1. Ceza Dairesi 2024/4643 E. , 2025/3673 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/667 E., 2024/725 K. SUÇ : Kasten öldürme KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderme Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.03.2024 tarihli ve 2023/667 Esas, 2024/725 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2022/9702 Esas, 2023/585 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhak…
**1. Ceza Dairesi 2024/4643 E. , 2025/3673 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/667 E., 2024/725 K. SUÇ : Kasten öldürme KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderme Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.03.2024 tarihli ve 2023/667 Esas, 2024/725 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2022/9702 Esas, 2023/585 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2018/366 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1,31/3,62/1. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/429 Esas, 2020/868 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-(e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/9702 Esas, 2023/585 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerekirken, hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı bulunması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.03.2024 tarihli ve 2023/667 Esas, 2024/725 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-(e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri özetle; suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Dosya kapsamında suça sürüklenen çocuğun, amcası .... ve ...'ın kız....'ı sevdiği ve evlenmek istediği ancak yengesi ...'nin buna engel olduğu ve suça sürüklenen çocuğun halası ....'nin oğlu ile ...'nin kızı ....'ın olaydan 20 gün önce sözlendiği, suça sürüklenen çocuğun ...'ın halasının oğlu ile evlenmesinden yengesi ...'yi sorumlu tuttuğundan yengesine husumet beslediği ve tehdit ettiğine ilişkin tanık anlatımlarının bulunduğu, olay saatinden önce suça sürüklenen çocuğun elinde siyah tüfekle olay yerine doğru giderken görüldüğü, olaydan sonra da yine tüfekle olay yerinden dönerken görüldüğüne dair temyiz dışı sanık ...'ın ve tanıklar H.A., V.A., A.Ç., ...E., S.D.' nin beyanları, tanık T.A.,'nın suça sürüklenen çocuğu olaydan 2-3 gün önce de elinde tüfekle olay yerine yakın bir yerde çalılıkların arkasına saklanmış vaziyette gördüğüne ilişkin beyanı ve bu beyanı destekler nitelikte tanık B.E 'nin suça sürüklenen çocuğa benzer birinin elinde tüfekle süt sağma yerinde olay öncesinde gördüğüne ilişkin anlatımları, temyiz dışı sanık ...'ın ve tanıkların suça sürüklenen çocuğun elinde gördüklerini beyan ettikleri tüfeğe benzer nitelikte tüfeğin olay tarihinden önce suça sürüklenen çocuk tarafından kullanıldığına ilişkin dosyada tanık anlatımlarının bulunduğu, olayla ilgili soruşturma devam ettiği sırada köy halkının genel itibari ile ifadelerinin alındığı sırada temyiz dışı sanık ...'ın bilgi sahibi olarak ifadesinin alınması için jandarma aracına bindirildiğinde "susma hakkımı kullanmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, daha sonra suça sürüklenen çocuk ...'ın bilgi sahibi olarak ifadesi alınmak üzere araca alınmasına müteakip temyiz dışı sanık ...'ın suça sürüklenen çocuğa kürtçe olarak "ben senin ismini vermedim" şeklinde söz söylediği, bu hususun 07.09.2017 tarihli tutanak ile imza altına alındığı, soruşturma kapsamında suça sürüklenen çocuğun tutuklandıktan sonra cezaevi aracında iken "benim tek suçum babam ....ı dinlemek olduğu, bundan sonra asla babama güvenmem, bu devirde babana bile güvenmeyeceksin, babam sürekli susmam gerektiğini söyledi, eğer babamı dinlemeseydim olan biten her şeyi söylerdim, babam ... ile...'