Başvuru, ceza davasında sanığın hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza davasında sanığın hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/12/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne ve duruşmada hazır bulunma hakkı, tanık dinletme ve sorgulama hakkı, hakkaniyete uygun yargılanma hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan haklara ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olduğu şüphesiyle 17/7/2016 tarihinde gözaltına alınmış; 18/7/2016 tarihinde tutuklanmıştır. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 26/5/2017 tarihli iddianamesiyle başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmıştır. Samsun Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) görülen yargılamada 28/6/2017 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda duruşmanın 6/10/2017 tarihinde yapılmasına ve başvurucunun duruşma tarihinde mahkemede hazır bulundurulması hususunda tutuklu bulunduğu Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Başvurucu; İnfaz Kurumu aracılığı ile Mahkemeye gönderdiği 28/9/2017 tarihli dilekçesiyle yüz yüzelik ilkesi gereğince savunmasını avukatı ile birlikte duruşma salonunda yapmak istediğini, bu nedenle duruşmada hazır edilmesinin sağlanmasını talep etmiştir. Başvurucu, yargılamanın 6/10/2017 tarihli ilk celsesine Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katılarak savunma yapmıştır. Duruşma tutanağına göre başvurucunun duruşmada hazır bulunma talebi hakkında Mahkemece herhangi bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Anılan celsede iddia makamı esas hakkında mütalaasını sunmuştur. Duruşmada başvurucunun esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak amacıyla süre talebinde bulunması üzerine Mahkeme talebi kabul etmiş ve başvurucunun duruşma tarihinde hazır edilmesi için İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmasına karar vererek duruşmayı 23/1/2018 tarihine ertelemiştir. İkinci celse öncesi Mahkeme 11/10/2017 tarihli ara kararı ile başvurucunun 28/9/2017 tarihli duruşmada hazır bulunma talebinin reddine karar vermiştir. Ara karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"CMK. nun 196/4, 667 S.KHK.nun 6/1-i ve Yargıtay Ceza Dairesi'nin 16/02/2017 tarih, 2017/128 esas ve 2017/841 karar sayılı kararı ile belirtildiği üzere Mahkemenin uygun gördüğü durumlarda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması ile sanığın sorgusunun yapılabileceği belirtilmekle yasaya uygun düşmeyen talebin reddine ..." Başvurucu daha sonra Mahkemeye gönderdiği 13/10/2017 tarihli dilekçesiyle savunmasını daha iyi yapabilmek adına duruşmaya bizzat katılımının sağlanması talebini yinelemiştir. Mahkeme 14/11/2017 tarihli ara kararı ile başvurucunun anılan talebinin reddine karar vermiştir. Ara karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"CMK'nın 196/ ve 667 Sayılı KHK'nın 6/1-i.maddeleri ile Yargıtay Ceza Dairesi'nin 16/02/2017 tarih, 2017/128 esas ve 2017/841 karar sayılı kararında Mahkemenin uygun gördüğü durumlarda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması ile sanığın sorgusunun yapılabileceği belirtilmekle yasaya uygun düşmeyen talebin reddine ..." Yargılamanın iki celsede tamamlandığı ve başvurucunun tüm celselere SEGBİS aracılığı ile katılımının sağlandığı anlaşılmıştır. Yargılama sonucunda başvurucunun anılan suçtan hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Başvurucunun duruşmalara SEGBİS aracılığı ile katılımının neden gerekli görüldüğü hususunda Mahkemenin gerekçeli kararında herhangi bir açıklama yer almamaktadır. Başvurucu -diğerlerinin yanı sıra- duruşmalarda bizzat hazır bulundurulmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını, sorgulama imkânı tanınmayan tanıkların beyanlarının hükme esas alındığını, eksik araştırma ve delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu haksız şekilde cezalandırıldığını belirterek hükme karşı kanun yollarına müracaat etmiştir. Hüküm kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmiştir. İlgili hukuk için bkz. Şehrivan Çoban [GK], B. No: 2017/22672, 6/2/2020, §§ 38-