Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12495 E. , 2024/6632 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12495 Karar No : 2024/6632 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12495 E. , 2024/6632 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12495 Karar No : 2024/6632 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının bağımsız bölüm maliki olduğu site yönetimi adına ecrimisil borcunun tahsili amacıyla düzenlenen 5.692.444,16 TL tutarlı, ... tarih ve ... numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının taşınmazının bulunduğu sitenin yönetimi tarafından süresi içinde ecrimisil ihbarnamelerine itiraz edildiğinden, ilgili Yönetmeliğin ilgili hükümleri uyarınca itiraz üzerine ecrimisil düzeltme ihbarnamesi düzenlenerek tebliğinden itibaren altmış günlük ödeme müddeti içinde ödeme yapılmaması halinde ödeme emri düzenlenebileceğinden, bu usule uyulmadan itiraz süreci dikkate alınmaksızın tesis edilen dava konusu ödeme emrinde yukarıda mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın açılmasına kendilerinin sebep olmadığı, davacı adına düzenlenip tebliğ edilen bir işlem bulunmadığı, ödeme emrinin dayanağı ecrimisil ihbarnamelerinin de davacıya değil davacının kat maliki olduğu sitenin yönetimine tebliğ edildiği, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, süre aşımı hususunun da dikkat alınmadığı göz önüne alınarak kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesinde; İdari dava türleri arasında; İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları olarak ifade edilmiştr. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ödeme emrinin 05/03/2020 tarihinde site yönetimine tebliğ edilmesi üzerine dava konusu ödeme emrinin iptali istemiyle dava açıldığı, bağımsız bölüm maliki olan davacının site yönetiminin bildirimi ile haberdar olması üzerine aynı işlemlerin iptali istemiyle dava açıldığı görülmüştür. Dava konusu 5.692.444,16 TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin site yönetimine 05/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle yönetim tarafından süresinde dava açıldığı, site yönetiminin şifahen bilgilendirme yapması üzerine kat maliki olan davacının dava konusu işlemlerden haberdar olduğu, kendisine ayrıca tebliğ edilmeyen işlemlerin bu aşamada davacının hukuki durumunda etki doğurmasının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Davacı adına düzenlenip tebliğ edilen bir idari işlem bulunmadığı göz önüne alındığında, davacının hak ve menfaatini etkileyen ortada hukuki denetimi yapılabilecek davacı adına tesis edilen bir idari işlem olmadığından konusu bulunmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda; işin esasına girilerek verilen Mahkeme kararına dair davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin İdari Dava Dairesinin temyize konu kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1/a bendinde; iptal davaları "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmakta; yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idari işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idari işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddi bir ilişki söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmekte; bunun dışında ayrıca sübjektif bir hakkın ihlâl edilmesi koşulu aranmamaktadır. İdari işlemler menfaatleri ihlal edilenler tarafından dava konusu edilebilirler. Davacının sitede kat maliki olduğu ve dava konusu işlem kendisine tebliğ edilmemiş ise de site yönetimince şifahen bilgilendirme yapılması üzerine haberdar edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu ödeme emrinin site yönetimi tarafından kat maliklerinden alınacak aidatlarla ödeneceği hususunun açık olduğu, dava konusu işlemle davacı arasında yakın bir menfaat ilişkisinin bulunduğu, ortada davacının hak ve güncel menfaatini etkileyen türde ve idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunduğundan, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.