Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamayı yürüten mahkemenin Yargıtay bozma ilamına aykırı şekilde kararlar vermesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamayı yürüten mahkemenin Yargıtay bozma ilamına aykırı şekilde kararlar vermesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 29/1/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 29/6/2004 tarihinde gözaltına alınmış ve 1/7/2004 tarihinde tutuklanmıştır. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28/10/2004 tarihli iddianamesi ile bir kısım suçtan cezalandırılması istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. Dava, İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK madde ile görevli) E.2004/384 sayılı dosyası üzerinden ve başvurucu yönünden tutuklu olarak sürdürülmüştür. Yargılama aşamasında Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin ve Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin bazı dosyaları, başvurucunun yargılandığı İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin E.2004/384 sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Dava, çıkar amaçlı suç örgütü kurup üye olma, teşekkül hâlinde esrar ticareti yapma, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, teşekkül hâlinde silahticareti yapma, şartlı tehdit, hırsızlık ve ruhsatsız av tüfeği bulundurma suçları temelinde görülmüştür. Davada yargılanan sanık sayısı dokuz olup ayrıca on beş de mağdur/müşteki bulunmaktadır. Başvurucu, yargılandığı davada 16/2/2010 tarihinde tahliye edilmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 28/5/2010 tarihli sayılı kararı ile teşekkül hâlinde esrar ticareti yapma ve teşekkül hâlinde silah ticareti yapma atılı suçlarından başvurucunun beraatine, nitelikli yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ise mahkûmiyetine karar verilmiştir. Anılan karar, sanıkların yanı sıra Cumhuriyet savcısı tarafından da temyiz edilmiş; Yargıtay Ceza Dairesinin 20/6/2012 tarihli ilamı ile usule ilişkin birtakım hükme riayet edilmediği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamı sonrası E.2012/165 sayılı dosya üzerinden devam olunan yargılamada İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 19/4/2013 tarihli kararı ile başvurucunun müşteki E.K.ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis, müşteki E.K.ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis, müşteki Ş.A.S.ye yönelik nitelikli yağma suçundan 10 yıl 10 ay hapis, müşteki Ş.A.S.ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis, müşteki S.ye yönelik nitelikli yağma suçundan 10 yıl 10 ay hapis, müşteki S.ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis, müşteki A.ya yönelik nitelikli yağma suçundan 10 yıl 10 ay hapis, müşteki A.ya yönelikkişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis, müşteki Ö.S.ye yönelikkişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme hükümle birlikte "verilen cezaların süresi ve mahiyeti dikkate alınarak kaçma şüphesi oluştuğu" gerekçesiyle tutuklanmak üzere başvurucu hakkında yakalama emri çıkarılmasına karar vermiştir. Başvurucu, yakalama emri doğrultusunda Saruhanlı Sulh Ceza Mahkemesinin 4/9/2013 tarihli kararı ile tutuklanmıştır. Başvurucu 29/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 19/4/2013 tarihli mahkûmiyet kararı başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 6/4/2014 tarihli ilamı ile başvurucu hakkında müştekiler Ş.A.S., S. ve A.ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen (toplam 9 yıl 12 ay hapis cezasına ilişkin) mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına; diğer mahkûmiyet hükümlerinin ise bozulmasına karar verilmiştir. Başvurucu, kesinleşen 9 yıl 12 aylık hapis cezası yönünden Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 26/1/2015 tarihli kararı ile (gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler mahsup edilerek) 11/7/2014 tarihi itibarıyla koşullu olarak salıverilmiştir. Kararda, başvurucunun anılan mahkûmiyeti kapsamında hak ettiği tahliye tarihinin 2/7/2020 olduğu belirtilmiştir. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesi ile CMK mülga maddeyle görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine dosya, Yargıtay bozma ilamı sonrası İzmir Ağır Ceza Mahkemesine E.2014/261 sayısı ile devredilmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 11/7/2014 tarihli kararı ile davaya bakma hususunda Manisa ağır ceza mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir. Aynı kararda başvurucunun -Yargıtay bozma ilamına konu suçlardan- tahliyesi yönünde de Mahkemece hüküm tesis edilmiştir. Manisa Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin E.2014/241 sayılı dosyası üzerinden devam olunan yargılama, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."