Ceza Genel Kurulu 2010/11-143 E. , 2010/220 K. "" İtirazname : 2009/104289 Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi Sanıkların resmi evrakta sahtecilik suçundan lehe olduğu kabul edilen 765 sayılı TCY'nın 342/1 ve 80. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, adli emanette kayıtlı bulunan 3 adet tebligat aslının suçta kullanılmış olması nedeniyle 5237 sayılı TCY'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine ilişkin, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen…
**Ceza Genel Kurulu 2010/11-143 E. , 2010/220 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2009/104289 Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi Sanıkların resmi evrakta sahtecilik suçundan lehe olduğu kabul edilen 765 sayılı TCY'nın 342/1 ve 80. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, adli emanette kayıtlı bulunan 3 adet tebligat aslının suçta kullanılmış olması nedeniyle 5237 sayılı TCY'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine ilişkin, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.03.2006 gün ve 54-111 sayılı hüküm, katılan vekili ile sanık Ü.... A...ve sanıklar A...ve Hakem Z... müdafileri tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 11.05.2010 gün ve 11086-5921 sayı ile; “Emanette kayıtlı üç adet tebligat aslının dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı TCK'nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından ‘5237 sayılı TCK'nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine’ ibaresi çıkartılarak yerine ‘dosyada delil olarak saklanmasına’ ibaresinin eklenmesi suretiyle” düzeltilerek onanmıştır. Yargıtay C. Başsavcılığı ise 22.06.2010 gün ve 104289 sayı ile; “Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.06.1990 gün ve 1990/6-144-174 sayılı ‘...Maliye Hazinesini davada taraf olmaktan bertaraf etmek amacıyla sahte adrese tebligat çıkartarak sahte mahkeme ilamı aldıkları, ancak bu sahtekarlığı taşınmazın kendilerine ait olduğu sübjektif inancı ile yaptıklarının anlaşılmasına göre haklarında TCK.nun 347. maddesinde düzenlenen hafifletici sebebin uygulanması gerekir’ şeklindeki kararı ve yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.03.2006 gün ve 2006/6-22-38 sayılı ‘...bu şekilde sanıkların eylem birliği içerisinde Tebligat Yasası hükümlerine aykırı şekilde tebligatlar yapılmasını sağlayıp geçersiz tebligatlara istinaden katılan Hikmet’in gıyabında görülen dava sonucu sahte tenfiz ve tanıma ilamı sağladıkları, ancak sanıkların, katılanın yurtdışında ikamet etmesi ve tebligat işlemlerinin uzun zaman alacağı düşüncesi ile ileride verilecek olan tenfiz ve tanıma kararını, daha kısa bir sürede alma düşüncesiyle bu yola başvurdukları, dolayısıyla sahih bir keyfiyetin esbabı subitiyesini tedarik amacı ile fiili gerçekleştirdikleri saptanmakla...’ şeklindeki kararı ile bu karara atıf yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 15.12.2009 gün ve 2007/1190-2009/15846 E.-K. sayılı kararı da göz önünde bulundurarak, davaya ilişkin dosyadaki delil ve belgeleri ele aldığımızda;