1. Hukuk Dairesi 2018/888 E. , 2020/3254 K. "" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 30.06.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avuka…
**1. Hukuk Dairesi 2018/888 E. , 2020/3254 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 30.06.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı, mirasbırakan babası ...’nin maliki olduğu 256 ada 13 parsel sayılı taşınmazını davalı kızına satış suretiyle temlik ettiğini, devrin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescile karar verilmesini istemiştir.Davalı, zamanaşımı itirazında bulunup satış işleminin gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “... murisin başka taşınmazları bulunup bulunmadığı, satış ihtiyacı olup olmadığı, taraflarla olan beşeri ilişkileri üzerinde durulmamış, davalının temlik tarihinde alım gücü olup olmadığı hususunda hükme yeterli araştırma yapılmamış, davalının annesi ile oturduğu, çalışmadığı belirlenmiştir. Öte yandan, davacı taraf tanık ismi bildirmiş, mahkemece bu tanığın beyanının alınamadığı gibi Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 240/3. maddesinde açıklandığı şekilde davacı yana adres göstermesi için kesin süre verilmemiştir. Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda taraf delillerinin toplanılması, davacı tanığının bizzat getirme zorunluluğunun olmadığı düşünüldüğünde, davetiye ile celp edilmesi, aksi durumda zorla getirtilip bilgisine başvurulması ve davalı tanık beyanları ile karşılaştırılması, davalının alım gücünün olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi, çelişkilerin giderilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır...” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.