10. Hukuk Dairesi 2013/5287 E. , 2013/23498 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2010/409-2013/86 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalı işverene ait "kağ
**10. Hukuk Dairesi 2013/5287 E. , 2013/23498 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2010/409-2013/86 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalı işverene ait "kağıt bobin patronu imalatı" üzerine kurulu işyerinden adına 18.12.2002 tarihli işe giriş bildirgesi verilen, 18.12.2002 – 02.01.2009 tarihleri arasında Kuruma tam gün üzerinden eksiksiz bildirim ve prim ödemeleri gerçekleştirilen davacının bir süre çalıştıktan sonra sigortalı yapılacağı vaadiyle işveren tarafından kendisinden imza alındığını belirttiği anlaşılmakta olup, 08.07.2002 – 18.12.2002 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkin açılan davada, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, imzalı işe giriş bildirgesi karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanunun 6. maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde mahkemece kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanması gerekmektedir. Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; dosya içeriğine ve özellikle tespite konu işyerinin niteliğine ( resmi bir işyeri olmamasına) ve süreklilik arzeden bir işyeri olmasına göre, davacının iddiasını her türlü delille ispatlaması mümkün olup, aynı işverene karşı çok sayıda benzer davanın açılması ve davacı–bordro tanıklarının somut, inandırıcı beyanları karşısında, davacının ihtilaf konusu 08.07.2002 – 17.12.2002 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalıştığı belirgin olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.