14. Ceza Dairesi 2017/1396 E. , 2017/3560 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görül…
**14. Ceza Dairesi 2017/1396 E. , 2017/3560 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mahkemece gerekçe kısmında 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinin sanığın daha lehine olduğu kabul edilip hakkında sonuç olarak 6 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunacağı belirtilmesine karşın, hüküm kurulduğu sırada anılan kanun maddesinin değişiklikten önceki halinin uygulanması suretiyle çelişkiye neden olunması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.06.2017 tarihinde, üye ...'in sanık hakkında lehe kanun değerlendirmesi yapılırken TCK'nın 103/6. maddesinin uygulamada dikkate alınmaması gerektiği yönündeki karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Tüm dosya kapsamından olumsuz bir çevre ve aile hayatı olan mağdureye ilk olarak henüz on yaşındayken annesinin erkek arkadaşı olan İbrahim ismindeki bir erkeğin cinsel istismarda bulunduğu daha sonra on iki yaşındayken erkek arkadaşı ... tarafından nitelikli cinsel istismara uğradığı, bu eylemden sonra arkadaşı ...'in kendisini aldattığı düşüncesiyle bunalıma girdiği, ardından hayat kadını olan ... ile tanıştığı bu kişinin mağdureyi farklı kişilere pazarladığı ve mağdurenin ...'ın istismarı olayından sonraki iki buçuk yıllık süreçte en az yirmi yedi kişinin cinsel istismarına maruz kaldığı anlaşılan olayda sayın çoğunlukla görüş ayrılığımız sanık hakkında TCK.'nın 103/6 madde ve fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağına yönelik olarak çıkmıştır. Her ne kadar Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarında İbrahim ve ...'ın eylemleri nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığı belirtilmiş ise de mağdurenin suç tarihlerinde on ve on iki yaşında olması ve ...'in eyleminin nitelikli olması dikkate alındığında bu eylemlerle birlikte tüm eylemlerin mağdurenin ruh sağlığını bozacak nitelikte olduğuna kuşku bulunmamaktadır.