(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/17693 E. , 2009/16088 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı,davalı işveren nezdinde Ocak 1989 tarihinden itibaren Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından d…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/17693 E. , 2009/16088 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı,davalı işveren nezdinde Ocak 1989 tarihinden itibaren Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, Ocak 1989 tarihinden itibaren davalı işverenlere ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti ile işçilik alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, tanık sözlerine dayanılarak davacının Emirgan Çay Bahçesi unvanlı iş yerinde davalı ... ve... yanında 01.01.1995-09.06.2006 tarihleri arasında ...’na bildirilen 354 günlük hizmet haricinde geçen sürede asgari ücretle çalıştığının tesbiti ile kararda yazılı işçilik alacaklarının aynı davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Oysa, ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimseler de değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez. Öte yandan, tesbiti istenilen süreler çok öncelere ilişkin bulunduğundan tanıkların bu sürelerle ilgili bilgileri bu güne değin eksiksiz olarak hafızalarında korumaları da hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmez. Öte yandan, davalı işverenler, davacının çalıştığını iddia ettiği çay bahçesinin 2004 yılından bu yana yapılan tadilat ve inşa edilen kapalı alan sayesinde senenin 12 ayı çalışır duruma getirildiğini, 2004 yılına kadar senenin 6 ayı faaliyete açık bir yer olduğunu iddia etmişler ve mülkiyeti Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne ait olan çay bahçesinin tadilatına ilişkin Gençlik ve Spor İl Başkanlığı’nın 25.10.2005 tarihli yazısını ibraz etmişlerdir. Şanlıurfa Çaycılar ve Kahveciler Odası Başkanlığı 07.05.2007 tarihli cevabi yazısında, çay bahçelerinin ruhsat kanunlarında belirtilen şartlarda eğer müştelimatı varsa, yazlık kışlık çalıştığını; şayet müştemilatı ruhsatta geçmiyorsa sadece sezonluk çay bahçesi ruhsatı olduğunu ve sadece yaz aylarında faaliyette bulunduğunu belirtmiştir. Mahkemece, davacının çalıştığını iddia ettiği çay bahçesinin sezonluk faaliyette bulunup bulunmadığı araştırılmadan sonuca gidilmiştir. Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi olan bu tür hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek YargıtAy’ın içtihadı gereğidir.