ın tutuklanacağını, benim kurtulacağımı söyledi, bana hiçbir şey olmayacaktı, bak şimdi iki piç kurtuldu, olan bana oldu, ilk defa babamın yanında sigara içtim, babamın köyde benim aleyhime ifade verdiğini sonradan duydum, şimdi bu olay yüzünden köyde kan davası çıkar, sizde görürsünüz, ...'nin kardeşi İlhan bana bir gün köy içinde hani lan ...'nin kızını seviyordun, sen alacaktın, bak başkası aldı, başkası s...şimdi dedi, elveda Kurejor" şeklinde beyanda bulunduğu, bu hususun adli kolluk tarafından tutulan 30.01.2018 tarihli tutanak ile imza altına alındığı, tutanak içeriğinin tutanak tanıkları tarafından doğrulandığı, suça sürüklenen çocuğun babası köy muhtarı ...'ın olayla ilgili bilgi ve görgüsü bulunan tanıklar üzerinde baskı kurduğuna ilişkin tutanak içerikleri, suça sürüklenen çocuğun olaydan bir süre sonra Facebook hesabını kapattığı, olaydan sonra suça sürüklenen çocuğun temyiz dışı sanık ... ile görüşmediğini beyan etmesine rağmen çok sayıda görüşme kayıtlarının bulunduğu, olay günü maktulün tanık ...'den kısa bir süre sonra ayrıldığına ve benzer kıyafetler giydiğine ilişkin tanık anlatımları ile birlikte olay günü tanık ... ve maktule ...'ın aynı yerden aynı saat dilimlerinde eşek üzerinde ve benzer kıyafetler ile geçmiş oldukları hususları birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk ...'ın maktule ...'ı tanık ... zannederek silahla vurarak öldürdüğü anlaşılmakla eylemi sabit görülerek suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerekirken, hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan direnme kararı yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/9702 Esas, 2023/585 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Maktule ...’ın ateşli silahla vurularak öldürüldüğü sabittir. Bu dosya da suça sürüklenen çocuk ... hakkında yerel mahkemece yargılama yapılarak suça sürüklenen çocuğun müsnet suçtan TCK’nin 81. maddesi gereği mahkumiyetine dair verilen kararın lehe ve aleyhe istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince duruşma açılıp yerel mahkemenin mahkumiyet kararı kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun CMK’nin 223/2-e maddesi gereği beraatine oy çokluğu ile karar verilmiş bu kez yine lehe aleyhe temyiz edilen karar Dairemizin çoğunluğunca suça sürüklenen çocuğun maktulü öldürdüğü sübuta erdiği kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin beraat kararı bozulmuştur. Suça sürüklenen çocuğun müsnet suçu işlediğine dair dosyada iddia, şüphe, varsayım dışında hiçbir maddi teknik veya itibar edilebilir (aşamalarda değiştirilmeyen) tanık delili yoktur. Şüpheden sanık yararlanır, iddia sahibi iddiasını kendisi ispatla mükelleftir ilkeleri gereği suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim. Şöyle ki; Ceza Muhakemesinde en temel müesseselerden ikisi şüpheden sanık yararlanır, iddia sahibi iddiasını ispatla mükelleftir ilkeleridir. Sanık hakkında iddianamede isnat olunan fiillerin sanıkça gerçekleştirildiğini ispat yükü iddia makamına aittir. Sanığa sen suçsuz olduğunu ispat et yoksa suçlu sensin denemez, ispat yükü tersine çevrilemez. Sanık hakkındaki iddialar yeterli şüpheyi oluşturuyor ise kamu davası açılabilir ancak kuvvetli şüphe ile dahi mahkumiyet kararı verilemez. Somut olayımızda suça sürüklenen çocuk hakkında şüpheler olduğu doğrudur, ancak suça sürüklenen çocuk dışında başka şüphelilerde mevcut olup bu suça sürüklenen çocuk hakkındaki şüpheler mahkumiyetini gerektirir mahiyette değildir. Suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilirken dayanılan delilere kısaca değinmek gerekir ise; 1) Suça sürüklenen çocuk aleyhine olan tanık beyanları defalarca değiştirilmiştir. (İlk beyanları suça sürüklenen çocuk lehe olduğu halde önce suça sürüklenen çocuk aleyhine ve sonra suça sürüklenen çocuk lehine olarak iki kez beyanlardan dönülmüştür.) Aşamalarda iki kez değişen beyanlara itibar olunamaz. Delil sayılamaz. 