22. Hukuk Dairesi 2016/26260 E. , 2019/24443 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalının uhdesinde bulunan ... yer altı sahasında, …
**22. Hukuk Dairesi 2016/26260 E. , 2019/24443 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalının uhdesinde bulunan ... yer altı sahasında, kömür üretim işinin hizmet alım sözleşmesi ile ihale edildiğini, müvekkili işçinin davalıya ait işyerinde kayden alt işveren işçisi olarak çalıştığını, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kanuna aykırı kurulduğunu ve muvazaaya dayandığını, davalının bünyesinde aynı görev ve kıdemde kadrolu çalışan işçilerin sahip olduğu tüm mali hakların müvekkiline de sağlanması gerektiğini ileri sürerek,bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş vekili,müvekkil şirket ile ... arasında muvazaanın söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum ile davacının çalıştığı müteahhit arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, ihale makamı olan müvekkilinin, işi bir bütün olarak ihale ettiğini, işlemin mevzuata uygun olduğunu, muvazaa bulunmadığını, davacının iddia ve taleplerinde haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, yazılı gerekçeyle davacının talep ettiği alacak kalemlerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği,davanın belirsiz alacak davası türünde açılamayacağı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında öncelikle çözülmesi gereken uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası türünde açılıp açılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davanın belirsiz alacak davası açılamayacağı kabul edilerek hukuki yarar yokluğundan usulden ret kararı verilmiş ise de, aşağıda açıklanan nedenlerle, usulden ret kararı yerinde değildir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.