2. Hukuk Dairesi 2024/5323 E. , 2025/1499 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1747 E., 2024/939 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2018/794 E., 2021/286 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı -davacı kadın vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, ma
**2. Hukuk Dairesi 2024/5323 E. , 2025/1499 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1747 E., 2024/939 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2018/794 E., 2021/286 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı -davacı kadın vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, manevi tazminatın miktarı ve velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 1.Davalı-davacı kadın vekilinin "asıl davanın kabulüne" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi hükmü davacı-davalı erkek vekili tarafından "birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar" yönünden, davalı-davacı kadın vekili tarafından ise "kusur belirlemesi, velayet, yoksulluk nafakası talebinin reddi ve manevi tazminatın miktarı" yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı-davacı kadın vekili tarafından "asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, velayet ve manevi tazminatın miktarı yönünden" temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı "asıl davanın kabulü" yönünden istinaf yoluna başvurmayan davalı-davacı kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı "asıl davanın kabulü yönünden" temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı-davacı kadının vekilinin bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı-davacı kadın vekilinin reddedilen yön dışında diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları yönünden ise gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince erkeğin asıl davası ile kadının birleşen davasının kabulüne, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına ve kadın yararına boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı -davacı kadın vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edildikten sonra davalı -davacı kadın vekili, 30.05.2024 tarihinde dosyaya sunmuş oldukları "sulh protokolü" başlıklı dilekçe ile tarafların anlaşmalı boşanma protokolü çerçevesinde anlaştıklarını beyanla sulhe göre karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde her ne kadar davalı-davacı kadın vekili tarafından sulh protokolü başlıklı dilekçe dosyaya ibraz edilmiş ise de; erkeğin davasında verilen boşanma hükmü istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Davalı-davacı kadın vekili tarafından sunulan dilekçe boşanma yönünden sonuca etkili olmamakla birlikte boşanmanın fer'îleri yönünden protokol hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu bizzat taraflardan sorularak sonucuna göre bir değerlendirme yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı-davacı kadın vekilinin "asıl davanın kabulüne" yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE, Davalı-davacı kadın vekilinin diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.