Başvuru, yapılan haberler nedeniyle şeref ve itibarının korunması hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yapılan haberler nedeniyle şeref ve itibarının korunması hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/3/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon 13/8/2021 tarihli 2021/43327 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasının kişi ve konu bakımından hukuki irtibat nedeniyle eldeki 2020/10101 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, her iki başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemelerinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Bölüm Başkanı başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Batman'da ikamet etmekte olan başvurucu, henüz 17 yaşında olduğu 2016 yılı Ocak ayında geleneksel yılbaşı eğlencesine katılmıştır. Ras-el seni olarak da bilinen kutlamalar kapsamında miladi takvime göre her sene yılbaşından on üç gün sonra geleneksel bir yılbaşı eğlencesi yapılmakta ve âdet gereği bazı erkekler kadın kıyafeti giymektedir. Başvurucu da bu geleneğe uygun olarak kadın kıyafetleri giymiştir. Söz konusu etkinlikte polisler başvurucunun GBT (genel bilgi toplama) kontrolünü yapmış ve ardından fotoğrafını çekmiştir. Başvurucu hakkında herhangi bir adli işlem yapıldığına dair bir bilgi mevcut değildir. Ertesi gün 14/1/2016 tarihinde ise başvurucunun polislerce çekilen fotoğrafı kullanılarak "Hainler yine eteklendi. Korkaklara bu yakışır.", "Etekli teröristler kıskıvrak yakalandı.", "Teröristler etek giyip kaçarken yakalandı.", "İşbirlikçi gözaltında", "YDG-H üyesi dört terörist yakalandı. Teröristlerin üzerinden çıkan etek, başörtüsü ve elmalar dikkat çekti." şeklinde başlıklar eşliğinde gazetelerde çeşitli haberler yapılmıştır. "Hainler böyle yakalandı!" başlıklı haberin altındaki ifadeler şöyledir: "Şırnak'ın Silopi ilçesinde yapılan operasyonda 4 etekli terörist yakalandı. Asker, polis ve köy korucularının ortaklaşa yürüttüğü operasyonlar, sokağa çıkma yasağının uygulandığı Şırnak'ın Silopi ilçesinde devam ediyor. 4 etekli terörist yakalandı. Dün akşam yapılan operasyonda YDG-H üyesi 4 terörist yakalandı. Teröristlerin üzerinden çıkan etek, başörtüsü ve elmalar dikkat çekti." Söz konusu haberler sebebiyle başvurucu, Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Başvurucu hiçbir adli ya da siyasi suça karışmadığı hâlde henüz 17 yaşındayken, terörist olduğu iddiasıyla fotoğrafı buzlanmaksızın paylaşılarak hakkında yalan haberler yapılmasının psikolojisine ve sosyal hayatına ağır zarar verdiğini, haberlerin içeriğinin yalan olup basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini ifade etmiştir. Haberlerin yayımlandığı gazetelerin sahibi davalı şirket ise başvurucunun ismine haberde yer verilmediğini, başvurucunun etek ve başörtüsü giydiği için tanınmaz hâlde olduğunu, matufiyet unsurunun somut olayda mevcut olmadığını savunmuştur. Sonradan gerçek olmadığı anlaşılan haber içeriklerinden gazetecilerin sorumlu tutulamayacağını savunan davalı, haberin yayımlanmasında kamu yararı bulunduğunu iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi somut olayla ilgili olarak olay günü yöredeki âdet gereği kadın kıyafeti giymiş başvurucunun polislerce durdurulduğunu ve GBT kontrolünün yapıldığını, polislerin başvurucunun fotoğrafını çektiğini ve bu fotoğrafın davalı gazetenin internet sitesinde yayımlanan ihtilaflı haberlerde kullanıldığını, başvurucunun terörist gibi gösterildiğini kabul etmiştir. Haberin yayımlandığı esnada 17 yaşında olan başvurucunun maddi zarara uğradığına dair delil sunmadığından 100 TL'lik maddi tazminat davasını reddeden Mahkeme, lise çağındaki başvurucunun kadın kıyafetleri içinde fotoğraflarının paylaşılarak gerçek olmayan, halkın kin ve nefretini teşvik edecek şekilde, terörist suçlamasıyla habere konu edilmesinin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varmıştır. İhtilaflı haberin gerçeği yansıtmadığını, kamu yararı taşımadığını belirten Mahkeme, başvurucunun manevi varlığına ağır bir saldırı olduğunu değerlendirmiş ve 000 TL manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Başvurucu; takdir edilen manevi tazminat miktarının uğradığı manevi zarar karşısında yeterli olmadığı iddiasıyla, davalı ise manevi tazminata hükmedilmesinin basın özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi manevi tazminat bedelinin yeterli olup olmadığı hususunda özel bir değerlendirme yapmaksızın ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu, ihtilaflı haberin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini kabul ederek her iki tarafın istinaf isteminin reddine karar vermiştir. İlgili hukuk (ulusal mevzuat, yargı kararları, uluslararası düzenlemeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları) için bkz. Sadi Yıldırımoğlu, B. No: 2021/24447, 20/12/2023, §§ 16-