2. Hukuk Dairesi 2013/20105 E. , 2014/2281 K. "" MAHKEMESİ :Kayseri 3. Aile Mahkemesi TARİHİ :04.06.2013 NUMARASI :Esas no: 2012/968 Karar no:2013/542 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davalının, geceleyin evinden gizlice çıkıp, bir askerle buluştuğu ve birbirlerine sarılmış halde görüldüğü yapılan soruşturma…
**2. Hukuk Dairesi 2013/20105 E. , 2014/2281 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kayseri 3. Aile Mahkemesi TARİHİ :04.06.2013 NUMARASI :Esas no: 2012/968 Karar no:2013/542 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davalının, geceleyin evinden gizlice çıkıp, bir askerle buluştuğu ve birbirlerine sarılmış halde görüldüğü yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu eylem sabit görülmüş, eylemin “güven sarsıcı davranış veya sadakatsizlik olarak değerlendirilebileceği, zina olarak görülemeyeceği” belirtilerek dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. Zina mutlak bir boşanma sebebidir. Bunun mutlak boşanma sebebi olması gerçekleşmiş olması halinde evlilik birliğini temelinden sarstığının, karine olarak kabul edilmesine dayanır. Yasa koyucu, zina olayını özel boşanma sebebi saymakla bu olayın evliliği derin biçimde sarstığını baştan kabul etmiş, ayrıca olayın evlilik birliği üzerindeki etkilerinin araştırılmasına lüzum görmemiştir. Bu bakımdan “zina” sebebine dayanan boşanma talebinin içinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması olgusu, bu sebeple açıkça dayanılmamış olsa bile zaten mevcuttur. Yeter ki, davacı, dava dilekçesinde davalının zinası sebebiyle evliliğin kendisi açısından çekilmez hale gelmiş olduğunu belirtmiş bulunsun. Bu bakımdan, toplanan deliller davalının bir başka erkekle cinsel ilişkisine muhakkak nazarıyla bakılmasını gerektirecek yeterlikte değilse, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanma kararı verilebilir. Buna engel bir hüküm bulunmamaktadır. Davalının gerçekleşen kusurlu davranışı zina yaptığını kabule yeterli olmamakla birlikte, evlilik birliğini ortak hayatı devam ettirmesi diğer eşten beklenmeyecek derecede ve ortak hayatın devamına imkan bırakmayacak nitelikte temelinden sarstığına göre, tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmaksızın isteğin reddi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oçokluğuyla karar verildi.10.02.2014 (Pzt.) KARŞI OY YAZISI