Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/3410 E. , 2024/4642 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/3410 Karar No : 2024/4642 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı - ... DAVANIN KONUSU: Diyarbakır ili, Sur ilçesinde ilan edilen riskli alan sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede yer alan taşınmazların, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 25/03/2016 tarih ve 296
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/3410 E. , 2024/4642 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/3410 Karar No : 2024/4642 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı - ... DAVANIN KONUSU: Diyarbakır ili, Sur ilçesinde ilan edilen riskli alan sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede yer alan taşınmazların, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 25/03/2016 tarih ve 29664 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/03/2016 tarih ve 2016/8659 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar (eski ... ada, ... parsel) yönünden ve davacı tarafından ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, korunması gerekli kültür varlığı olduğuna ilişkin, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı olduğundan bahisle tarafına ödenen acele kamulaştırma bedelinin iade edilerek restorasyon projesi kapsamında sürece devam edilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakimi Süleyman Hafız KAPAN'ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi gereğince incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2575 sayılı Danıştay Kanununun "İlk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalar" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu Bakanlar Kurulu kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan halinde, Bakanlar Kurulu kararlarına karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak karara bağlayacağı davalar arasında sayılmış; 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında ise, idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki iptal ve tam yargı davaları ile idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakacağı hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin 1. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği, 5. fıkrasında ise, 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği, hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında ise, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, 2. fıkrasında da, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde, "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: ... b) Acele kamulaştırma işlemleri. ..." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 34. maddesinin 1. fıkrasında ise; imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkemenin taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen hükümler uyarınca, sadece acele kamulaştırmaya dair Bakanlar Kurulu kararına ilişkin uyuşmazlığa ilişkin ilk derece mahkemesi olarak Danıştay Altıncı Dairesinde; ilk derece olarak Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki uyuşmazlıklara ilişkin ise İdare Mahkemesinde dava açılması gerekmektedir. Dava dilekçesinin incelenmesinden; ivedi yargılama usülüne tabi acele kamulaştırma kararının alınmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının kararının, davacı tarafından 221 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın, korunması gerekli kültür varlığı olduğuna ilişkin, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı olduğundan bahisle tarafına ödenen acele kamulaştırma bedelinin iade edilerek restorasyon projesi kapsamında sürece devam edilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile birlikte dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanunun 5. ve 20/A maddeleri, 2575 sayılı Kanunun 24. maddesinin 1. fıkrası ve 2576 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının değerlendirilmesinden, ivedi yargılama usülüne tabi acele kamulaştırmaya ilişkin dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile, davacı tarafından 221 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın, korunması gerekli kültür varlığı olduğuna ilişkin, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı olduğundan bahisle tarafına ödenen acele kamulaştırma bedelinin iade edilerek restorasyon projesi kapsamında sürece devam edilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem arasında, 2577 sayılı Kanunun aradığı tarzda bir maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenle birlikte dava konusu edilmeleri mümkün olmayan söz konusu işlemler için ayrı ayrı dava açılması gerektiği ve anılan işlemlerden sadece acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da dava konusu edilebileceği, anılan zımnen redde ilişkin işlemin ise İdare Mahkemesinde dava konusu edilebileceği bu itibarla; dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 5. maddelerine uygun olarak düzenlenmediği anlaşılan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 5. maddesi hükümlerine uygun olmayan dava dilekçesinin aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/d bendi gereğince, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde her işleme karşı görevli ve yetkili yargı merciinde yeniden dava açılmakta serbest olunmak üzere reddine, 2. Yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, 3. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aşağıda ayrıntısı belirtilen adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan ...-TL yargılama giderinin 12 eşit taksit halinde davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 5. Dava dilekçesi örneği ve eklerinin davacıya gönderilmesine, 11/07/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.