Başvuru, haksız olarak gözaltı tedbirine başvurulmasına rağmen açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın uzun sürmesi dolayısıyla tazminat talebinin kabul edilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, haksız olarak gözaltı tedbirine başvurulmasına rağmen açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın uzun sürmesi dolayısıyla tazminat talebinin kabul edilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 14/3/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Ceza Davası Süreci İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK mülga maddeyle görevli) tarafından Hizbullah terör örgütüyle bağlantılı bazı faaliyetlere ilişkin yürütülen bir soruşturma kapsamında başvurucu 18/2/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve iki gün süreyle gözaltında tutulmuştur. Başsavcılığın 2/11/2009 tarihli iddianamesiyle başvurucunun terör örgütü üyesi olma ve müstehcenlik suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açılmıştır. İddianamede, başvurucu dışında otuz iki kişinin daha aynı suçlardan cezalandırılması talep edilmiştir. Davaya bakan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 16/7/2013 tarihinde, müstehcenlik suçundan başvurucunun suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine, terör örgütüne üye olma suçundan ise 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucu kararı temyiz etmiş, Yargıtay Ceza Dairesi 7/6/2016 tarihinde suç tarihinden (17/1/2000) itibaren dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ve davanın düşürülmesine karar vermiştir.B. Tazminat Davası Süreci Başvurucu 29/9/2016 tarihinde haksız gözaltı nedeniyle Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde; hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğüne vurgu yapan başvurucu, hiçbir suçu yokken gözaltına alındığını, iki günlük gözaltı sürecinde özgürlüğünden yoksun kaldığını ve zarara uğradığını belirterek haksız gözaltı ve ayrıca yargılamanın uzunca bir süre devam etmesi nedeniyle 000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkeme 24/1/2017 tarihinde, davanın kısmen kabulü ile yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle başvurucuya 400 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Davalı Hazine vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 21/6/2017 tarihinde eksik inceleme nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bozma kararı üzerine devam olunan yargılamada 25/10/2017 tarihinde yargılamanın uzun sürmesinin sanıkların tutumundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu kez başvurucu anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 2/2/2018 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu, kararı 2/3/2018 tarihinde öğrendiğini bildirmiş ve 14/3/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan, g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,...k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan,Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler."