10. Hukuk Dairesi 2024/994 E. , 2025/45 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1405 E., 2023/1855 K. İHBAR OLUNAN : Chubb European Group Ltd. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/1451 E., 2022/307 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar veri
**10. Hukuk Dairesi 2024/994 E. , 2025/45 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1405 E., 2023/1855 K. İHBAR OLUNAN : Chubb European Group Ltd. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/1451 E., 2022/307 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.10.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle iş gücü kaybının %13,20 olarak tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 60.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mağaza sorumlu yardımcısı olarak görev yaptığını, ofis bölümünde bulunan çelik kasayı bozuk para almak için açtığını ve kasayı kapatırken parmağını çelik kasanın kapağına sıkıştırdığını, yaşanan olayın tamamen davacının tedbirsizliği nedeniyle meydana geldiğini, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, 06.10.2018 tarihinde işyeri ofis katında bulunan çelik kasayı kapatmak isterken sol el başparmağını çelik kasaya sıkıştırması sonucunda yaralandığı, 18.09.2019 tarihli SGK Sağlık Kurulu kararına göre davacının kaza sonucunda %13,20 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiğinin tespit edildiği, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 04.06.2020 tarihli inceleme raporu ile uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin davalı şirketin %20 oranında, davacının ise %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, iş kazasında tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla mahkemece iş sağlığı, güvenliği uzmanından oluşan 2 farklı bilirkişi heyetine kusur raporu tanzim ettirildiği, 12.09.2021 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporu ile çelik kasa kapağını kapatırken yeterli dikkat ve özeni göstermemesi, kendi şahsi güvenliğini sağlama adına güvensiz davranışlar sergilemiş olması nedeniyle davacı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, kasaya el sıkışmasını önleme adına mevcut olayda alınabilecek teknik bir önlem bulunmadığı, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile iş ekipmanları eğitimlerini çalışana vermiş olması, davacının olay tarihi ve anında mağazada amir durumunda bulunması nedeniyle denetim gözetim yükümlülüğünü işveren adına yerine getirecek kişi konumunda olması nedenleriyle davalının kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, 01.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporu ile davalı şirketin meydana gelen kazada etkisinin ve ihmalinin bulunmadığı, davacının ise meydana gelen kazada etkisinin ve ihmalinin bulunduğu, bu etki ve ihmalin kazanın meydana gelmesinde temel etken unsur olduğu ve davacının %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Mahkemece tanzim ettirilen 12.09.2021 ve 01.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporlarının aynı doğrultuda olduğu, taraflara izafe edilen kusur oranlarının örtüştüğü, raporların kazanın meydana geliş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu, davalı işverenin somut uyuşmazlıkta kusuru bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan 12.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda; meydana gelen iş kazasında davacı kazazede işçinin %100 oranında kusurlu olduğu, davalı işverenin kusurunun bulunmadığı belirtildiği, itiraz üzerine alınan 01.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı kazazede işçinin %100 oranında kusurlu olduğu, davalı işverenin kusurunun bulunmadığının belirtildiği, aynı iş kazasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı işveren aleyhine açılan rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonucu Konya 4. İş Mahkemesinin 07.02.2023 tarih 2021/67-2023/27 E.K. sayılı kararı ile meydana gelen iş kazasında kazazede Kurum sigortalısı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davalı işverenin kusurunun bulunmadığı açıklanarak davanın reddine karar verildiği, iş kazasına ilişkin Konya C. Başsavcılığının 2018/62527 soruşturma sayılı dosyasında olayın mağdurun kendi önlemsiz ve özensiz davranışı sonucu meydana gelmesi, olayın meydana gelişinde başkaca bir şahsa atfı kabil kusur ya da kastın bulunmaması nedeniyle olayla ilgili kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, dava dilekçesinde keşif deliline dayanmayan, tanık listesi sunmayan davacı vekilinin keşif yapılmadığı, tanıklarının dinlenmediği ve resen tanık dinlenmesi gerektiğine ilişkin istinafının yerinde olmadığı, dosyada alınan iki rapor ve rücuan tazminat dosyasında alınan raporlar birbirini teyit etmekte olup hükme esas alınan kusur oranının olayın oluş şekline uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacıya atfedilen kusur oranının yüksek olduğunu, bilirkişi heyetinin yeterli niteliklere sahip olmadığını dijital şifre ile kapısı otomatik açılıp-kapanabilen ve kapanma sırasında herhangi bir sıkışma ihtimalinin bulunduğu anda otomatik durabilen teknoloji ile çalışan çelik kasaların varlığı sabitken, işverence böyle bir önlem alınmadığı, kasanın bulunduğu yerde kasanın nasıl açılıp kapanacağına dair herhangi bir ibarenin bulunmadığını, Mahkemece eksik inceleme ile hatalı hüküm kurularak hukuki dinleme hakkı kapsamında yer alan keşif ve yerinde inceleme talepleri yerine getirmeden karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.