14. Hukuk Dairesi 2015/18304 E. , 2017/3425 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.01.2011 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar i…
**14. Hukuk Dairesi 2015/18304 E. , 2017/3425 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.01.2011 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı olduğu 10259 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki ... belediyesine ait olan 25/69 payın önce... sonra davalı ...’e satıldığı ve bildirim yapılmadığından dava konusu parseldeki payın önalım hakkına dayalı olarak iptali ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; davaya konu payın satıcı ile davalı arasındaki yakın akrabalık ilişkisi nedeniyle gerçekte satış değil bağış yapıldığını, öte yandan parselin fiili taksime uygun şekilde kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı vekilinin temyiz etmesi üzerine; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2013/52 Esas, 2013/12135 Karar sayılı ilamı ile davalının fiili taksim iddiasının araştırılması gerektiği sebepleri ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda dava konusu parseldeki payını devreden... Davalı ...’in kardeşi olduğu yakın akrabalar arası işlemin satış değil bağış olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Yasal Önalım Hakkı-Önalım Hakkı Sahibi" başlıklı 732. maddesinde “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler” hükmü düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede, önalım hakkının açık bir tarifi yapılmamakla birlikte temel prensibin mülkiyet serbestisi ve tasarruf yetkisi olduğu gözetilerek paydaşın temlik hakkı sınırlandırılırken bu sınırlandırma sınırlı tutularak sadece satım akitleri için önalım hakkı öngörülmüştür. Gerçek bir satışın konusu olmayan, satım niteliğinde olmayan pay temliklerinde yasal önalım hakkı doğmayacaktır. Önalım hakkının payın satışındaki şartlar dahilinde kullanılması gerektiğinden, payı paradan başka bir karşılıkla iktisap edenlerden, aynı şartlar yerine getirilmek suretiyle temellük etmeye imkan bulunmamaktadır.