4. Hukuk Dairesi 2010/3905 E. , 2011/5739 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... aleyhine 13/10/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin verilen 02/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırla…
**4. Hukuk Dairesi 2010/3905 E. , 2011/5739 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... aleyhine 13/10/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin verilen 02/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, hakaret niteliğindeki haksız eylem nedeni ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, partisinin Adana İl örgütünce düzenlenen "Çözülen Ülke Türkiye" isimli konferansta konuşan davalının; daha önce kendisi tarafından söylenen "...ben doğu ve güneydoğu bölgesinden oy aldım. Oralarda bir ben varım bir ... var. Bir de güvenlik güçleri var. ... nerede? Oralardan oy aldım. Bu da Güneydoğu sorunu çözmem için sorumluluk yüklüyor..." biçimindeki sözleri değerlendirirken söylediği "...bir başbakanın, çok özür dilerim, basın mensupları da burada, belki bir tazminat davasına sebep ama burada dangalakça bir sözü söyleyebiliyor..." sözleri arasında yer alan "...dangalakça..." sözcüğünün kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, davacının Kürt sorununa bakışına yönelik siyasi eleştiri yaptığını, dava konusu edilen sözcüğü davacının eleştirdiği sözlerini nitelemek amacıyla kullanıldığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu edilen sözcüğün anlamı, kullanılış biçimi, tarafların siyasi kimlikleri, davalının konuşmasının davacıya yanıt niteliğinde olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı fazladır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.