4. Hukuk Dairesi 2016/13480 E. , 2019/55 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ aleyhine 10/02/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 05/05/2016 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne …
**4. Hukuk Dairesi 2016/13480 E. , 2019/55 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ aleyhine 10/02/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 05/05/2016 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davalı şirketin yayın sahibi olduğu ... Gazetesinin 10/12/2014 tarihli nüshasında “Koçum Burak Bu İşleri” ve 12-13. sayfada “Burak’ın Yaşam Koçu” başlığı ile yayınlanan haberde, davacıya hakaret edilerek kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, davacının fotoğrafının da kullanıldığı haberde cemaatle ilişkilendirilmeye çalışıldığını, cemaat evlerinde yetiştirildiği ve cemaate hizmet ettiği belirtilerek toplumun, müvekkilinin cemaat içinde yer aldığını düşünmesine sebep olacak şekilde şeref ve saygınlığına saldırı gerçekleştirildiğini, basın özgürlüğünün sınırlarının davaya konu haberde aşıldığını belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; davaya konu haberde daha önce 09/12/2014 günü ... Gazetesinde yer alan gerçek dışı haberin eleştirildiğini, haberin görünen gerçekliğe uygun olduğunu, davacının sahibi olduğu gazetenin yayıncılık anlayışının basın özgürlüğü çerçevesinde sorgulanmasının hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; konunun güncel olup özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, başlığın çekici bir şekilde verilmesinin yayın tekniği içinde olağan kabul edildiği, kullanılan sözlerin hakaret kastı taşımayıp değer yargısı olduğu, eleştirel bir yaklaşımla haber yapıldığı, davacının kişilik haklarına bir saldırıda bulunulmadığı, çatışan yararlar dengesinin davacı yararına bozulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda