11. Ceza Dairesi 2022/9972 E. , 2024/9271 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2021/561 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’…
**11. Ceza Dairesi 2022/9972 E. , 2024/9271 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2021/561 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre; 1.İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2014 tarihli kararı ile sanıkların kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. 2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; sanıklara atılı suçların unsurları itibarıyla oluştuğu gözetilmeden beraat hükümleri kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2020/6 Esas, 2021/561 Karar sayılı kararı ile a.Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; i.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3'er yıl 9'ar ay hapis ve 38.240,00'ar TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, ii.Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 43, 39, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 19.100,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, b.Resmi belgede sahtecilik suçundan; zamanaşımının vaki olduğu cihetle sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımının gerçekleşmediğine, kurum zararının 28.641,65 TL olduğuna, sanıkların üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. 2.Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın gerekçesiz olduğuna, 22.05.2014 ve 11.10.2021 tarihli bilirkişi heyet raporları sanıklar lehine olduğu hâlde sanıkların cezalandırıldığına, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, gerçek zarar miktarının belirlenmediğine, sanıkların atılı suçu işlemediklerine ve bu konuda kesin delil bulunmadığına, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine ve bu konuda kesin delil bulunmadığına, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, bir an için oluştuğu kabul edilse bile eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, 11.10.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun sanık lehine olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. 4.Sanık ... ve müdafiinin ayrı ayrı sundukları dilekçelerindeki temyiz istekleri; mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine ve bu konuda kesin delil bulunmadığına, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, gerçek zarar miktarının belirlenmediğine, 11.10.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun sanık lehine olduğuna, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu hâlde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi tartışılmadan bozma ilamına aykırı karar verildiğine, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkemece; sanık ...'nın ... Eczane isimli iş yerinin sahibi olduğu, sanık ...'nın ...'nın eşi olduğu ve aynı zamanda eczanede çalıştığı, sanık ...'ın da uzun süredir bu eczanede kalfa olarak çalıştığı, eczanede sahte sağlık kurulu raporlarına istinaden düzenlenen fazla sayıda kişi hakkındaki reçetelere göre satış yapılarak katılan kuruma fatura edildiği, sanıkların sağlık karnelerini bırakanlar ile daha önce bu iş yerinden ilaç alan fakat sağlık karnelerini bırakmayan kişiler hakkında Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinden uzun süreli ve bedelin tamamının katılan kurum tarafından karşılanacağı şekilde ilaç alımına yönelik sağlık kurul raporlarını temin ettikleri, rapor içeriklerinde gerçek olmayan farklı hastalıklara yönelik teşhislerin de konulduğu, bunlara ilişkin ilaçların yazıldığı, sanıklar tarafından sahte sağlık kurulu raporları kullanılarak sağlık kuruluşlarından reçete temin edildiği, sağlık karnelerini bırakan kişilere verdikleri ilgili ilaçların yanında rapora istinaden yazdırdıkları ilaçları da satılmış gibi göstererek katılan kuruma fatura ettikleri, reçetelere eklenen bir kısım ilaç küpürlerinin ise sahte olarak üretilmiş ilaçlara ait olduğu, sanık ...'in kişilerden sağlık karneleri veya kimlik bilgilerini edinip diğer sanıklar ..., ... ve ...'a vererek eylemlerine yardım ve iştirak ettiği, tüm sanıkların, gerçek olmayan sahte rapor temin edip kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu, sahte olarak oluşturulan sağlık kurulu raporlarına göre yazılan reçetelerle satış yapıp katılan kurum aleyhine menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sanıklar ..., ... ve ...'ın, sahte sağlık kurulu raporları temin edip bunları kullanmak suretiyle menfaat temin ettikleri, sanık ... de bu sanıklara yardımda bulunduğu, alınan bilirkişi heyet raporuna göre katılan kurum zararının 15.305,44 TL olduğunun belirlendiği, sanıkların savunmalarının cezalandırılmaktan kaçınmaya yönelik ve soyut olduğu, böylece sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına, aynı suç işleme kastı altında birden fazla kez aynı eylemi gerçekleştirdiklerinden cezalarında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca eylem sayısı da gözetilerek arttırım yapılmasına, resmi belgede sahtecilik suçunda zamanaşımı vaki olduğundan haklarındaki kamu davalarının düşürülmesine karar verilmiştir. 2.Sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri belirlenmiştir. 3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu rapor, reçete, ilaç küpürlerinin asılları-örnekleri, bilirkişi raporları, kurumların cevabi yazıları, ön inceleme raporları, suç duyurusu raporu, hukuk mahkemelerinin dosya-bilirkişi raporu örnekleri, tanık beyanları, sanıkların nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1.Sanıkların yargılama konusu resmi belgede sahtecilik eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanıkların 31.01.2013 tarihli sorgularından hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi gerçekleştiğinden, düşme hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin, sanıklar ..., ... ve ... ... müdafiilerinin, sanık ... ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Her ne kadar Mahkemece zarar miktarına ilişkin bozma sonrasında alınan 11.10.2021 tarihli bilirkişi heyet raporu esas alınıp katılan kurum zararının 15.305,44 TL olduğu belirlenerek sonuca gidilmiş ise de, anılan raporun sonuç kısmında tespit edilen ve hükme esas alınan miktarın sanıklar hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen davasına konu 03.03.2009 tarihli iddianame ile açılan sahte ilaç küpürlerine ilişkin olduğu, hâlbuki 23.01.2009 tarihli iddianame ile açılan sahte reçetelere ilişkin davada gerçek zarar miktarının belirlenmediğinin incelenen dosya kapsamından anlaşılması karşısında, belirtilen husustaki gerçek zarar miktarının tespitine yönelik olarak alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan vekili, sanıklar ..., ... ve ... ... müdafiileri, sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.07.2024 tarihinde karar verildi.