Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5101 E. , 2024/6471 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5101 Karar No : 2024/6471 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın, nazım im
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5101 E. , 2024/6471 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5101 Karar No : 2024/6471 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın, nazım imar planında yol olarak belirlenmiş olan 152,50 m²'lik kısmının kamulaştırılmasına ilişkin ... Belediye Encümeni'nin ...tarihli, ... sayılı kararın dayanağı olarak gösterilen 1/5.000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda, Mahkemece mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporunda; uyuşmazlığa konu taşınmazda öngörülen 12 metrelik yolun üst ölçekli 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı kararlarına aykırı olmadığının, taşınmazın bulunduğu alanın iki yerleşim alanının arasında, planda tarımsal niteliği korunacak alan (2. derece) olarak tanımlanan bölgede yer aldığının, bu alanda yapılacak planlama çalışmalarında hem söz konusu tarımsal niteliği korunacak alan sınırı içindeki parsellerin bir yoldan servis almasını, hem kuzey ve güneyde yer alan yerleşmeler arasında bağlantı kurulmasını, hem de alanın tarımsal özelliklerinin korunmasını sağlayacak bir yol güzergahının belirlenmesi gerektiği, bu açıdan değerlendirildiğinde dava konusu alanda yol alanının düzenlenmesinin ve alandaki tarımsal faaliyetler dikkate alınarak mevcut kadastral yolların güzergahının belirlenmesinde esas alınmış olmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğunun değerlendirildiği; öte yandan, ... Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğü'nün... tarihli, ... sayılı yazısında, taşınmazın güneyinden geçen dava konusu yolun, alanın kuzeyinden gelen ve yine parselin güneyinden devam ederek alanın kuzeyindeki kentsel kullanım alanları ile güneyindeki kentsel kullanım alanlarını birbirine bağlamakta olup, kuzeyden gelen yolun devamı niteliğinde olduğunun, 1/5000 ölçekli nazım imar planında dava konusu yolun doğusundan geçen ve 17 metrelik yolun devamı niteliğinde olan yolun genişliği plan üzerinde 12 metre olarak belirlenmiş iken, dava konusu yolun genişliğinin nazım imar planında 12 metrelik yoldan daha dar olarak çizildiğinin ancak üzerinde ölçü belirtilmemiş olduğunun ifade edildiği, dosyada yer alan plan paftalarında da söz konusu yolun genişliğinin gösterilmediğinin görüldüğü belirtilerek; dava konusu nazım imar planında davacıya ait taşınmazdan geçen yolun genişliğinin gösterilmemesi ve bilirkişi raporunda söz konusu yolun şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu tespitlerine yer verilmesi sebebiyle nazım imar planının taşınmazdan geçen yol alanına ilişkin kısmında ve davalı idare tarafından buna dayanılarak tesis edilen kamulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİKİ HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Belediye Encümeni'nin ...tarihli, ... sayılı kararı ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar ile davalı idare tarafından bu kararın dayanağı olarak gösterilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, nazım imar planı, "varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan" olarak; uygulama imar planı ise, "tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinde, "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrasında; "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlemi yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kamulaştırma işlemi yönünden; Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazı kapsayan alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunmadığı, dava konusu kamulaştırma işleminin, davalı idare tarafından yine dava konusu edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planına dayanılarak tesis edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünden de anlaşılacağı üzere, nazım imar planı arazi parçalarının yalnızca genel kullanış biçimlerini düzenlerken, uygulamaya yönelik ayrıntılar, bu plan esas alınarak hazırlanan uygulama imar planında düzenlenmektedir. Dolayısıyla, plan sahası içerisinde, uyuşmazlıkta olduğu gibi kamulaştırma ya da ifraz, tevhit, imar durum belgesi vb. herhangi bir uygulama işlemi tesis edilebilmesi için öncelikle uygulama imar planının yapılmış olması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, davacıya ait taşınmazın bulunduğu alana ilişkin nazım imar planına uygun olarak hazırlanmış bir uygulama imar planı bulunmadığından, uygulama imar planına dayanmaksızın, hukuki dayanaktan yoksun şekilde tesis edilen kamulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmamakta olup; davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının anılan işleme ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir. 1/5000 ölçekli nazım imar planı yönünden; 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, ilanı gereken düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerce, düzenleyici işlem veya uygulanan işleme yahut her ikisi aleyhine birden dava açılabileceği açıktır. Buna göre, 3194 sayılı İmar Kanunu'nda öngörülen usul çerçevesinde hazırlanıp ilan edilmesi gereken imar planlarına dayanılarak tesis edilen uygulama işlemleri üzerine, söz konusu planların uygulama işlemiyle birlikte yahut da münhasıran dava konusu edilebileceği tabiidir. Öte yandan, hukuku re'sen uygulamakla yükümlü olan yargı makamlarının, tarafların hukuki belirlemeleriyle bağlı olmadığı da izahtan varestedir. Bu doğrultuda, dava konusu işlemde idarenin, kamulaştırma işlemini, yürürlükte olan nazım imar planına uygun olduğundan bahisle tesis etmesi, bir başka deyişle işlemin dayanağı olarak bu planı göstermesi, nazım imar planlarının, kamulaştırma vb. gibi uygulama işlemlerinin hukuki dayanağı olarak kabul edilebilmelerini olanaklı hale getirmemektedir. Aynı durum, davacının dava dilekçesinde kamulaştırma işleminin dayanağı olarak söz konusu planı göstermesi için de geçerlidir. Bu durumda, her ne kadar davalı idarece nazım imar planına uygun olduğundan bahisle dava konusu kamulaştırma işlemi tesis edilmiş ve davacı tarafından da anılan işlemle birlikte bu işlemin dayanağını oluşturduğu iddiasıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planı da dava konusu edilmiş ise de, hukuken nazım imar planının kamulaştırma işleminin dayanağı olamayacağı açık olduğundan, İdare Mahkemesi'nce 1/5000 ölçekli nazım imar planı yönünden süre aşımı bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerekmekte olup; davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının, bu işleme ilişkin kısmında da hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.