizlilik içeren; bireyin izni olmadan, birey reşit değilse velisinin izni olmadan adli ve idari soruşturma kapsamı haricinde paylaşılmayan bilgilerin kaydedildiği dosyayı, d) Danışmanlık tedbiri: Hakkında danışmanlık tedbir kararı verilmiş çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere, çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara ise eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yardımcı olmak amacıyla sunulan rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini, e) Destek hizmetler: Öğrencinin sosyal duygusal, akademik ve kariyer gelişimini desteklemek amacıyla öğrenciye dolaylı yoldan sunulan program yönetimi, araştırma, proje, müşavirlik, iş birliği ve mesleki gelişim kapsamındaki hizmetleri, f) e-Rehberlik sistemi: Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin eğitim kurumları ile rehberlik ve araştırma merkezlerinde bir program dâhilinde yürütülmesini ve raporlaştırılmasını; bu hizmetlerin Bakanlık merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan personel tarafından yetki alanlarına göre elektronik ortamda izlenmesini sağlayan sistemi, g) Gelişimsel ve önleyici hizmetler: Öğrencilerin bir bütün olarak gelişimlerini desteklemek ve gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilecek risk etmenlerini azaltmak, koruyucu etmenleri artırmak amacıyla sunulan hizmeti, ğ) Genel hedef: Her eğitim öğretim yılı için öğrencilerin gelişimsel ihtiyaçları temelinde bir önceki eğitim öğretim yılına ait veriler ve toplumun öncelikli ihtiyaçları gözetilerek Bakanlık tarafından belirlenen ve eğitim kurumlarının okul rehberlik ve psikolojik danışma programında yer vermekle yükümlü olduğu hedefi, h) Hesap verebilirlik: Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin etkililiğini artırmak amacıyla çalışmaların veri temelli, ölçülebilir ve sürdürülebilir olarak yapılmasını, ı) İhtiyaç analizi: Test ve test dışı teknikler kullanılarak öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışma ihtiyaçlarını belirlemeye yönelik süreci, i) İyileştirici hizmetler: Öğrencilerin bir bütün olarak gelişimlerini desteklemek veya gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilecek problemlerin çözümüne yardımcı olmak amacıyla sunulan hizmeti, j) Koordinatör rehber öğretmen/psikolojik danışman: Eğitim kurumunda birden fazla rehber öğretmen/psikolojik danışmanın bulunması hâlinde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili iş birliği ve koordinasyonu sağlamakla yükümlü rehber öğretmen/psikolojik danışmanı, k) Okul rehberlik ve psikolojik danışma programı: Eğitim kurumunun tür, kademe, özellikleri ile öğrencilerin ihtiyaçları, gelişim dönemi özellikleri ve risk altındaki öğrenciler dikkate alınarak hazırlanan, ortak bir anlayış ve iş birliği içerisinde uygulanan ve kanıta dayalı olarak değerlendirilen programı, l) Özel hedef: Rehber öğretmen/psikolojik danışmanı bulunan eğitim kurumları tarafından bir önceki eğitim öğretim yılına ait öğrenci, veli ve öğretmen ihtiyaç analizi, risk haritası ve program değerlendirme sonuçları gözetilerek belirlenen ve bu kurumların okul rehberlik ve psikolojik danışma programında yer vermekle yükümlü olduğu hedefi, m) Psikoeğitim programı: Önleyici ve eğitsel nitelikte, beceri kazandırmayı amaçlayan, sistematik olarak yapılandırılmış oturumlardan oluşan ve rehber öğretmen/psikolojik danışman tarafından uygulanan programı, n) Psikolojik danışma: Bireylere kendini tanıma, karar verme ve problem çözme becerisi kazandırmayı, bireylerin kişisel ve toplumsal uyumlarını gerçekleştirmelerini ve iyilik hallerini geliştirmelerini amaçlayan, bireysel ve grupla profesyonel olarak yürütülen psikolojik yardım sürecini, o) Rehber öğretmen/psikolojik danışman: Eğitim kurumlarında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini sunan, okul rehberlik ve psikolojik danışma programının uygulanması ve koordinasyonunun sağlanmasında program sorumlusu olarak görev alan, rehberlik ve araştırma merkezlerinde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini sunan personeli; psikolojik danışman ise üniversitelerin eğitimde psikolojik hizmetler, rehberlik ve psikolojik danışmanlık ile psikolojik danışma ve rehberlik veya bu alana denk kabuledilen programlardan en az lisans düzeyinde eğitim almış personeli, ö) Rehberlik ve araştırma merkezi: Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri ile özel eğitim hizmetlerini planlayan, sunan ve hizmetlerin koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlayan kurumu, p) Rehberlik ve psikolojik danışma