21. Hukuk Dairesi 2016/14533 E. , 2017/5696 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar vekili ile ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği d…
**21. Hukuk Dairesi 2016/14533 E. , 2017/5696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar vekili ile ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Yerel Mahkeme, davalı ...'in süresinde eksik temyiz harcını tamamlamaması nedeniyle HMK'nın 344/1 maddesi gereğince 06/05/2015 tarihli ek karar ile söz konusu davalının temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar vermiştir. Somut olayda; mahkemece davalı ...'e ayrıca çıkarılmış bir eksik harç tamamlama muhtırası bulunmadığı, yatırılması gereken eksik harcın tebligat zarfı üzerine şerh düşüldüğü, yine harcın miktar olarak fazla yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla ek karar usul ve yasaya aykırı olduğu açıktır, mahkemenin 06/05/2015 tarihli ek kararının bozularak kaldırılması, davalı ...'in temyiz nedenlerinin incelenmesi gerekmektedir. 2-Tarafların işin esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yargılamanın 09/09/2014 günlü oturumunda tefhim edilen kısa kararın 3 numaralı bendinde davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiş ise de devamında davacı çocuğa 30.000,00 TL manevi tazminat vererek aslında davacı çocuğun manevi tazminat istemini kısmen kabul ettiği, yine bahsedilen kısa kararda davacı kardeşlerden ... hakkında bir hüküm kurulmadığı halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davacı kardeş ...'ın da karara eklendiği, onun lehine de manevi tazminat verildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı HMK’nın 297. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Ne var ki, uygulamada HMK’nın 294. maddesinin getirdiği imkândan faydalanarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağı geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur.