5. Hukuk Dairesi 2025/10736 E. , 2026/4602 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1214 Esas, 2025/1923 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/457 Esas, 2024/79 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve munzam zarar istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dav…
5. Hukuk Dairesi 2025/10736 E. , 2026/4602 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1214 Esas, 2025/1923 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/457 Esas, 2024/79 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve munzam zarar istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talebinin kısmen kabulüne, munzam zarar talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talebinin kısmen kabulüne, munzam zarar talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ankara ili, ..., ... Mahallesi 277 42... parselde hisselerinin bulunduğunu, taşınmaza davalı idarece el atıldığını belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte ayrıca yargılama esnasında oluşacak munzam zararın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.07.2015 tarihli ve 1436 sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli ... Planı değişikliği ile kullanımının özel spor, ticari rekreasyon alanı olarak belirlendiğini, kamuya özgülenmekten çıkartılarak maliklerin tasarrufuna bırakıldığını, dolayısıyla artık kamuya özgülenmiş donatı alanı olarak değerlendirilemeyeceğini, taşınmazda kamulaştırma çalışmalarının bulunmadığını ve herhangi bir fiili el atmanın da olmadığını belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kamulaştırmasız el atma yönünden kısmen kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline, munzam zarara ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın tespit edilen bedelinin düşük olduğunu, munzam zarar talebinin kabul edilerek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın 1996 onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ağaçlandırılacak alan iken 2012/1848 genel kurul kararı ile Ticari Rekreasyon Alanı olarak ayrıldığını ve 1 parselin ifrazından 5 parselin oluştuğunu, ancak bu kararın Ankara 7. İdare Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, dava konusu taşınmazın plansız alanda bulunduğunu, fiilen el atmanın olmadığını, idare mahkemesi kararlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın yüzölçümü 30.000 m²den küçük olduğundan ilçe belediyenin sorumlu olduğunu, raporun yetersiz, bedelin yüksek olduğunu ileri sürülmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmedilen bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak belirtilen yön düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve munzam zarar talebinin reddedildiği gözetilerek idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi uygun görülmüştür. 3. Davalı idare vekili reddedilen munzam zarar talebi yönünden davalı yararına vekâlet ücreti hüküm altına alınması gerektiği yönünde temyiz isteminde bulunmuşsa da vekâlet ücretinin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığı, davalı idare vekilinin süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından bu hususta değerlendirme yapılmamıştır. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.