servisi: Eğitim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin yürütüldüğü ve koordinasyonunun sağlandığı birimi, r) Sınıf rehber öğretmeni: Eğitim kurumlarında bir sınıfın rehberlik hizmetlerini yürüten; okul öncesi eğitim kurumlarında okul öncesi öğretmenini, ilkokullarda sınıf öğretmenini, ortaokullarda şube rehber öğretmenini ve ortaöğretim kurumlarında sınıf rehberlik hizmetlerini yürütmekle görevli öğretmeni, s) Sınıf rehberlik planı: Sınıf rehber öğretmeni tarafından her eğitim öğretim yılı için okul rehberlik ve psikolojik danışma programı ile sınıfının rehberlik ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanan, sınıf rehberlik programı çerçevesinde uygulanacak rehberlik etkinliklerini ve yürütülecek faaliyetleri içeren planı, ş) Sınıf rehberlik programı: Öğrencilerin sosyal duygusal, akademik ve kariyer gelişim alanlarına yönelik olarak belirlenmiş kazanımların sınıflarda grup etkinlikleri yolu ile öğrencilere sistemli bir şekilde sunulmasını amaçlayan programı, t) Yerel hedef: Bir önceki eğitim öğretim yılına ait veriler ve öğrencilerin gelişimsel ihtiyaçları temelinde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri il yürütme komisyonları tarafından il hedefi olarak belirlenen ve eğitim kurumlarının okul rehberlik ve psikolojik danışma programında yer vermekle yükümlü olduğu hedefi, ifade eder." hükmü; 'Rehberlik ve araştırma merkezleri' başlıklı 14. maddesinde; "İl veya ilçelerdeki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri ile özel eğitim hizmetlerinin planlanması, sunulması, koordineli bir şekilde yürütülmesi, sunulan hizmetlerin izlenmesi ve değerlendirilmesinin sağlanması amacıyla rehberlik ve araştırma merkezleri kurulur. Rehberlik ve araştırma merkezleri faaliyetlerini Bakanlıkça hazırlanan yönerge doğrultusunda yürütür." hükmü yer almıştır. Rehberlik ve araştırma merkezlerinin işleyiş ve görevleri ile bu kurumlarda çalışan personelin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 31/08/2020 tarihli Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönergesi'nin 'Tanımlar' başlıklı 3. maddesinde; "Bu Yönergede geçen; a) Bakanlık: Millî Eğitim Bakanlığını, b) Bölüm: Rehberlik ve araştırma merkezlerindeki özel eğitim hizmetleri bölümü ile rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri bölümünü, c) Bölüm başkanı: Rehberlik ve araştırma merkezlerindeki özel eğitim hizmetleri bölüm başkanı ile rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri bölüm başkanını, ç) Çocuk gelişimi ve eğitimcisi: Üniversitelerin çocuk gelişimi veya çocuk sağlığı ve eğitimi alanlarında lisans eğitimi almış rehberlik ve araştırma merkezlerinde öğrencilere, ailelere ve öğretmenlere çocukların her türlü gelişim durumlarına ilişkin sorunların çözümünde gerekli önlemlerin alınmasında ve gelişimlerinin izlenmesinde yardım sağlayan personeli, d) Danışan: Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinden yararlanmak üzere rehberlik ve psikolojik danışma servisleri ile rehberlik ve araştırma merkezlerine başvuran bireyi, e) Danışan dosyası: Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinden yararlanan bireylere ilişkin hizmetin gerektirdiği özel ve gizlilik içeren; bireyin izni olmadan, birey reşit değilse velisinin izni olmadan adli ve idari soruşturma kapsamı haricinde paylaşılmayan bilgilerin kaydedildiği dosyayı, f) Dil ve konuşma terapisti: Dil ve konuşma terapisi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun veya diğer lisans eğitimleri üzerine dil ve konuşma terapisi alanında yüksek lisans veya doktora yapmış olan; bireylerin ses, konuşma ve dil bozukluklarının önlenmesi için çalışmalar yapmak ve ilgili uzman tabip tarafından teşhisi konulmuş yutkunma, dil ve konuşma bozukluklarının rehabilitasyonunu sağlamak üzere, rehberlik ve araştırma merkezlerinde alanıyla ilgili hizmet sunan personeli, g) Ergoterapist: Üniversitelerin ergoterapi alanında lisans eğitimi almış rehberlik ve araştırma merkezlerinde bireylerin günlük yaşam aktivitelerine katılımlarını geliştirmek amacıyla hizmet sunan personeli, ğ) Fizyoterapist: Üniversitelerin fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında lisans eğitimi almış rehberlik ve araştırma merkezlerinde bireylerin yetersizliklerinden kaynaklı ağrıyı, özrü ve yeteneklerini özel ölçme, değerlendirme ve inceleme yöntemleri ile belirleyerek hekimin tanısına göre, fonksiyonun ve fonksiyonel kapasitenin geliştirilmesine yönelik fizyoterapi ve rehabilitasyon programını planlayan, uygulayan ve tekrar değerlendirerek rapor