2) Gizli tanıklar dosyada deşifre olunca gizli tanıklık beyanlarının gerçek ifadeleri olmadığını söyleyerek beyanlarından dönmüşlerdir. (Gizli tanık beyanlarında suça sürüklenen çocuk aleyhine sübuta yönelik delil yoktur.) CMK gereği gizli tanık beyanı değişmese dahi delillerle desteklenmedikçe tek başına delil değildir. 3) Olayın görgü tanığı yoktur. Olay yerinde ne tür silah kullanıldığı, nereden, kimin ateş ettiği hiçbir şekilde belirlenememiştir. Ele geçen kovan, fişek, kartuş, svap dahi bulunmamıştır. 4) Dosyada suça sürüklenen çocuktan önce başka kişiler şüpheli olarak değerlendirilmiş (Murat Çur gibi) ancak bu şüpheliler hakkındaki şüpheler makul nedenlerle giderilmeden her nedense dosyaya suça sürüklenen çocuk üzerinden devam olunmuştur. 5) Soruşturma aşamasında maktulün suça sürüklenen çocuk tarafından öldürüldüğü her nedense kabul edilerek soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuk hakkında maktulü öldürmesini gerektirecek bir husumet nedeni araştırılmış ancak makul bir neden bulunamayınca suça sürüklenen çocuğun aslında maktul ...’yi değil kızını kendisine vermeyen ve bu nedenle husumeti olduğu varsayılan ...’yi öldürmek isterken şahısların benzer kıyafetler giymeleri nedeniyle karıştırarak sehven ...’yi vurduğu kabul edilmiştir. (Maktul ... eşeği üzerinde köye giderken vurulmuştur. Suça sürüklenen çocuk, maktul ... ve ... aynı köylü ve akrabalardır. Suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan tanık beyanlarına göre ... ve ...’nin eşekleri farklı renkli olduğu halde bunu bilmemesi, köylüsü ve akrabalarını tanımaması, ... yerine ...’yi sehven vurması hayatın olağan akışına uymaz) kaldı ki suça sürüklenen çocuğun ...’yi öldürecek boyutta ona kin duyduğu iddiası da suça sürüklenen çocuğun suçu işlediği kabulü sonrasında bu kabulü desteklemek için oluşturulan varsayımdır, böyle bir husumet ispatlanmamaktadır. Dosyanın soruşturma aşamasında yeterince etkin araştırma yapılmadığından deliller etkin şekilde toplanamamıştır. Bu husus dosya incelendiğinde anlaşılmaktadır. Suça sürüklenen çocuğun babası olay tarihinde köy muhtarı olup dosyada birden çok jandarma tutanağı vardır. Bu tutanaklar dahi kendi içinde çelişkilidir. Dosya içerisinde muhtarın PKK yanlısı olduğuna dair tutanak olduğu gibi muhtar kendi evine Türk Bayrağı astığı için köydeki PKK taraftarları tarafından muhtara husumet beslendiği bu olayın onun üzerine atıldığına dair de tutanak vardır, yine bu olayın Devletin üzerine yıkılmaya çalışıldığına dair jandarma tutanağı da bulunmaktadır. Mahkemelerce verilen kararlar delillerle irtibatlandırılarak verilmeli, kararı okuyan objektif 3. kişileri karar ikna etmelidir. Dosyamızda suça sürüklenen çocuk ...’ın maktuleyi öldürdüğüne dair hiçbir delil yoktur. Mahkumiyet kararı varsayımlara dayalıdır. Yerel mahkemece dosyadaki mevcut deliller art arda sayılarak suça sürüklenen çocuğun işlediği sonucu varsayımsal olarak çıkarılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun müsnet adam öldürme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden arındırılmış kesin inandırıcı deliller bulunmadığından suça sürüklenen çocuğun delil yetersizliğinden beraatine kararı verilmesi gerektiği kanaati ile Dairemizin suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması gerektiğine dair çoğunluk görüşüne muhalifim.