4. Hukuk Dairesi 2013/12442 E. , 2013/18725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 08/10/2012 gün ve 2012/9708-2012/14505 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek g
**4. Hukuk Dairesi 2013/12442 E. , 2013/18725 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 08/10/2012 gün ve 2012/9708-2012/14505 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine Dairemizce “…haber içeriğinin gerçeklik unsurunun davalı tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenlerle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu…” gerekçesi ile bozulmuştur. Davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Davacı, ..... Partisi'nin milletvekili adayı ile işbirliği içinde olduğunun belirtildiği dava konusu yayının gerçeğe aykırı olması nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalı ise, dava konusu haberle ilgili olarak aleyhinde başlatılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiğini, ....'nin yasal bir siyasi parti olduğunu, söz konusu partinin adayı ile iş birliğine gidileceğine ilişkin iddiaların habere konu edilmesinin davacının kişilik haklarını ihlal niteliğinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalının eyleminin basın özgürlüğü kapsamında kaldığı,davacının kişiliğine yönelik saldırı teşkil etmediği, yapılan haberin haksız fiile konu olabilecek nitelikte bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu edilen ...Gazetesi'nin 11/06/2011 tarihli nüshasında yayımlanan ".....!.." başlıklı haberde, genel seçimlerde milletvekili adayı olan davacının, seçilememe kaygısıyla ... oylarına sarıldığı; davacının seçime çok kısa bir süre kala ....'nin milletvekili adayı ile gizli bir buluşma gerçekleştirdikleri ve bu görüşmede davacının, diğer milletvekili adayına güç birliği yapma çağrısında bulunduğuna dair iddiaların olduğu bildirilmiş, bu konuyla ilgili olarak iktidar partisi ilçe başkanı tarafından yapıldığı belirtilen açıklamaya yer verilmiştir. Haberde açıklamalarına yer verilen iktidar partisine mensup ilçe başkanı, söz konusu haber dolayısıyla başlatılan adli soruşturma kapsamındaki ifadesinde haber içeriğinde geçen olay hakkında bir bilgisi olmadığını, bunlardan sonradan haberdar olduğunu beyan etmiş ve davalı da aynı soruşturmada şüpheli olarak vermiş olduğu ifadesinde haberde iddia edilen olaya ilişkin kesin bir bilgisi olmadığını beyan etmiş ise de; dava konusu haber içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının gizlice diğer milletvekili adayı ile seçimde güç birliği yapma konusunu görüştüğü hususunun "iddia" şeklinde sunulduğu, haber içeriğinde bu iddia dışında davacının kişilik haklarına yönelik olarak doğrudan saldırı teşkil edebilecek başkaca bir isnat veya ifadeye yer verilmediği, bahse konu iddianın ise tek bir kişiye dayandırılmadığı görülmüştür. Dairemizin ve AİHM'nin ifade özgürlüğü ve haber kaynağının açıklanması bakımından esas aldığı kriterler göz önünde bulundurulduğunda somut olayda siyasi hayatın içinde olan davacı ilgili olarak yapılan haberin Anayasa ile güvence altına alınan basın özgürlüğü çerçevesinde basının toplumu bilgilendirme yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Kişilik haklarına saldırının kabulü için aranan şartlar oluşmamıştır. Haberin yayınlanmasında kamu yararı bulunmaktadır. Güncel olup, özle biçim arasındaki denge bozulmamıştır. Haber hukuka uygun olduğundan davanın reddine ilişkin kararın onanması gerekirken bozulmuş olduğundan davalıların karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin bozma kararı kaldırılmalı ve karar açıklanan nedenlerle onanmalıdır. SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 440-442. maddeleri gereğince davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08/10/2012 gün ve 2012/9708 Esas, 2012/14505 Karar sayılı bozma kararının oyçokluğu ile kaldırılmasına; mahkemece verilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle ONANMASINA aşağıda yazılı onama harcının önce temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna ve karar düzeltme talep eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/11/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 28/11/2013