eden personeli, h) Hizmet alanı: Özel eğitim hizmetleri bölümünde eğitsel değerlendirme ve tanılama, özel yetenekli bireylerin tanılanması, izleme ile araştırma geliştirme; rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri bölümünde ise okul rehberlik ve psikolojik danışma, psikososyal destek, bireysel ve grupla psikolojik danışma ve rehberlik ile araştırma geliştirme hizmet alanlarını, ı) Klinik psikolog: Üniversitelerin klinik psikoloji alanında yüksek lisans eğitimi almış, rehberlik ve araştırma merkezlerinde alanıyla ilgili görev yapan personeli, i) Koordinatörlük sistemi: Rehberlik ve araştırma merkezinin sorumluluk bölgesinde bulunan eğitim kurumlarının rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri bölümünde okul rehberlik ve psikolojik danışma hizmet alanında; özel eğitim hizmetleri bölümünde ise eğitsel değerlendirme ve tanılama ile izleme hizmet alanlarında görevlendirilen personel arasında paylaştırılması suretiyle bu kurumlara müşavirlik edilmesi, iş birliğinin sağlanması, çalışmaların izlenmesi ve değerlendirilmesi ile rehberlik ve araştırma merkezi arasında koordinasyonu sağlayan sistemi, j) Koordinatör: Bölümlerin ilgili hizmet alanlarında koordinatörlük sistemini yürütmekle görevli personeli, k) Özel eğitim öğretmeni: Bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireylerin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere özel olarak yetiştirilmiş, rehberlik ve araştırma merkezlerinde özel eğitim hizmetlerini yürüten personeli, l) Psikolojik ölçme araçları: Rehberlik ve araştırma merkezlerinin bireyi tanıma, tanılama, tarama ve inceleme çalışmaları ile rehberlik ve psikolojik danışma servislerinin bireyi tanıma çalışmalarında kullandıkları çeşitli ölçek, test ve envanterleri, m) Rehber öğretmen/psikolojik danışman: Eğitim kurumlarında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini sunan, okul rehberlik ve psikolojik danışma programının uygulanması ve koordinasyonunun sağlanmasında program sorumlusu olarak görev alan, rehberlik ve araştırma merkezlerinde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini sunan personeli; psikolojik danışman ise üniversitelerin eğitimde psikolojik hizmetler, rehberlik ve psikolojik danışmanlık ile psikolojik danışma ve rehberlik veya bu alana denk kabul edilen programlardan en az lisans düzeyinde eğitimi almış personeli, n) Sosyal hizmet uzmanı: Üniversitelerin sosyal hizmet alanında lisans eğitimi almış rehberlik ve araştırma merkezlerinde danışanlarla ilgili olarak verilecek hizmetlerin planlanması için gerekli sosyal, ekonomik ve kültürel bilgileri toplayan, değerlendiren ve hizmetlerin verilmesinde sosyal hizmet kurumları arasında eş güdümü sağlayan personeli, ifade eder. " düzenlemesine yer verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasamızın 'Yönetmelikler' başlıklı 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir." hükmüne yer verilmiştir. 06/06/1997 tarih ve 23011 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 'Rehberlik ve araştırma merkezleri' başlıklı 21. maddesinde; "Rehberlik ve araştırma merkezleri, eğitim-öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesine ilişkin gerekli her türlü çalışmaların yanısıra özel eğitim gerektiren bireyleri de tanılamada belirtildiği şekilde inceler, tanılar, yerleştirilebilecekleri en uygun eğitim ortamını önerir ve bu bireylere rehberlik vepsikolojik danışma hizmetleri sunar. Nüfus ve hizmet potansiyeline göre merkez ve diğer ilçelerde de rehberlik ve araştırma merkezleri açılabilir.", 'Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisi' başlıklı 22. maddesinde; "Örgün ve yaygın eğitim kurumlarına devam eden bireylere rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri götürmek üzere eğitim-öğretim kurumlarında kurulan rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisleri, kurumlarındaki özel eğitim gerektiren bireylere de eğitim ihtiyaçları ve özelliklerine göre bu hizmetleri sunar. Bu servisler, rehberlik ve danışma hizmetlerini yürütürken bölgelerindeki rehberlik ve araştırma merkezi ile diğer ilgili kurumlarla işbirliği yaparlar.", geçici maddede ise, "Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanması ile ilgili hususlar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmeliklerde belirtilir. Sözkonusu yönetmelikler, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde çıkartılır." hükümleri yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu 14/08/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 14. maddesi ile bu maddeye dayanılarak çıkarılan 31/08/2020 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönergesi'nin bir bütün olarak şekil ve yetki yönünden, 3. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle ve 3. maddesinin (ı) bendi yönünden yapılan inceleme: Anayasamızın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, Yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır. Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar. İdarenin düzenleme yetkisinin ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması ve eğer kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin başka bir düzenleyici işlemle değil, yönetmelikle yapılması zorunludur. Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir. Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler ise; bir yönetmeliğin veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir. 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yukarıda metnine yer verilen 21 ve 22. maddelerinde rehberlik ve araştırma merkezlerine ilişkin esaslar belirlenmiş, Geçici Maddesinde ise, bu Kanun Hükmünde Kararname'nin uygulanması ile ilgili hususların Milli Eğitim Bakanlığı (Bakanlık) tarafından hazırlanacak yönetmelik ile belirleneceği hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin dava konusu 14. maddesinde ise; bu merkezlerin faaliyetlerine ilişkin hususların yönerge doğrultusunda yürütülmesinin kurala bağlandığı ve bu maddeye dayanılarak Bakanlık tarafından yine 'Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönergesi' hazırlanarak uygulamaya konulduğu, anılan Yönerge'de; rehberlik ve araştırma merkezleri ve bölümleri, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri bölümü ve görevleri, özel eğitim hizmetleri bölümü ve görevleri ile rehberlik ve araştırma merkezi müdürünün, rehber öğretmen/psikolojik danışmanın, özel eğitim öğretmeninin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin hususların belirlendiği görülmektedir. Bu durumda, 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de açıkça yönetmelik ile düzenleme yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen yönerge ile düzenleme yapılacağına ilişkin Yönetmeliğin 14. maddesi ve bu madde uyarınca hazırlanan dava konusu Yönerge''de üst hukuk normlarına uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Diğer taraftan, Yönerge'nin tamamında hukuka aykırılık söz konusu olduğundan, iptali istenilen Yönerge maddesi yönünden ayrıca hüküm kurulmamıştır. Dava konusu 14/08/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliğinin 3. maddesi yönünden yapılan inceleme: Davacı Dernek tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinde psikologların zorunlu personel arasında sayılmadığı, eksik düzenleme bulunduğu iddia edilmektedir. İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. İdarelerin; düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, uygulamaları çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına uygun olarak değiştirip, yeniden düzenlemesi, kamu hizmetine egemen olan ilkelerden biri olan uyarlama (değişkenlik) ilkesi uyarınca hem bir görev hem de bir yetki niteliği taşımaktadır. 14/08/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliğinin 3. maddesinin (o) fıkrasında; rehber öğretmen/psikolojik danışman ibaresine yer verilerek, eğitim kurumlarında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini sunan, okul rehberlik ve psikolojik danışma programının uygulanması ve koordinasyonunun sağlanmasında program sorumlusu olarak görev alan, rehberlik ve araştırma merkezlerinde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini sunan personel olarak tanımlanmış; psikolojik danışman ise, üniversitelerin eğitimde psikolojik hizmetler, rehberlik ve psikolojik danışmanlık ile psikolojik danışma ve rehberlik veya bu alana denk kabul edilen programlardan en az lisans düzeyinde eğitim almış personel olarak belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2023 vizyon belgesinde, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin/rehberlik ve araştırma merkezlerinin yapısı ve sunduğu hizmetlerin yeniden yapılandırılması kapsamında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin eğitim kurumlarından farklı olarak üçüncül önleme hizmeti de vermesinin sağlanmasının hedeflendiği, literatürde üçüncül önlemenin, daha uzun süreyle daha yoğun müdahale edilmesi gereken, daha spesifik uzmanlık ve terapi eğitimi almış olmayı gerektiren vakalara sunulan hizmet olduğu hususu dikkate alındığında, Bakanlığa bağlı eğitim kurumları ile rehberlik ve