Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5535 E. , 2024/4253 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5535 Karar No : 2024/4253 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu i
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5535 E. , 2024/4253 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5535 Karar No : 2024/4253 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada içerisinde ve etrafındaki muhtelif parsellere ilişkin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 15.10.2021 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliği ile anılan plan değişikliklerine yönelik 25.11.2021 tarihli dilekçe ile yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ... ada ... sayılı parselin önceki imar planlarında yeşil alan (park) olarak tasarlandığı, dava konusu imar planlarında büyük kısmının konut alanına çevrildiği, ancak ilave konut alanına yönelik olarak gereklilik analizi yapılmadığı, konut alanın sit alanına olan baskısına ve barındıracağı nüfusa yönelik olarak donatı ihtiyaç analizlerinin yapılmadığı, 7 metrelik yol yerine yeni 10 metrelik yolun hangi amaç ve kapsamda kurgulandığına dair ulaşım sistemi açısından bir gerekçelendirme yapılmadığı, kaldırılan yeşil alana karşılık olarak eş değer alan üretilmediği, bu nedenlerle dava konusu işlemlerde şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davalı idarece 15.10.2021 tarihinde onaylanan ... plan işlem numaralı İstanbul ili, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, ... ada içerisinde ve etrafında muhtelif parsellere ilişkin 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği ve ... plan işlem numaralı İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, ... ada içerisinde ve etrafında muhtelif parsellere ilişkin 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliği ile anılan planlara ilişkin 25.11.2021 tarihli itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 3194 sayılı Kanun'un 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı hâller" başlıklı 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği; ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; "Bilirkişinin görev alanının belirlenmesi" başlıklı 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; "Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde, bilgisine başvurulan bilirkişinin kendisine tevdi olunan görevin uzmanlık alanına girmediğini mahkemeye bildirme yükümlülüğünün bulunduğu; "Bilirkişinin yetkileri" başlıklı 278. maddesinde, bilirkişinin görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yürüteceği, bilirkişinin görev alanı veya sınırları hakkında tereddüde düşerse, bu tereddüdünün giderilmesini her zaman mahkemeden isteyebileceği; "Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor" başlıklı 279. maddesinde, bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, maddi gerçekliğin ortaya çıkarılmasına yardımcı olacak teknik verilerin elde edilmesini sağlamak olduğu göz önünde tutulduğunda, tek başına hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan görülmekte olan uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması ve davaya konu imar planlarının yargısal denetiminin yapılması için, işin niteliği gereği heyet halinde çalışması uygun görülen bilirkişilerin, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ve planlama alanının özellikleri gözetilerek uygun uzmanlık alanı dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Zira, uyuşmazlığın yeterli uzmanlığa sahip bilirkişiler tarafından değerlendirilmesi tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından önemli bir gerekliliktir. Davacı tarafından dava konusu 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği kapsamında önceki imar planlarında ... Sokakta 12 metre en kesitli olarak tasarlanan trafik yolunun 10 metreye düşürüldüğü ve ... parselin doğusunda, ... parselin güneyinde fiiliyatta yol olarak kullanılan ancak imar planlarında yer almayan yeni bir 10 metrelik trafik yolu kullanım kararı getirildiği bu durumun ulaşım sistemini bozucu nitekte olduğu ileri sürülmüştür. Bu kapsamda ... Sokakta 12 metre en kesitli olarak tasarlanan trafik yolunun 10 metreye düşürülmesi ve 14 parselin doğusunda, ... parselin güneyinde fiiliyatta yol olarak kullanılan ancak imar planlarında yer almayan yeni 10 metrelik araç yolunun planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına uygunluğunun tespiti bakımından özellikle trafik ve ulaşım konusunda uzman bilirkişilerin teknik ve bilimsel görüşüne ihtiyaç bulunduğu açık olup, idare mahkemesince şehir plancısı ve harita mühendisi bilirkişlerin katılımıyla yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasında isabet görülmemiştir. Ayrıca davacı tarafından İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada içerisinde ve etrafındaki muhtelif parsellere ilişkin 15.10.2021 tarihli, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliği dava konusu edilmiş olması ve ... ve ... parsel sayılı taşınmazların aynı planlama alanında yer alması ve plan bütünlüğü gereği birlikte incelenmesi gerekirken anılan plan kapsamı içerisinde bulunan ... parsel sayılı taşınmaz yönünden inceleme yapılmadan düzenlenen rapora göre eksik inceleme ile karar verildiği, bunun yanı sıra uyuşmazlık konusu planlama alanının önce 1. derece doğal sit alanı içerisinde yer aldığı, sonrasında Çevre Şehircik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli ve ... sayılı oluru ile “doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı” ve “doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” olarak tescil edilen alan içerisinde olduğu anılan sit derecesi değişikliğine ilişkin karara karşı dava açılıp açılmadığı hususlarının da araştırılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda yukarıda belirtilen eksiklikler giderilerek aralarında trafik ve ulaşım konusunda uzman bir bilirkişinin de yer aldığı yeni oluşturulacak bilirkişi heyetinin katılımıyla yerinde yaptırılacak keşif sonucunda düzenlenecek rapor doğrultusunda uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan, İdari Dava Dairesince uyuşmazlık hakkında yeniden karar verilmeden önce davanın sonucundan menfaati etkilenebilecek olan uyuşmazlığa konu taşınmazların maliklerine davanın ihbar edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla dava konusu işlemin iptali yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.