20. Hukuk Dairesi 2015/10307 E. , 2016/12546 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... 184 ada 1 parsel sayılı 2325,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nede…
**20. Hukuk Dairesi 2015/10307 E. , 2016/12546 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... 184 ada 1 parsel sayılı 2325,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü ... adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine “dava konusu taşınmazın imar ve ihya edilmediğini, genelde taşlık, kayalık, çalılık, boş yerler olduğunu, tarım arazisi olmadığı, zilyetlik ile iktisap için gerekli zamanaşımının dolmadığını, ileri sürüp tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece; davacı yana keşif giderlerini yatırması için iki haftalık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde keşif avansını yatırmaması halinde keşif delilinden vazgeçmiş sayılacağı hususunun usulüne uygun olarak ihtar olunduğu, keşif avansının mahkeme veznesine yatırılmadığı, bu durumda keşif delilinden vazgeçildiği, davanın niteliği gereği keşif yapılmadan iddianın kanıtlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Davanın niteliği kadastro tespitine itirazdır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel kadastro 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılmış olup tespit tarihinden önce 1942 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 2008 yılında 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Mahkemece, en son 16/02/2015 günlü oturumda, mahallinde 26/03/2015 gününde keşif yapılmasına ve davacı tarafa masrafları yatırması için tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş ise de keşif ara kararı usulüne uygun değildir.