araştırma merkezlerine “rehberlik alan öğretmeni” olarak psikoloji ile rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümleri mezunlarının atandığı, ataması rehberlik alan öğretmeni olarak yapılan psikoloji ile rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümü mezunlarının, temel araştırma merkezlerinde bu alanda hizmet verdikleri, dolayısıyla psikoloji bölümü mezunu olan psikologların da temel ve ikincil önleme konularında hizmet vermeye devam ettikleri anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, dava konusu Yönetmelik maddesinde eksik düzenleme bulunmadığı, madde düzenlemesinin mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1) 14/08/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 14. maddesi ile bu maddeye dayanılarak çıkarılan 31/08/2020 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönergesi'nin bir bütün olarak şekil ve yetki yönünden, 3. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle ve 3. maddesinin (ı) bendi yönünden DAVA KONUSU İŞLEMLERİN İPTALİNE oybirliğiyle, 2) 14/08/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliğinin 3. maddesi yönünden DAVANIN REDDİNE oyçokluğuyla, 3) Dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre ...-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan ...-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4) Davacı Derneği temsilen duruşmaya katılan olmadığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... -TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5) Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine, 6) Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 24/04/2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: (X-) Dava, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 14/08/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanar Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliğinin 3. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle ve 14. maddesi ile bu maddeye dayanılarak çıkarılan Milli Eğitim Bakanlığı'nın 31/08/2020 tarihli Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Yönergesinin bir bütün olarak şekil ve yetki yönünden, 3. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle ve 3. maddesinin (ı) bendinin iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesi ile daha önce bu alanda çıkarılan 17/04/2001 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği ile 10/11/2017 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliklerinin aksine "psikolog" meslek grubuna tanımlar kısmında yer verilmeyip rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerini veren personel arasında sayıldığı anlaşılmaktadır. İlgili tanımlar incelendiğinde psikologlar rehberlik ve psikolojik danışman personeli arasında sayılmış olup, ayrıca bir psikolog tanımına yer verilmemiştir. Psikolojik danışman olabilmek için de lisans eğitiminde psikolojik hizmetler, rehberlik ve psikolojik danışmanlık ile psikolojik danışma ve rehberlik veya bu alana denk kabul edilen programlardan en az lisans düzeyinde eğitim almış olma şartı getirilmiş olup bu alanlarda psikologlar ile birlikte rehberlik ve psikolojik danışmanlık eğitimi almış olan kişiler de çalışabilmektedir. Psikolog ile rehberlik ve psikolojik danışman farklı iki meslek grubu olup gerek lisansta alınmış olan eğitim gerekse de sundukları hizmet yönünden birçok farkları bulunmaktadır. Bu sebeple sundukları hizmet birbirinden farklı olan bu iki meslek grubunun tanımı yapılırken bu hususlar göz önünde bulundurularak bir düzenleme yapılması gerekmektedir. Davalı idarece psikologların birincil ve ikincil önleme birimlerde çalışmaya devam ettikleri savunulsa da, dava konusu yönetmeliğin 3. maddesi ile psikologlarla ilgili herhangi bir tanıma yer verilmemiş; birincil ve ikincil önleme biriminde de çalışabileceklerine yönelik açık, anlaşılır ve net bir düzenlemede yer almamıştır. Böylelikle psikoloji eğitimi alan kişiler ile rehberlik ve psikolojik danışmanlık eğitimi alan kişiler aynı statüye koyularak bu iki meslek grubunun psikolojik danışman olarak görev alabileceklerine yönelik düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, almış oldukları eğitim ve sunacakları hizmete göre açık, anlaşılır ve net bir tanımlama yapılması gerekirken, psikologların tanımının yapılmaması ve psikologların, rehberlik ve psikolojik danışmanlık eğitimi alan kişiler ile bir tutularak ayrıca bir tanımlama yapılmaması yönünden dava konusu yönetmeliğin 3. maddesinde eksik düzenleme bulunduğundan, iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.