10. Hukuk Dairesi 2011/13476 E. , 2011/14482 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalılardan .... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Davacı ....vekilinin t
**10. Hukuk Dairesi 2011/13476 E. , 2011/14482 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalılardan .... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Davacı ....vekilinin temyiz talebi yönünden; Hüküm iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi tarafından verilmiş olup, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Somut olayda; davacı vekiline hüküm 26.11.2010 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilmiş, ancak, süresinde hükmü temyiz etmemiştir. Davalı Kurum temyiz dilekçesinin 31.05.2011 tarihinde kendisine tebliği üzerine, davacı vekili katılma yoluyla 08.06.2011 tarihinde temyiz dilekçesi vermiştir. Katılma yoluyla temyiz, normal temyiz süresi içinde mahkeme kararını temyiz etmiş veya etmemiş olmasına bakılmaksızın, diğer tarafın temyiz dilekçesi kendisine tebliğ edilen karşı tarafa normal temyiz süresine ek olarak temyize cevap süresi içinde hükmü temyiz edebilme hakkı tanımakta olup, HUMK. nun 2494 sayılı Kanun ile değişik 433’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Ne var ki, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 15’inci maddesi hükmüne göre, ancak, son kez anılan Kanunda düzenleme boşluğu bulunması halinde, bu boşluğun Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu ile doldurulması olanağı vardır. Bir başka anlatımla, şayet, İş Mahkemeleri Kanununda hüküm varsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki hükümlerin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. İş Mahkemeleri Kanununun 8’inci maddesinde ise, cevap yolu ile temyiz hakkından yararlanma yetkisi verilmemiştir. Bu nedenle; iş mahkemelerinde katılma yoluyla temyiz mümkün olmadığından, davacı ......vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE; 2- Davalı .....Vekilinin temyiz talebi yönünden; HGK’nun 28.05.2008 günlü 2008/10-370 Esas, 2008/410 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 417/1. maddesine göre yargılama giderlerinden davada haksız çıkan tarafın sorumlu olduğu ve davanın kısmen reddi nedeniyle, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3.maddesi yollamasıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 436. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ:Hüküm fıkrasının masraflarla ilgili Hüküm fıkrasına son bent olarak “Davanın kısmen reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı Sosyal Güvenlik Kurumu yararına takdir olunan 1.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ......verilmesine” sözcüklerinin hüküm fıkrasına eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.