8. Hukuk Dairesi 2021/12150 E. , 2023/4144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/371 E., 2017/462 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl Davada da Birleşen Davada da Kısmen Kabul Taraflar arasındaki asıl dava kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil, birleşen dava orman kadastrosuna itiraz davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Kapatılan 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmi
**8. Hukuk Dairesi 2021/12150 E. , 2023/4144 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/371 E., 2017/462 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl Davada da Birleşen Davada da Kısmen Kabul Taraflar arasındaki asıl dava kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil, birleşen dava orman kadastrosuna itiraz davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Kapatılan 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; hem asıl hem birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında; ... İli, ... İlçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1504 parsel sayılı taşınmaz, 1952 ve 1954 tarihli tapulara istinaden, ... yolu vasfı, 63.600 m2 yüzölçümü ile asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) adına tespit edilmiş ve tutanak itirazsız 11.08.1987 tarihinde kesinleşmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi kararından sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında dava konusu 1504 parsel sayılı taşınmaz, demiryolu vasfı ve 80.517,39 m2 yüzölçümü ile işlem görmüştür. 3. Asıl davada davacı ... İdaresi vekili, dava konusu 1504 parsel sayılı taşınmazın büyük çoğunluğunun Devlet ormanı olarak tespit görmesi ve bu tespitin kesinleşmesi sebebiyle yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde taşınmazın orman olarak tespit edilecek kısmının kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. 4. Birleşen davada davacı TCDD vekili, dava konusu 1504 parsel sayılı taşınmazın yapılan orman kadastrosu çalışmaları neticesinde büyük çoğunluğunun devlet ormanı olarak tespit gördüğünü ancak bu tespitin hatalı olup, dava konusu taşınmazın ...-...-...-Bandırma demiryolu güzergahında olduğunu, istimlak sınırları içinde bulunduğunu, orman olmadığını belirterek, Devlet ormanı olarak yapılan tespite itiraz ederek bu tespitin iptalini istemiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı TCDD vekili, birleşen davada davalı ... İdaresi vekili davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli ve 2011/554 Esas, 2013/205 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, ... İli, ... İlçesi, ... Beldesi 1504 parsel sayılı taşınmazın kadastro teknisyeni bilirkişiler tarafından düzenlenen 01.05.2013 tarihli raporda 39.694,34 m2 olarak ve (A1) olarak gösterilen kısım ile 2.457,14 m2 ve (A2) olarak gösterilen kısımların tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.02.2014 tarihli ve 2013/10826 Esas, 2014/2418 Karar sayılı kararıyla, birleşen orman kadastrosuna itiraz davası hakkında karar verilmediği gibi, TCDD nin karşı davacı olarak karar başlığında gösterilmediği belirtilerek, davacı ... İdaresinin davası olan tapu iptali ve tescil davası yönünden tahdide itiraz davası göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hem asıl hem birleşen davanın kısmen kabulüne, birleşen davada 10.07.2017 tarihli teknik bilirkişi raporunda ve ek no:1'de sunulan krokide B1, B2, B3, A3 olarak gösterilen kısımlar yönünden davanın kabulüne, bu kısımların orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına, A1 ve A2 yönünden davanın reddine; asıl davada aynı rapor ve krokide A1 ve A2 olarak gösterilen kısımlar yönünden davanın kabulüne bu kısımların tapusunun iptali ile son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tesciline, B1, B2, B3 ve A3 yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde, hükme esas alınan raporun eksik olup, taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu, taşınmazın tamamına yönelik davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek ve resen belirlenecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Birleşen davacı TCDD vekili temyiz dilekçesinde, davacının talebinin açık olmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu 1504 parselin müvekkili Kurum tarafından üçüncü kişilerden kamulaştırılarak, bedeli ödenerek alındığını, taşınmazın çevresindeki orman dokusunun şevlerde toprak kaymasını önlenmek amacıyla korunduğunu, eski hava fotoğraflarında görülen ağaç ve bitki dokusunun müvekkili Kurum tarafından erozyonla mücadele için yapılan ağaçlandırma çalışması sonucu oluştuğunu, dava konusu 1504 parselin ...-...-...-Bandırma demiryolu güzergahinda olup tren seferlerinin yapılması, hattın bakım ve oranımlarının yapılarak işletmeye uygun halde tutulması yeni hat yapımına başlanması için büyük önem taşıdığını belirterek, resen belirlenecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kalıp kalmadığı, orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi. 3. Değerlendirme Asıl dava kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil, birleşen dava ise orman kadastrosuna itiraz niteliğinde olup, İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme sonucu hem asıl hem birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Parsel sorgu uygulaması ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince karar verildikten sonra 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a bendi uyarınca yapılan yenileme çalışmasında dava konusu 1504 parsel 63.600 m2 yüzölçümünde iken, 80.517,39 m2 yüzölçümü ile işlem görmüştür. İlk Derece Mahkemesince, karardan sonra yapılan yenileme çalışmasına ilişkin açılmış bir dava olup olmadığının araştırılması ve yenileme çalışmasına ilişkin tarafların beyanı alınarak, uygulama kadastrosuna itiraz var ise dava, aynı zamanda uygulama kadastrosuna itiraza dönüşeceğinden görev hususu da düşünülerek öncelikle bu itirazın çözülmesi, uygulama kadastrosuna itiraz olmadığı takdirde bilirkişiden yeni oluşan çapa ve kayda göre rapor alınıp, yeni oluşan duruma göre değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, bu hususlar göz önünde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.