DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/79 E. , 2024/291 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/79 Karar No : 2024/291 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/03/2021 tarih ve E:2017/5172 , K:2021/810 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/79 E. , 2024/291 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/79 Karar No : 2024/291 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/03/2021 tarih ve E:2017/5172 , K:2021/810 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Beşinci Dairesinin 29/03/2021 tarih ve E:2017/5172 , K:2021/810 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmediğinden işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; UYAP kayıtlarının incelenmesi sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında davacı hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiğinin görüldüğü, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, bu toplantıların bazılarına ev sahipliği yaptığına, örgüte himmet verdiğine ve diğer hususlara yönelik verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, HTS kayıtları yönünden, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... tarih ve Soruşturma No:..., Esas No:..., İddianame No:... sayılı iddianamede; FETÖ/PDY ana çatı soruşturması kapsamında HTS kaydı alınan 72 şahsa ait toplam 336 numaranın irtibatlı olduğu karşı numaralarla karşılaştırılmalarda, HTS kaydı alınan 72 şahsa ait 336 numaradan tepe üst yönetiminde yer alan A.Ç. ile 2008-2010 yılları arasında çok sayıda irtibatının bulunduğu tespitine yer verildiği; söz konusu tespit davacıyla ilgili diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu idari işlemin şekil bakımından hukuka aykırı olduğu, savunma alınmdan meslekten çıkarma cezası verildiği, yargılama aşamasında da savunmasının alınmadığı, yargılama aşamasındaki beyanların savunma olarak kabulünün mümkün olmadığı, 5. Daire tarafından yerindelik denetimi yapıldığı, ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeden karar verildiği, anılan yargılama sonucu beraat kararı verildiği, davalı kurum tarafından sunulan deliller doğru kabul edilerek davanın reddine karar verildiği, tanıkların hakkında örgütsel söz ve davranışına tanık olmadıklarını beyan ettikleri, O.D. isimli tanığın suçlayıcı beyanlarının olmadığı, S.Ö. isimli tanığın da olumsuz bir ifadesinin yer almadığı, Y.K. isimli tanığın kendisini Adalet ve Hukuk Derneğinin faaliyetleri kapsamında tanıdığını, örgütsel bir söz ya da fiiline tanık olmadığını beyan ettiği, A.S.Ö. isimli kişinin evine birkaç kez misafir olarak geldiği, bu ziyaretlerin örgüt toplantısı olmadığı, bu tanıkla sosyal faaliyetler kapsamında görüştüklerini, tanışıklıklarının Adalet Akademisi dönemlerine dayandığı, tanığın ise Çorlu’ya tayininin çıktığı dönem tanıştıklarını beyan ettiği, bu tanığın beyanlarının çelişkili olduğu, tanığın beyanlarının başka bir tanık beyanı veya başka bir delil ile doğrulanmadığı, tanık beyanlarının tarihinin idari işlem tarihinden daha sonra olduğu, kararda belirtilen HTS kayıtları ile ilgili belirtilen hattın kendisine ait olmadığı, kimlik bilgilerinin kullanılarak sahte imza ile bilgisi dışında hat çıkarıldığı, A.Ç. isimli kişiyi de tanımadığı, eşi hakkında başlatılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, eşinin görevine iade edildiği, anılan terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği; anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği ve bu kararın kesinleşmediği görülmüştür. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir. Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 29/03/2021 tarih ve E:2017/5172 , K:2021/810 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 19/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.