11. Ceza Dairesi 2015/2317 E. , 2016/5491 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet I- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas, 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgede nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fi…
**11. Ceza Dairesi 2015/2317 E. , 2016/5491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet I- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas, 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgede nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği gibi, suça konu bononun İcra Müdürlüğü'nce kabul edilip icra takibine başlanmasının da tek başına belgenin aldatma yeteneğine sahip bulunduğunu göstermeyeceği cihetle; Dairemizin 11.12.2014 gün 2013/1389 Esas 2014/21401 Karar sayılı tevdii kararı üzerine dosyaya getirtilen suça konu bono aslı üzerinde heyetimizce yapılan incelemede, tüm senet metninin mavi renkli kalemle düzenlenip imzalanmış olmasına rağmen bedele ilişkin rakam ve yazıların üzerinde siyah renkli kalemle değişiklik yapıldığının, tahrifat yapılan rakam ve yazıların altındaki mavi renkli kalıntıların açıkça görüldüğünün, bu düzeltmelere ilişkin paraf da bulunmadığının tespit edilmesi karşısında belgede yapılan sahteciliğin ilk bakışta anlaşıldığı bu nedenle aldatma niteliği bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; II- Sanık ile mağdurun 12.000 TL olarak düzenledikleri bononun bedele ilişkin bölümlerinde sanığın tahrifat yapıp 12.500 TL'lik bono haline getirerek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; sanığın mağdura sonradan 500 TL elden nakit borç para verdiğini, bu sebeple senedin bedele ilişkin bölümlerini değiştirdiğini beyan etmesi karşısında, mağdur ile sanık arasındaki alacak-borç durumu araştırılarak, alacak miktarının belirlenmesini müteakip sonucuna göre sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesinde öngörülen "bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, III- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu dışındakiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, IV- Suça konu bononun mağdur tarafından 12.000 TL olarak düzenlenip sanığa verildiği ve sanık tarafından da 12.500 TL haline getirildiği kabul edilmesine rağmen suça konu senede buna ilişkin açıklama yapılmadan icra dosyasına iadesine karar verilmesi, V- Suç tarihinin sahte belgenin en son kullanıldığı icraya verilme tarihi olan 11.09.2008 yerine gerekçeli karar başlığında 2008 olarak gösterilmesi, Yasaya aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.